SpaceX halka arzı: Türkiye’deki emeklilerin birikimi Musk’ın cebine mi girdi?
Türkiye’de emeklilerin parasının, onların hiç haberi dahi olmadan Elon Musk’a transfer edilmiş olması oldukça olası. Bu durum, yabancı zenginlerin cebini doldururken, Türkiye’de emeklilik paralarının çöp olmasıyla sonuçlanabilir.
Fotoğraf: DonkeyHotey/Wikimedia Commons CC BY 2.0
Andaç Aydın Arıduru
[email protected]
SpaceX’in 1.78 trilyon dolarlık devasa değerlenmesiyle tarihe geçen halka arzı, piyasaların yapısal işleyişine dair ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. Şirketin yalnızca yüzde 4.2’lik (75 milyar dolar) bir oranla borsaya adım atması ve Nasdaq’ın art arda yürürlüğe koyduğu üç yeni kural değişikliğinin birbiriyle entegre çalışması, özellikle ‘bireysel ve pasif yatırımcılar’ için büyük bir risk barındırıyor.
Tekellerin nakdi kaynağa erişiminin kapıları sonuna kadar açılırken Türkiye’den emeklilik fonlarında birikim yapan yurttaşların da paraları Elon Musk ve SpaceX’in kasasına aktı. Türkiye’den de emeklilik birikimlerini içeren fonlar dev şirketlerin kaynak çekim girdaplarına çekilme tehlikesi ile karşı karşıya.
Elon Musk’ın şirketi SpaceX’in değerlenmesi bile başlı başına bir tartışma konusu. Şirket, düzenli olarak ortalama yıllık 5 milyar dolarlık zarar açıklıyor. Değerlemenin yapı taşlarını ise yine Musk’a ait şirketlerin (örneğin Xai’ın yaklaşık 250 milyar dolara SpaceX’e devredilmesi) SpaceX’e satışına dayanıyor. Şirket uzay taşımacılığı da dahil olmak üzere, internet altyapı hizmetleri (Starlink) satışları hariç tüm faaliyetlerinden zarar ediyor.
Dev şirketlere kırmızı halı: Üç kural değişikliği
ABD Borsası Nasdaq Space X halka arzından aylar önce 3 temel kural değişikliği getirdi. Kamuya açık yatırım fonlarının teknik yapılarını derinden etkileyen ve SpaceX’in oldukça dar bir hisse oranıyla borsaya girmesinin önünü açtı.
149 milyar dolarlık hayalet talep
Bu üç kuralın aynı anda uygulanması, piyasa dinamiklerinde matematiksel olarak karşılanması zor bir arz-talep dengesizliği yaratıyor. Gerçekte piyasada dolaşan SpaceX hissesi 75 milyar dolar (yüzde 4.2) seviyesindeyken, 3x çarpanı kuralı nedeniyle endeks fonları bu oranı yüzde 12.6 olarak kabul etmek zorunda bırakılıyor. Bu hesaplamayla, pasif (Otomatik alım gerçekleştiren) fonların portföylerine katması gereken zorunlu hisse miktarı bir anda yaklaşık 224 milyar dolara fırlıyor. Ortada satın alınabilecek 75 milyar dolarlık hisse bulunurken, endeks fonlarına 15 gün içinde 224 milyar dolarlık alım dayatılması, karşılığı olmayan 149 milyar dolarlık bir “hayalet talep” oluşturuyor. Piyasalar, bu fazladan zorunlu talebin hisse fiyatlarını yapay ve agresif bir şekilde yukarı çekecek bir baskı oluşturacağını öngörüyor.
Fatura emeklilik fonlarına kesiliyor
Oluşan bu yapay arz talep dengesizliği, finansal jargonda “içerideki yatırımcıya çıkış fırsatı” (Exit Liquidity) olarak adlandırılan bir tablo doğuruyor. Fiyatların pasif fonların zorunlu alımlarıyla astronomik seviyelere şişmesi, şirketin ana ortaklarına ve erken dönem yatırımcılarına devasa bir avantaj sağlıyor. Kilitlenme (lock-up) süreleri dolduğunda bu özel yatırımcıların hisselerini en tepe fiyattan piyasaya sürmesi ihtimali masada duruyor.
Böylesi bir senaryoda sistemin faturasının, şişirilmiş hisseleri en yüksek fiyattan almak zorunda bırakılan bireysel emeklilik ve endeks fonu yatırımcılarına kesileceği belirtiliyor. Erken dönem yatırımcılarının kâr satışı yapmaya başlamasıyla artacak hisse arzının, fiyatlarda sert düzeltmelere yol açarak pasif yatırımcıları büyük zararlara uğratmasından endişe ediliyor.
Varlık Fonundan emeklilik birikimleri Musk’ın cebine doğru
Türkiye’de emeklilik sistemi içinde otomatik katılım sistemi ve bireysel emeklilik gibi sistemler yatırılan primlerde yüzde 30’luk devlet desteği gibi teşviklerle özendirildi.
Sosyal güvencede özelleştirmenin kapıları açılırken kurulan bireysel emeklilik sigortası şirketleri topladıkları kaynakları borsalarda da değerlendirmeye başladı.
Bu şirketlerden birisi olan Türkiye Hayat Emeklilik AŞ, Varlık Fonuna, yani kamuya ait. Emekli yurttaşların henüz ödenmemiş birikimleri ve çalışan işçi ve emekçilerin primleri çeşitli fonlar ile yerli ve yabancı borsalara yatırılıyor.
Bu fonlardan birisi olan Teknoloji Sektörü Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu (TBJ) yüzde 40 oranında Nasdaq 100 şirketlerine yatırım yapıyor ve getirileri büyük oranda bu yüz şirketi ölçen endeks ile ölçülmekte. 5 milyar TL büyüklüğündeki fonun 2 milyar TL’si N-100 içinde bulunurken ETF alımı yapılıp yapılmadığı duyurulmuyor.
İşin ‘Türkçesi’yle; fon yöneticileri Amerikan milyarderlerinin ve büyük yatırımcıların yüksek fiyattan satıp çıktığı hisseleri vatandaşın emeklilik parasıyla alıyor. Yani Türkiye’de emeklilerin parasının, onların hiç haberi dahi olmadan Elon Musk’a transfer edilmiş olması oldukça olası. Bu durum, yabancı zenginlerin cebini doldururken, Türkiye’de halkın yıllarca biriktirdiği emeklilik paralarının çöp olmasıyla sonuçlanabilir.
Evrensel'i Takip Et