Adana Kadın Platformu'ndan 12. Yargı Paketi'ne tepki: 'Yargı değil, gasp paketi'
Meclis gündemindeki 12. Yargı Paketi'ne tepki gösteren Adana Kadın Platformu, paketin kadınların, LGBTİ+'ların ve çocukların haklarını hedef aldığını belirterek, "12. Yargı Paketi'ni topyekun ve esastan reddediyoruz" dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Volkan Pekal
[email protected]
Adana - Adana Kadın Platformu'nun çağrısıyla kadınlar İnönü Parkı'nda bir araya gelerek Meclis gündemindeki 12. Yargı Paketi'ne tepki gösterdi. "Yargı değil, gasp paketi" sloganıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, düzenlemenin kadınların, LGBTİ+'ların ve çocukların haklarını gerileteceği ifade edildi.
Platform adına açıklamayı okuyan Ayşe Zilan, iktidarın "yargı paketi" adı altında hak gasplarını içeren bir düzenlemeyi gündeme getirdiğini belirterek, paketin toplumun adalete erişimini artırmak yerine temel hak ve özgürlükleri hedef aldığını söyledi.
"Torba yasa yöntemiyle haklar gasbedilmek isteniyor"
Paketin birçok düzenlemeyi tek seferde ve yeterli tartışma yürütülmeden Meclis'ten geçirmeyi amaçladığını dile getiren Zilan, torba yasa yönteminin kazanılmış hakların geri alınması ve toplumsal muhalefetin sesinin kısılması için kullanıldığını ifade etti. Zilan, "Birçok maddeyi tek seferde, hayatlarımıza etkisi tartışılmadan Meclis'ten hızlıca geçirmek istiyorlar. Torba yasa taktiği; kazanılmış hakları gasp etmek ve her sesi sansürlemek için kullanılan bir araçtır" dedi.
"Kadınların nafaka ve velayet hakları hedef alınıyor"
Açıklamada, boşanma süreçlerinin hızlandırılması gerekçesiyle kadınların velayet, nafaka ve tazminat haklarının zayıflatılmak istendiği vurgulandı. Kadınların ekonomik güvencelerden yoksun bırakılarak aileye bağımlı hale getirilmesinin amaçlandığını dile getiren Zilan, nafaka hakkına yönelik tartışmaların da kadınların yaşadığı ekonomik eşitsizlikleri görünmez kıldığını belirtti.
Kadınların şiddet ve sömürü koşulları içerisinde yaşamaya zorlanmasına karşı mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayan Zilan, boşanma süreçlerinin kadınların hakları geriletilmeden de hızlandırılabileceğini söyledi.
"Arabuluculuk masalarını reddediyoruz"
Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk uygulamalarının gündeme getirilmesine dair konuşan Zilan, kadınların şiddet faili erkeklerle aynı masaya oturtulmak istendiğini belirterek, "Eşitlerin olmadığı ve erkek şiddetinin meşrulaştırıldığı bu arabuluculuk masalarını reddediyoruz" ifadelerini kullandı.
"LGBTİ+'ların varlığı hedef alınıyor"
Paket içerisinde yer aldığı belirtilen bazı düzenlemelerin LGBTİ+'ları hedef aldığını söyleyen Zilan, "biyolojik cinsiyete aykırılık" ve "alenen özendirme" gibi kavramların muğlak bırakıldığını ve bu yolla LGBTİ+'ların varlığının ve örgütlenme hakkının kriminalize edilmek istendiğini dile getirdi. Zilan, trans bireylerin sağlık haklarına yönelik kısıtlamaların da kabul edilemez olduğunu belirterek, LGBTİ+'ları kamusal alandan dışlamayı amaçlayan politikalara karşı mücadele edeceklerini kaydetti.
"Çocukların korunmasına ilişkin sorumluluk devrediliyor"
Çocuk haklarına ilişkin düzenlemelere de tepki gösteren Zilan, devletin çocukları eğitimden kopuş, yoksulluk, şiddet ve istismara karşı yeterince korumadığını belirterek yeni düzenlemelerle bu sorumluluğun ebeveynlere ve çocuklara yüklendiğinin altını çizdi. Çocukların yetişkinler gibi cezalandırılmasına yönelik yaklaşımların tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Zilan, çocukluğun ve çocuk haklarının tartışmaya açılmasına karşı olduklarını söyledi.
Sosyal medya kullanımına ilişkin kimlik numarası şartı getirilmesine dair de konuşan Zilan, bunun ifade özgürlüğünü sınırlandıracak bir sansür mekanizmasına dönüşebileceğini ifade etti.
"Kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz"
Zilan, yıllar süren mücadeleler sonucu elde edilen anayasal ve yasal haklardan vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam mücadelesini sürdüreceklerini belirtti. (Evrensel)
Evrensel'i Takip Et