11.06.2026 01:17

Teknofest gerçeği: Savaş, sömürü ve rekabet festivali

Teknofest bünyesinde pek çok alandan proje geliştirilse de merkeze füzeler, savaş uçakları, silahlı insansız hava araçları ve askeri teknolojiler yerleştiriliyor. Ve bu şekilde iktidarın savaş çığırtkanlığının propaganda aracı haline getiriliyor.

Teknofest gerçeği: Savaş, sömürü ve rekabet festivali

Fotoğraf: CeeGee/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

Meriç YALÇINKAYA

Zehra KAPLAN

İstanbul Üniversitesi

 

Savaş sanayi için gösteriş ve üretim merkezi Teknofest, her sene olduğu gibi bu sene de iktidar tarafından havacılık, uzay ve teknoloji gibi dallarda bilimsel üretim ve mühendislik çalışmalarına ev sahipliği yapan bir festival gibi sunulmaya devam ediliyor. Peki, gerçekten bu festivalde bilimsel üretime yeterince alan açılıyor mu? Yoksa Teknofest, kafamızın üzerinden füzelerin uçurulduğu, Bayraktar gibi büyük savaş sanayi tekellerinin sermayelerine genç ve dinamik zihinleri katarak servetlerini artırdıkları bir reklam organizasyonu mu?

Teknofest, yapılmaya başlandığı 2018 tarihinden bu yana liseli ve üniversiteli öğrenciler için önemli bir teknoloji festivali haline gelmiş, onlarca yarışmayla yüzlerce öğrenciyi bünyesine katmıştır. Peki, amacı ve yürütülüş biçimi oldukça tartışmalı olan bu festival, katılımcıları olan öğrenciler tarafından nasıl görülüyor? İstanbul Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden “Sahne Tasarım” kategorisinde Teknofest’e katılan Bahar ve Fatma’ya Teknofest’e dair görüşlerini sorduk. İlk “Açıkçası okulda öğrendiğimiz birçok şeyi ilk defa gerçek bir projede kullanma fırsatı bulduk. Biz sahne tasarımı kategorisinde çalıştığımız için sadece tasarım yapmak yetmiyordu; taşıyıcı sistemleri, malzeme seçimlerini, güvenlik kriterlerini ve uygulama detaylarını da düşünmemiz gerekiyordu. Bu süreçte teknik çizim, ekip çalışması ve problem çözme konusunda ciddi anlamda geliştik.” Diyerek okulda aldığımız eğitimimin uygulama noktasındaki eksikliğini gözler önüne koydular.

Teknofest’in kavramsal olarak bir etkinlik, yarışma ve kariyer platformu üçlüsünde nerede konumlandığı sorusunu yönelttiğimizde iki arkadaşımız da Teknofest’in bu üçünün bir karışımı olduğu konusunda hemfikir. Ayrıca bizzat organizasyon tarafından “Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali” olarak nitelendirilen bu festivalde çoğunlukla savaş sanayi teknolojilerinin görünür olduğunu fakat onlarca kategoriden önemli projeler olduğundan ama yeterince görünür olmadığından bahsettiler.

Eşit koşullara erişemezken gerçekten aynı kulvarda mı yarışıyoruz?

Üzerine en çok çalıştığımız konu ise yarışmada öğrenciler arasında süregelen rekabet ve bu rekabet ortamının koşullarıydı. Bahar “Bazı takımların daha fazla ekipmanı, bütçesi veya teknik desteği olabiliyor. Biz de zaman zaman bunu hissettik... Her öğrencinin aynı şartlarda olduğunu söylemek zor. Bazılarının laboratuvarlara, yazılımlara veya sponsorlara erişimi daha kolay olabiliyor. Bu yüzden fırsat eşitliğini artıracak desteklerin önemli olduğunu düşünüyorum.” diyerek maddi fırsat eşitsizliğinin veya kendi çalışma alanlarının ve kaynaklarının eksikliğinin gözle görülür bir gerçek olduğunu ifade ediyor.

Arkadaşlarımızın dikkat çektiği sorun yalnızca yarışma sürecindeki imkân farklılıklarıyla da sınırlı değil. Bilimsel ve teknolojik üretim için gerekli altyapı ve kaynaklara erişim de önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Bu konuda Fatma ise şunları söylüyor: “Gerekli bilgi ve altyapının öğrenciye sağlanması gerekir. Öğrencinin üst düzey kaynaklara erişimi olabilmeli. Herkes için ortak bir bilgi havuzu oluşturulmalı ve öğrencilere finansal destek sağlanmalı. Çünkü şu anda bilim ve teknoloji üzerinde çalışmak çok maliyetli. Bu yüzden maddiyat burada oldukça belirleyici.”

Peki, tüm bu görüşler Teknofest’in gerçeği mi yoksa senelerdir süren propagandaların ve küresel ölçekteki ekonomik programların tezahürleri mi? Gelin bir göz atalım!

İktidarın savaş çığırtkanlığının bir aracı

Teknofest bünyesinde yalnızca savaş teknolojileri alanında değil; sağlık, mimarlık, çevre teknolojileri, ulaşım ve farklı mühendislik alanlarında da çok sayıda proje geliştiriliyor. Ancak festivalin kamuoyuna sunuluş biçimine bakıldığında, bu çeşitliliğin görünür kılınmadığı görülüyor. Bunun yerine füzeler, savaş uçakları, silahlı insansız hava araçları ve askeri teknolojiler merkeze yerleştiriliyor. Bu festival öğrencilere alanlarında teknolojik üretim yapmaya sevk ediyorsa, bu projelerin görünürlük çalışmalarının da eşit derecede garanti altına alınması gerekmez mi? Elbette gerekir fakat bu festivalin böyle bir amacı yok. Bu festival, iktidarın savaş çığırtkanlığının en yaygın propaganda araçlarından biri olarak kullanılıyor. Festivalin fikir öncüsü ve yürütücü kurumu Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3)’nın Mütevelli Heyeti Başkanının bizzat savaş sanayinin en büyük tekeli Bayraktar ailesinden Selçuk Bayraktar’ın olması da bunu kanıtlıyor.

Savaşa yatırımlar gani, öğrenciye zırnık yok!

Ankara’da 7 Temmuz’da gerçekleşecek NATO zirvesi yaklaşırken savaş sanayisine yapılan harcamalar artmaya devam ediyor. Tüm dünyayı gerek doğrudan saldırılarla gerek ekonomik anlamda etkileyerek kasıp kavuran, paylaşım ve kaynak savaşlarının ortasında bir NATO ülkesi olan Türkiye; bu barbarlık yarışında alabileceği maksimum payın peşinde bir şekilde ABD’nin eteğinin dibinde bekliyor. Bu sebeple Teknofest, Erdoğan’ın uzun zamandır ağzından eksilmeyen “iç cepheyi güçlendirme” çağrılarının bir örgütleyicisi olarak öne çıkıyor. Savaş sanayisine kamudan kesilerek yapılan yatırımlar Teknofest’in “daha büyüğü, en büyüğü” şiarıyla sürdürülen dev organizasyonunda da karşımıza çıkıyor. Savaş sanayi tekellerinin reklamını yapmaya ayrılan devasa bütçelerin yanında festivalin öznesi olması gereken katılımcı öğrencilere ayrılan bütçeyse incir çekirdeğini doldurmuyor. Bazı öğrenciler hiçbir ödenek veya destek alamazken, iktidara yakın bazı okulların öğrencilerine ödenek verilebiliyor. Farklı ekonomik ve kurumsal imkânlara sahip olmak ekiplerin ortaya koyduğu işler arasında da gözle görülür bir fark oluyor. Bu durum, doğal olarak öğrenciler arasında fırsat eşitliği tartışmalarını doğuruyor. Ancak finansal destek sağlanmamasından bile büyük bir problem olan çalışma alanlarının ve kaynaklarının yok denecek kadar az olması daha çok can yakıyor. Birçok öğrenci için asıl problem fikir üretmekten çok üretilen fikirleri hayata geçirebilecek altyapıya ulaşabilmek. Atölyelerin, laboratuvarların, mentörlük programlarının ve proje desteklerinin yetersizliği; öğrencilerin teknik üretim süreçlerini sınırlandırıyor.

Sömürüye alan açan bir organizasyon

Öğrenciye desteğin bu kadar az olduğu bir muhtevada yapılan büyük yarışmalar ise öğrenciler arası rekabeti körüklüyor. Bu rekabetin yapıcı bir üretime sebep olduğunu savunulsa da bu rekabetin iş birliği ve kolektif çalışma bilincini baltaladığı ortada. Bu yapay rekabet ortamında ortak üretim ve kolektif çaba yok olurken, öğrencilerin giderek bireyselleştiği açık. Bu yalnızlaşma sürecinde tüm fırsat eşitsizlikleri ve maddi yetersizlikler ile boğuşan öğrenciler çareyi yanındaki sıra arkadaşıyla omuz omuza mücadele etmekte değil, öfkesini yanlış yere -onunla aynı derdi paylaşan sıra arkadaşına- yöneltebiliyor. Ve bu tip süreçlerle yalnızlaşan öğrenci, kontrol edilmesi kolay bir robota dönüşüyor. Sonra da savaş uçağı tasarlaması, yapay zekâ tabanlı teknoloji üretmesi, şirketlere bilimsel katkıda bulunması bekleniyor! Ama tüm bunları kişisel gelişim ve bilimsel üretim adı altında, devlet eliyle niteliksizleştirilen üniversitesinden yeterli pratik eğitimi alamadığı için deneyim kazanmak, geleceğini garanti altına almak için yapması isteniyor. İşte Teknofest gerçeği bu. Bilim ve teknolojiye değil, sömürüye alan açan bir organizasyon.

(Genç Hayat)
10.06.2026 16:09 / Güncelleme: 16:18

Erdoğan 'Kılıçdaroğlu ile görüştünüz mü' sorusunu yanıtsız bıraktı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP Meclis grup toplantısının ardından gazetecilerin kendisine yönelttiği "Kılıçdaroğlu ile görüştünüz mü" sorusuna yanıt vermedi. Soru soran gazetecinin sendelemesi üzerine "Önce ayakkabıyı kurtar" dedi.

Erdoğan 'Kılıçdaroğlu ile görüştünüz mü' sorusunu yanıtsız bıraktı

Fotoğraf: AA

11.06.2026 00:56

Basketbol Süper Ligi play-off final serisinin maç takvimi belli oldu

Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın karşı karşıya geleceği Basketbol Süper Ligi play-off final serisinin maç programı belli oldu.

Basketbol Süper Ligi play-off final serisinin maç takvimi belli oldu

Fotoğraf: Drago Rapovac/Pexels

10.06.2026 13:38

ODTÜ Biyolojik Bilimler Öğrencileri: 'Çevre sorunu sistemsel bir sorun ve bunun karşısında yapabileceğimiz çok şey var'

Dünya Çevre Günü kapsamında konuşan ODTÜ Biyolojik Bilimler öğrencileri, çevre ve atık sorunlarının temelinde sermaye odaklı politikaların bulunduğunu belirterek, çözüm için bilimsel ve toplumsal mücadelenin önemine değindi.

ODTÜ Biyolojik Bilimler Öğrencileri: "Çevre sorunu sistemsel bir sorun ve bunun karşısında yapabileceğimiz çok şey var"

Fotoğraf: Pixabay

10.06.2026 14:00 / Güncelleme: 16:33

Doruk Madencilik işçileri sorun kökten çözülsün istiyor

Yıldızlar SSS Holdinge bağlı Doruk Madencilik’te çalışan işçiler, ödenmeyen ücretleri ve sendikal hakları için Ankara’ya yürüyüşe geçti. İşçiler polis tarafından engellendi.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!