10.06.2026 23:38

Geri sayım bitti, 2026 Dünya Kupası başlıyor!

Turnuvanın sonucu ne olursa olsun Türkiye'nin asıl hedeflenmesi gereken şey, bundan sonrası için de Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası'na düzenli şekilde katılmak ve burada rekabetçi bir takım olmaktır

Geri sayım bitti, 2026 Dünya Kupası başlıyor!

Fotoğraf: Memories on 35mm/Unsplash

Ferit Nuri İŞLER

Yıldız Teknik Üniversitesi

 

Dergimizin çıktığı gün Dünya Kupası’nın başlamasına sadece bir gün kalmış olacak. 4 yılda bir gerçekleşen bu futbol şöleni, tüm dünyadaki futbolseverler tarafından heyecanla karşılanıyor. 48 takımlı yeni format, bazı yeni futbol kurallarının bu turnuvada ilk kez test edilecek oluşu ve Türkiye’nin 24 yıl aradan sonra tekrardan katıldığı ilk Dünya Kupası olması gibi durumlar bu heyecanı artırıyor. Şimdi hem bu Dünya Kupası özelinde ortaya çıkan belli tartışmaları hem de takımların durumlarını hep beraber inceleyelim.

Nasıl bir Dünya Kupası bizi bekliyor?

Tabii ki her seyirci için 1 aylık bir futbol maratonu paha biçilemez bir deneyim. Normal şartlarda aynı turnuvada bulunamayan pek çok takımın birbiriyle rekabetini ve takımların güncel sıralamalarını görmek açısından Dünya Kupaları her zaman ayrı bir yerde duruyor. Aynı zamanda Türkiye’nin de bu turnuvaya katılıyor olması, bu sıralamada kaçıncı sırada olacağından bağımsız, o arenada hünerlerini sergileyecek olması da pek çok insan için turnuvayı takip etmenin sebebi olacaktır şüphesiz. Ancak daha turnuva başlamadan ortaya çıkan bazı tartışmaların da bu turnuvanın keyfini biraz düşürdüğünü söylemek gerekir.

Bu tartışmalardan en öne çıkanı da Trump’ın İran Milli Takımı’nı hedef alan bazı açıklamaları. Şu dönem Trump’ta somutlanmış ABD emperyalizmi, 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaştan hedeflediklerini alamadan ve güç kaybederek çıktı. Dergimizde bu konuyu ele alan çokça yazı olduğu için bu kısmı bu yazıda bir daha ele almaya gerek olduğunu düşünmüyorum ancak bu savaşın sonrasında Trump, başta İran milli takımının “güvenlik” gerekçesiyle Dünya Kupası’na katılmasının “uygun olmadığını” belirterek adeta oyuncuları ve teknik ekibi tehdit etti. Bir de üstüne Trump'ın özel temsilcisi Paolo Zampolli, İran'ın turnuvadan çıkarılarak yerine Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanamayan İtalya'nın dahil edilmesini FIFA'ya teklif etti. Bu teklif İtalya tarafından reddedildi. Bunların sonucunda İran milli takımı, maçlar için ABD’ye gelse dahi maçlardan sonra hemen Meksika’ya döneceğini ve turnuva boyunca maçlara oradan gidip geleceğini açıkladı. Yani bu Dünya Kupası bir bakıma ABD-İran savaşının gölgesinde gerçekleşiyor demek abartı olmayacaktır.

Bunun yanında taraftarların turnuvaya yönelik en büyük şikayetinin ise bilet fiyatları olduğunu görüyoruz. FIFA ilk başta daha erişilebilir bir turnuva vaadinde bulunmuştu ancak bilet satışlarında kullanılan dinamik fiyatlandırma sistemi yüzünden biletlerin fiyatı çok yükselmiş durumda. Karaborsada bin dolar bandına yakın biletler olduğu görülüyor, hatta final karşılaşması için VIP paketlerin 10 bin dolar seviyelerinden satıldığı da iddialar arasında.

Olağan şüpheliler ne durumda?

Olumsuz yanları bırakmaya çalışıp biraz da saha içine odaklanalım. 2022’de Arjantin’in kupayı kazanmasıyla pek çok insana göre futbol, Messi’ye olan borcunu ödemişti. Messi, Arjantin ile birlikte bu turnuvada tekrardan boy gösterecek. Yine iddialı olacaklardır ancak hem Messi’nin Avrupa futbolundan uzaklaşması hem de kupanın diğer favorilerinin daha güçlü oyunlara sahip olması Arjantin’in turnuvanın asıl favorisi olmasının önüne geçiyor. Bir yandan şunu da düşünmek gerekir ki, 2022’deki turnuva başlamadan da bu yorumlar çokça yapılmıştı. Dolayısıyla Messi ve arkadaşlarının şapkadan tavşan çıkarması çok büyük bir sürpriz olmayacaktır.

Kupadaki en büyük favorilerin Fransa, Almanya ve İspanya olduklarını söyleyebiliriz. Onların hemen arkasından ise Brezilya, İngiltere ve Portekiz geliyor. Fransa ve Almanya futbolunun en büyük temsilcilerinin (Paris Saint-Germain ve Bayern München) Şampiyonlar Ligi yarı finalinde karşılaştığını izlemiştik. Bol gollü bir karşılaşmanın ardından rövanş o kadar keyifli geçmemiş olsa da bu karşılaşma birçok insan için erken final olarak adlandırılmıştı. Bu iki ülke için kulüp takımlarının başarıları bu turnuvaya da yansıyacaktır.

İspanya’nın kritik oyuncularının sakatlık dönüşü zirve dönemlerindeki performanslarından uzak olduğunu görsek de bir sistem takımı olarak hemen her rakibi tehdit edebilecek seviyede bir oyunları var. Lamine Yamal’ın bu turnuvada göstereceği performansı tüm taraftarlar tarafından heyecanla bekleniyor.

Burada Portekiz’in durumunu da biraz incelemek de faydalı olacaktır. Ronaldo’nun yaşlanması takımdaki etkisini azaltmış olsa da Portekiz’in orta saha hattı oldukça güçlü ve rakiplere sıkıntı yaratabilecek seviyede.

Türkiye neyi hedeflemeli?

Yazının başında da bahsettiğim gibi Türkiye 24 senelik hasretini bu turnuvaya girmeye hak kazanarak sona erdirdi. Peki ama Türkiye’den ne kadar ilerlemesini beklemek gerçekçi olur? Bu sorunun yanıtı için biraz geçmişe dönelim. Türkiye, son katıldığı Dünya Kupası’nda 3. olmuştu. O dönemi incelediğimizde 1996-2000 arası Fatih Terim’in Galatasaray’ının kendi oyununu oturtarak ligde üst üste 4 sene şampiyon olduğunu ve bu sürecin sonunda da Avrupa’da UEFA Kupası’nı kaldırdığını görüyoruz. Dolayısıyla o dönem Türkiye futboluna baktığımızda, Dünya Kupası’nda 3. olmanın altında yatan temeli de görebildiğimizi düşünüyorum. Kulüp takımında elde edilmiş istikrarlı bir başarı milli takıma da yansımıştı. Tekrar bugüne dönecek olursak Galatasaray’ın benzer bir başarıyı Türkiye liginde tekrarladığını görüyoruz ve aslında Avrupa’da da fena ilerlemediği bir sezonu geride bıraktık. Ancak 2002’den bugüne Türkiye’de değişen futbol iklimine baktığımızda, bu turnuva için 3.lük biraz gerçeküstü bir hedef olabilir. Çünkü o dönem kulüp takımları, bugüne kıyasla çok daha fazla yerli oyuncuyu kadrosunun ana parçaları olarak kullanıyordu. Yani bugün için kulüp takımındaki başarı alışkanlığını aynı oranda milli takıma aktarabilmenin biraz daha zor olduğunu düşünüyorum. Ancak o günden bugüne bir farklılık daha var: Avrupa’nın 5 büyük liginde oynayan Türkiyeli oyuncular çok daha üst düzey takımlarda oynuyorlar ve pek çoğu takımlarının vazgeçilemez parçaları halindeler. Dolayısıyla çok daha rekabetçi liglerde istikrarlı bir performans ortaya koymuş oyuncular milli takımın performansını da bir iki gömlek yukarı çıkarıyor. Bu yüzden benim bu soruya dair bireysel görüşüm Türkiye’nin gruptan çıkmakta zorlanmayacağı ancak turnuvadaki gruplardan sonraki yolunun da biraz rakiplere göre şekilleneceği yönünde. Yine de bu turnuvanın sonucu Türkiye için ne olursa olsun, asıl hedeflenmesi gereken şeyin bundan sonrası için de Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası’na düzenli şekilde katılmak ve burada rekabetçi bir takım olmak olduğunu düşünüyorum. Türkiye bunu yapabildiği takdirde daha büyük başarılar zaten zaman içinde gelecektir.

Dünya Kupası için ön plana çıkan takımların oyunlarının ve taktiklerinin incelemesi önümüzdeki dergilerde daha detaylı biçimde ele alınabilir. Tabii ki maçlar oynanıp tablolar doldukça bu daha mümkün olacaktır. Bu yazıda biraz daha genel biçimde Dünya Kupası’nı bu şartlar altında karşıladığımızı incelemeye çalıştım. Umarım tüm turnuva süreci boyunca keyifli maçlara tanıklık ederiz. Futbolu savaşsız ve sömürüsüz bir dünyada konuşabilmek dileğiyle…

(Genç Hayat)
10.06.2026 22:38

Basketbol Süper Ligi play-off yarı final maçı: Beşiktaş finalde Fenerbahçe'nin rakibi oldu

Basketbol Süper Ligi play-off yarı final serisi beşinci ve son maçında Beşiktaş, konuk ettiği Bahçeşehir Koleji'ni 80-71 yendi. Beşiktaş finalde Fenerbahçe'nin rakibi oldu.

Basketbol Süper Ligi play-off yarı final maçı: Beşiktaş finalde Fenerbahçe'nin rakibi oldu

Fotoğraf: AA

10.06.2026 20:43

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 18'e yükseldi

İsrail ordusunun ateşkese ve İran'ın uyarılarına rağmen bugün Lübnan'ın güneyindeki bölgelere düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 18'e ulaştı.

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 18'e yükseldi

Fotoğraf: AA

10.06.2026 17:13

Lütfü Savaş Yargıtay’a başvurduklarını duyurdu: 'Dün dilekçemizi verdik'

CHP Kurultayı’na ilişkin “mutlak butlan” davasını açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Yargıtay’a başvurduğunu açıkladı.

Lütfü Savaş Yargıtay’a başvurduklarını duyurdu: “Dün dilekçemizi verdik”

Fotoğraf: ANKA

10.06.2026 18:53

Fatma Çakmak davasında tanıklar beyan değiştirdi

Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi'nde görevli Yasin Çakmak'ın, kendisinden boşanmak isteyen Fatma Çakmak'ı katletmeye çalıştığı iddiasıyla yargılandığı davanın duruşmasında tanıklar, önceki ifadeleriyle çelişen beyanlarda bulundu.

Fatma Çakmak davasında tanıklar beyan değiştirdi

Fotoğraf: MA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!