11.06.2026 00:34

‘Türkiye’ye iade edilmek, doğrudan cezaevine gönderilmek demek’

İltica talepleri reddedilen ve Türkiye’ye iade edilme tehlikesi altındaki Kürt siyasi mülteciler Ahmet Tabu ve Mehmet Agit Bağdu, tutuldukları Zürih Havalimanı Hapishanesinde başlattıkları açlık grevi eyleminde 9. günü geride bıraktı.

‘Türkiye’ye iade edilmek, doğrudan cezaevine gönderilmek demek’

Fotoğraf: Evrensel

Elif Ekin Saltık
[email protected]


Avrupa genelinde sığınmacılara ve siyasi mültecilere yönelik hak gaspları ve sınır dışı politikaları tırmanırken, İsviçre’de benzer bir iade kıskacı yaşanıyor. İltica talepleri reddedilen ve Türkiye’ye iade edilme tehlikesi altındaki Kürt siyasi mülteciler Ahmet Tabu ve Mehmet Agit Bağdu, tutuldukları Zürih Havalimanı Hapishanesinde başlattıkları açlık grevi eyleminde 9. günü geride bıraktı. Türkiye’de haklarında açılmış siyasi davalar ve kesinleşmiş hapis cezaları bulunan sığınmacılar, İsviçre hükümetinin uluslararası mülteci hukukunu hiçe sayarak kendilerini ateşe attığını vurguladı.

Türkiye’de ceza tehdidi

Türkiye’ye iade edilmeleri halinde doğrudan havalimanında gözaltına alınarak cezaevine konulacaklarını belirten Tabu ve Bağdu, hukuki dosyaların detaylarını paylaştı.

Yaklaşık 3 yıldır İsviçre’de bulunan Mehmet Agit Bağdu, Türkiye’de politik faaliyetleri ve düşünceleri nedeniyle yargılandığını belirterek, “Türkiye’ye iade edilirsem doğrudan gözaltına alınıp tutuklanmam kesin. Hakkımda 5 yıl ile 10 yıl arasında kesinleşmiş hapis cezası var. Siyasi kimliğimden dolayı doğrudan cezaevine gönderileceğim” dedi.

3 buçuk yıldır iltica dosyasının sonuçlanmasını bekleyen Ahmet Tabu ise Türkiye’deki yargı kıskacını ve yaşadığı cezaevi sürecini şu sözlerle aktardı: “Ben zaten Türkiye’de toplamda 4 buçuk yıl civarında cezaevinde kaldım. Muhalif kimliğim nedeniyle sürekli parça parça farklı dosyalardan davalar açtılar. Dışarı çıkıyordum, hemen yeni bir dosya uydurup tekrar içeri alıyorlardı. En son 8 ay gibi bir cezam kalmıştı ama tutuklama esnasında önüme yeni ve ekstra dosyalar çıkaracaklarını, cezayı katlayacaklarını biliyordum. Can güvenliğim ve özgürlüğüm olmadığı için iltica ettim. Bu kaygılarımı İsviçre makamlarına doğrudan aktardım ancak iki yıl sonra bana ret verdiler.”

Kimlik yenileme ve adres değişikliği denilerek çağırıldı, gözaltına alındı

İsviçre kanton yönetimlerinin ve Göç İdaresinin mültecileri tuzağa düşüren uygulamalarına değinen Ahmet Tabu, gözaltına alınma sürecindeki hukuksuzluğu anlattı: “Beni göç merkezinden çağırdılar. Güya sadece kimlik değişimi ve adres değişimi işlemi olacaktı. Oraya gittiğim esnada hiçbir tebligat, hiçbir evrak gösterilmeden ‘İltica dosyan düşürüldü, itiraz hakkın dahi yok’ dediler. O dakikadan itibaren ters kelepçe takılarak götürüldüm. Önce Zürih’ten alıp Frankfurt’ta bir cezaevine kapattılar. Geçtiğimiz pazar sabahı apar topar mahkemeye çıkarıldım. Herhangi bir avukat hakkı tanınmadı, yollanmadı. Sadece bir tercüman ve kayıt alan bir sözcü vardı. Mahkemede yüzüme baka baka ‘Kesin olarak seni göndereceğiz’ denildi.”

Daha sonra yeniden Zürih’teki cezaevine nakledildiğini belirten Tabu, burada da cezaevi idaresinin “Avukat talep etme hakkınız var” gibi en temel hukuki bilgilendirmeyi dahi kendilerinden gizlediğini, her iki merkezde de çıplak arama dayatmasına maruz kaldıklarını ifade etti.

Sağlık hakları engellendi, ayrımcılığa maruz kaldılar

Açlık grevine başlamalarının ardından geri gönderme merkezindeki baskıların tecride dönüştüğünü söyleyen Mehmet Agit Bağdu, cezaevi hekiminin ırkçı yaklaşımlarına maruz kaldıklarını dile getirdi: “Bir haftadır açlık grevindeyiz ve cezaevi yönetimi sürekli üzerimizde baskı kuruyor. Cuma günü sağlık kontrolü için doktora çıktığımızda, doktor bize hakaretvari bir dille ‘Siz aç değilsiniz, grevde de değilsiniz’ diyerek bizi aşağılamaya çalıştı. Biz karşılık vermeyip odadan çıkınca, gardiyanlar bizi doğrudan koğuşa getirip üzerimize kapıları kilitlediler. Hemen ardından yakınlarımızla, avukatlarımız ve dayanışma ağındaki arkadaşlarımızla iletişim kurabildiğimiz bilgisayar sistemlerini merkezden kapatarak bizi tamamen izole ettiler.”

Tecrit altındayken sağlık durumunun aniden bozulduğunu aktaran Bağdu, “Koğuşta tansiyonum düştü, fenalaştım. Arkadaşım Ahmet gardiyanları acil koduyla çağırdı. Ancak ‘Bekleyin’ diyerek tam 20-25 dakika sonra geldiler. Sadece bir tansiyon ölçüp, dil altı hapı verip gittiler. Ne bir takip ne bir insani yaklaşım var” dedi.

Mülteci hakları gasbediliyor

İsviçre’deki sağ siyasetin ve yaklaşan seçimlerin mülteci hakları üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çeken sığınmacılar, ülkede 14 Haziran'da yapılacak nüfusun 10 milyonla sınırlandırılması referandumunda mülteci karşıtı politikaların tırmandırıldığını ifade etti: “Anketlerde ırkçı-sağ kesimin yüzde 2 önde olduğuna dair veriler yayımlanıyor. Muhtemelen bu siyasi atmosfer yüzünden sınır dışı kararlarını çok aceleye getirmeye başladılar. Normal şartlarda hukuken üç defa ret verilmesi ve tüm yargı yollarının tükenmesi gerekirken, yeni gelen siyasi mülteci arkadaşlara ilk reddin hemen ardından direkt ‘ülkeyi terk et’ kararı ve deport dayatması çıkarılıyor.”

‘Taleplerimiz karşılanana kadar eyleme devam edeceğiz’

Tecrit edildikleri hücrelerden kamuoyuna ve insan hakları savunucularına seslenen Ahmet Tabu ve Mehmet Agit Bağdu, talepleri netleşene kadar açlık grevini sürdürmekte kararlı olduklarını vurguladı: “Bizlerin en temel insani ve hukuki talebi, hukuksuz iade sürecinin derhal durdurulması, bu hapishane benzeri deport merkezinden çıkarılarak sağlıklı koşullara kavuşmamızdır. Ancak serbest bırakılıp sağlıklı bir ortama geçebilirsek mahkemelerde kendimizi doğru düzgün ifade edebilir, hukuki sürecimizi yürütebiliriz. Cezaevi idaresinin haklarımızı gizleyen, bizi dünyadan koparan bu tecrit politikasına karşı sonuna kadar direneceğiz ve sonuç alana kadar eylemimize devam edeceğiz.”

10.06.2026 11:47 / Güncelleme: 12:22

Araç satışında yeni dolandırıcılık yöntemi: Hasarlı araçları 'sorunsuz' gösterdiler

İstanbul merkezli 15 ilde düzenlenen operasyonda, sahte ekspertiz raporlarıyla ağır hasarlı araçların sağlam gösterilerek kredi alınmasına ilişkin 27 kişi gözaltına alındı.

Araç satışında yeni dolandırıcılık yöntemi: Hasarlı araçları “sorunsuz” gösterdiler

Fotoğraf: Thang Nguyen/Pexels

10.06.2026 11:36

Küresel sıcaklıklar yükselmeyi sürdürüyor: Mayıs 2026 kayıtlardaki en sıcak ikinci mayıs oldu

Copernicus verilerine göre Mayıs 2026, ölçümlerde en yüksek sıcaklıkların görüldüğü ikinci mayıs oldu. Avrupa'da aşırı sıcaklar, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerde ise yoğun yağış ve seller yaşandı.

Küresel sıcaklıklar yükselmeyi sürdürüyor: Mayıs 2026 kayıtlardaki en sıcak ikinci mayıs oldu

Fotoğraf: DHA

10.06.2026 15:37

Arnavutluk'ta Zvërnec protestoları sürüyor: 'Proje iptal edilsin, Edi Rama istifa!'

Arnavutluk’ta ABD Başkanı Trump’ın damadına verilen Zvërnec bölgesini korumak amacıyla başlayan halk protestolarının 10'uncu gününde binlerce kişi, projenin iptali ve Başbakan Edi Rama'nın istifası talebiyle yürüyüş düzenledi.

Arnavutluk'ta  Zvërnec protestoları sürüyor: 'Proje iptal edilsin, Edi Rama istifa!'

Fotoğraf: AA

10.06.2026 12:55

DEM Partili Bozdağ'dan Sağlık Bakanı'na soru önergesi: Ağız ve diş sağlığı hizmetlerindeki sorunları Meclis gündemine taşıdı

DEM Parti Milletvekili Dr. Heval Bozdağ, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde çalışma koşulları, MHRS uygulamaları, performans sistemi ve kalite göstergelerine ilişkin soru önergesi verdi.

DEM Partili Bozdağ'dan Sağlık Bakanı'na soru önergesi: Ağız ve diş sağlığı hizmetlerindeki sorunları Meclis gündemine taşıdı

Fotoğraf: DEM Parti 

10.06.2026 12:35

NASA Artemis III ekibini açıkladı: Ay görevinde dört astronot yer alacak

NASA, Artemis III görevi kapsamında Ay'a gidecek dört kişilik mürettebatı duyurdu. Yaklaşık iki hafta sürmesi planlanan görevin 2028 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

NASA Artemis III ekibini açıkladı: Ay görevinde dört astronot yer alacak

Fotoğraf: NASA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!