EMEP, NATO Zirvesi için alınan eylem yasağı kararını mahkemeye taşıdı
Emek Partisi (EMEP) 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne karşı yapılacak eylem ve etkinliklere karşı Ankara Valiliğinin aldığı yasak kararına dava açtı
Fotoğraf: Evrensel
Emek Partisi (EMEP), 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne karşı yapılacak eylem ve etkinliklere karşı Ankara Valiliğinin aldığı yasak kararına karşı dava açtı. EMEP adına Av. Sevil Aracı ve Av. Tugay Bek tarafından Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığına sunulan dilekçede yasaklama kararının hukuki dayanaklardan yoksun olduğu, temel hak ve özgürlükleri kısıtladığı ve telafisi zor zararlara neden olacağı gerekçesiyle valilik kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali talep edildi.
“Barışı, insan haklarını, özgürlükleri savunan herkes için NATO'yu protesto etmek bir hak olmanın ötesinde görevdir” ifadelerine yer verilen dava dilekçesinde emperyalist savaş örgütü NATO’nun Türkiye ve dünyanın diğer ülkelerindeki hukuksuz faaliyetlerine de değinildi.
Toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı engellenmek isteniyor
Kararın zirveye katılacak olan temsilcilerin güvenliğini sağlama amacının ötesinde yurttaşların günlük yaşamını çekilmez hale getireceğine de dikkat çekilen dilekçede, “Kamu personelinin izinli sayılması Olağanüstü Hal ilanlarında dahi görülmemiştir. NATO Zirvesi boyunca Ankara'da yaşayan yurttaşlar, kamu hizmetlerinde sınırlı düzeyde yararlanabilecektir. Davalı idare bu kararı ile zirve boyunca Türkiye'nin başkentini olabildiğince insansızlaştırmayı amaçlamaktadır. Davalı idare bu kararları ile yurttaşların toplantı, gösteri ve yürüyüşlerle NATO'nun saldırgan, katliamcı niteliğini protesto hakkını da engellemek istemektedir” denildi.
24-25 Haziran 2025 tarihlerinde Hollanda'nın Lahey şehrinde gerçekleşen 35. NATO Zirvesi sırasında gerçekleştirilen kitlesel protesto gösterilerine de değinilen dilekçede, “Göstericiler, bütçenin silahlara ve savaşa değil; sağlık, eğitim, konut ve iklim krizine harcanmasını talep etmiştir. İsrail'in Gazze'deki katliamcı politikalarına NATO ve batılı ülkelerin desteği protesto edilmiştir. Savaş karşıtı sivil toplum örgütleri ve çeşitli siyasi partiler bir araya gelerek bir alternatif 'Karşı Zirve' düzenlemiş, Lahey'de binlerce kişinin katıldığı büyük bir yürüyüş gerçekleştirmiştir. Hollanda polisi ‘ifade özgürlüğü temel haktır’ açıklaması yaparak protestolara izin vermiştir” hatırlatması yapılarak geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen protestoların katılımcı Devlet Başkanları ve temsilciler yönünden güvenlik açığına neden olmadığı vurgulandı.
‘Savunma beklenmeden yürütmesi durdurulmalı’
Yasak kararının AİHM kararları, Anayasa, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’na aykırı olduğuna dikkat çekilen dilekçede “Karar açıkça hukuka aykırı olduğundan ve kararın uygulanması halinde telafisi imkansız zararlar doğacağından öncelik ve ivedilikle, davalı idarenin savunması alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilmesi istendi.
‘Hep birlikte sesimizi yükseltelim’
Valliğin yasak kararını değerlendiren ve açılan davaya ilişkin bilgi veren Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, “Ankara’da düzenlenecek 36. NATO zirvesi, partimizin de içinde bulunduğu antiemperyalist güçlerce protesto edilecek. İktidar bunun için bir karar alarak bir hafta boyunca Ankara'yı adeta insansızlaştırma operasyonu başlattı. Uzunca bir dönemdir halkın rızasını kaybetmiş, demokratik tepkilere, protestolara tahammül göstermeyen iktidar son dönemde sıklıkla bu tür yasaklama kararları alıyor” dedi.
19 Mart operasyonu için alınan yasak kararının açılan benzer bir dava neticesinde aylar sonra iptal edildiğini hatırlatan Tüzel, “Anayasa Mahkemesi kararları, yerel mahkeme kararları gösteri hakkını tescil etti. Dolayısıyla Ankara Valiliğinin bu yasaklama kararı geçersizdir” dedi.
NATO’nun Türkiye’de darbeler ve katliamlar organize eden, dünyanın çeşitli bölgelerinde savaşlar başlatan bir örgüt olduğunu hatırlatan Tüzel, önümüzdeki ay toplanacak zirvede yeni emperyalist işgal planlarının konuşulacağını ve alınacak bu tip kararların Türkiye halklarının geleceğini tehlikeye attığını vurguladı: “NATO zirvesinde alınan kararlarla özgürlüklerimizden, demokrasiden, ekmeğimizden daha çok kaybedeceğiz. Daha çok sömürüyle ve geleceğimizin karartılmasıyla karşı karşıya kalacağız.”
“Bu haydut devlet uygulamalarına Türkiye halkının sessiz kalması, seyirci kalması beklenemez” diyen Tüzel, bu zirvenin toplanmasını da emperyalist haydutların Türkiye’ye gelmelerini de istemediklerini ifade etti.
Saray düzeninin emperyalizm işbirlikçisi politikalarına da tepki gösteren Tüzel, Türkiye’de bulunan NATO üslerinin ve yabancı askeri üslerin kapatılmasını, NATO’nun dağıtılmasını istediklerini söyledi.
68 gençlik hareketinin emperyalizme karşı bağımsız Türkiye mücadelesi verdiğini hatırlatan Tüzel, “Onların izinden devam ederek o gün nasıl Amerika, NATO güçleri protesto edildiyse, ülkemizde varlıklarına boyun eğilmediyse bugün de aynı tutumu sergileyeceğiz. Halkımızı, gençliği, işçi sınıfımızı, kadınları, sendikalarımızı, ülke halklarını demokratik hakları ortadan kaldıran NATO operasyonlarına karşı harekete geçmeye, alanlara çıkmaya çağırıyoruz. Erdoğan'ın büyük devlet adamı görüntüsü sergilemesine müsaade etmeyeceğiz. Dayatılan yoksulluğa, butlan kararı gibi baskıcı uygulamalara, grev yasaklarına karşı sesimizi hep birlikte yükseltelim” diyerek çağrıda bulundu.
Ne olmuştu?
Ankara Valiliği 4 Haziran’da yayınladığı genelge ile yasak kararını açıklamıştı. Genelgede 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi nedeniyle 6-12 Temmuz 2026 tarihlerinde zirve sürecini doğrudan etkileyecek kritik hizmet alanlarında görevli olanlar dışındaki personelinin idari izinli sayılmaları ile kamu kurum ve kuruluşlarımız ve sivil toplum kuruluşları tarafından sınav, sempozyum, panel, mezuniyet töreni, şenlik, konser, eğlence, kutlama ve benzeri kamuya açık etkinliklerin, geliş-gidiş güzergâhlarında, misafirlerin konakladığı oteller bölgesi ve civarında, toplantıların yapılacağı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezinin bulunduğu bölgede trafiği aksatacak, vatandaşlarımızın toplu geliş-gidişlerine ve toplanmalarına neden olacak, güvenliği riske sokacak, her türlü özel ya da resmi, kapalı ya da açık alan etkinliğin yasaklanmasına karar verildiği ifade edilmişti.
(Haber Merkezi)
Evrensel'i Takip Et