DEM Parti Eş Başkan Tülay Hatimoğulları: Siyasete mahkemeler karar veremez
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "CHP'ye mutlak butan ataması siyasetin yeniden dizayn edilme modellerinden biridir" dedi.
Fotoğraf: TBMM
DEM Parti haftalık grup toplantısı başladı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "CHP'ye mutlak butan ataması siyasetin yeniden dizayn edilme modellerinden biridir. Siyasete mahkemeler değil, partilerin üyeleri karar verir" dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın konuşmasında öne çıkan noktalar şu şekilde:
"Anayasa Mahkmesinin görevi hak ve özgürlükleri korumaktır. Ama nafakaya ilişkin son kararla en temel ekonomik güvencelerden biri hedef alınmış durumda. Bu karar sehven verilmiş değildir. Nafaka alanların büyük çoğunluğu düşük miktar alıyor. Bu hakkı haksız kazançmış gibi ortadan kaldırıyorlar, bunu kabul etmiyoruz. Ülkede kadın yoksulluğu derinleşirken nafaka hakkının elimizden alınması kabul edilebilir değil. Bu hak az da olsa kadınların bir yaşam güvencesidir."
"12. yargı paketi gündemde. Çocuk haklarını esas alan politikaların yerine daha ağır cezaları öne çıkarıyorlar. AYM kadınların, çocukların LGBTİ+'ların haklarını koruması gerekirken söz konusu özgürlükler ve haklar olduğunda karar almada oyalayıcı davranıyorlar. Bu konuda sözümüz nettir. Kadınların kazanılmış hakları, insanların temel hakları asla pazarlık konusu değildir."
"Türkiye uçurumdan yuvarlanıyor"
"Türkiye'de çok derin bir ekonomik kriz söz konusu. Uçurumun kenarında değil, uçurumdan aşağı yuvarlanıyor. İktidar şahlanıyoruz da şahlanıyoruz sözleri, TÜİK'in makyajlı rakamlarının üzerini örtmüyor. Milyonlar açlık diye bağırıyor. Bu düzenin gerçeği hem rakamlarda hem sokaklarda ortadadır. Sadece 2026'nın ilk üç ayında icra dairelerine her gün 26 bin yeni dosya geliyor. Bu rakamlar açlığın yoksulluğun rakamı. Türkiye gıda enflasyonunda açık ara tüm ülkelerin önüne geçmiş durumda. Bir tarım olarak ülkesi olarak Türkiye'de çiftçi borçlu, üretemiyor. Çiftçi hacizle karşı karşıya. Bu iktidar Türkiye'yi hububatta bile yurt dışına bağımlı hale getirmiş durumda."
"Tablo çok kara ama toplum olarak örgütleneceğiz. Bakın Doruk Maden işçileri çok önemli bir direnişe imza attılar. Nasıl haklarımızı alabileceğimizi bizlere gösterdiler."
"Asıl mesele demokrasinin nerede duracağı"
"Demokrasi, hukuk krizinin dibini yaşıyoruz. Cumhuriyet tarihi boyunca halk iradesi baskılanmıştır, zaman zaman sekteye uğramıştır. CHP'ye mutlak butan ataması siyasetin yeniden dizayn edilme modellerinden biridir. Bu bir parti içi kriz, koltuk kavgasının çok ötesindedir. Asıl mesele kimin nerede oturacağı değil asıl mesele demokrasinin nereye oturacağıdır. Siyasal rekabet sandıkta mı kurulacak mahkeme koridorlarında mı? Bu karar demokratik ve sivil alanı komple tehdit etmektedir. YSK yetki alanlarını gasbetmiştir ve Anayasa'ya aykırı davranmıştır. Demokrasinin kırıntılarının kalbine hançer saplanmıştır. Yargıtay yargı eli ile oluşan bu kaosu çözmelidir. Siyasete mahkemeler karar vermez, üyeleri, seçmenleri karar verir. DEM Parti olarak halkın iradesine yönelik her türlü müdahaleye karşıyız. Bu dönemin özel olarak karakterine uygun olan iki kelime var, barış ve demokrasi. Bizler bunu demeye ve mücadelesini vermeye devam edeceğiz."
"Yasa için harekete geçilmeli"
"Barış ve demokratik toplum süreci son derece önemli bir eşikten geçiyor. Bu sürece ivme kazandıracak olan yasal çerçevedir. Bu süreçte umut ve barış güvence altına alınmalıdır. Her belirsizlik hem toplumda hem taraflarda soru işaretlerini büyütüyor. Sayın Erdoğan süreci menzile ulaştırmaya kararlıyız, hayırlı işlerde çabuk olunalı demişti. O halde harekete geçilmeli. Bu süreç hiçbir hesaba sığdırılamaz. Bu çerçeve yasa toplumun bütün kesimlerini kapsayacak paydaşları genişleten bir içerikte hazırlanmalı."
"12 yargı paketinin geleceğinden bahsediliyor. Şimdilik edindiğimiz bilgilere göre genişleme yerine daralma, demokratikleşme yerine hakların tırpanlanması var. Demokrasiyi genişleten paketlere ihtiyaçlarımız var. Son İmralı görüşmemizde Sayın Öcalan mevcut tıkanıklıkları ve gecikmeleri aşmaya dönük yeni bir yol haritası ortaya koymuştur. Hukuki zemin için çok yoğun bir çaba içinde. Heyetimiz AKP ile görüşme gerçekleştirdi. Özel yasanın bir an önce hayata geçmesini AKP heyetine aktardılar. Buradan bunun öneminin altını bir kez daha çiziyoruz. Bu yasa mutlaka hukuki sonuçlar üretmeli. İkinci adım olarak sürecin kurumlaşşaması için güçlü bir adım atılabilir. Üçüncü adım barışın yaşamsal hale gelmesi için Sayın Öcalan'ın rolü ve konumunun tanınması lazım. Bu eşiği atlamak bizlerin, parlamentonun elindedir. Ama en öneli sorumluluk iktidardadır. Başta AKP olmak üzere Cumhur İttifakının elini taşın altına koyması lazım."
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et