‘İşçilerin kağıda, mürekkebe bürünmüş en güçlü sesi’
Ülkenin dört bir yanından işçiler, 31. yaşına giren Evrensel'i anlatıyor. Direniş çadırlarından fabrikalara; emeğin, dayanışmanın ve mücadelenin gür sesi olan bu gazete, işçi sınıfının rehberi.
Ünaldı direnişinden bugüne sınıfın örgütleyicisi
Mikail Kılıçalp
Dokuma İşçisi
1995 yılında işçinin gazetesi Evrensel’in günlük olarak çıkacağını duymuştuk. İşçiler olarak çok heyecanlanmış ve sevinmiştik. İlk sayı çıktığında bayilerden aldık ve günlük gazete serüveni başladı. Antep’teki işçilerin gazeteyi en çok tanıdığı dönem Ünaldı direnişi oldu, “20 bin dokuma işçisi greve çıktı” diye manşet atmıştı Evrensel. Elbette benim de Evrensel ile olan en büyük anım Ünaldı direnişi sürecinde yaşadıklarımız oldu. Evrensel’in muhabirleri işçilerdi. İşçi mektupları, işçi haberleri bizde büyük bir heyecan uyandırıyordu. 31 yıl geçti. Evrensel’in çizgisi geçen sürede hiç değişmedi, hâlâ sınıfın örgütlenmesi için yayın yapan bir gazete. Bugün Türkiye ve dünyadaki siyasal gelişmelere işçi sınıfının penceresinden bakmak, yorumlamak ve harekete geçmek için Evrensel çok kıymetli bir yerde duruyor. Sınıfın bir okulu diyebilirim. Bu nedenle Evrensel’i her gün okuyorum, okutmaya çalışıyorum. Evrensel’in yaşaması için elimizden geleni yapacağız. Sınıfsız, sömürüsüz bir dünya kurulana kadar nice yıllara.
Bahar eylemlerinden TEKEL’e işçi sınıfının hafızası
Ömer Uz, ömrünü fabrikalarda, sendikal mücadelede ve son yıllarda emeklilerin hak mücadelesinde geçiren bir işçi. Evrensel’in tam da bu mücadelelerin ortasında yer aldığını söyleyen Uz, Evrensel’in yalnızca haber yapan bir gazete olmadığını dile getirdi: “Bir direniştesiniz, sesinizi kimse duymuyor. Ama bir gazete geliyor, mücadelenizi haber yapıyor. İnsanlar bunu görüyor. Bu çok önemli.” Sermaye medyasının işçi direnişlerini görmezden geldiği yıllarda Evrensel’in sürekli yanı başlarında olduğunu dile getiren Uz, şöyle devam etti: “Evrensel gazetesinin özelleştirme süreçlerinden bugüne kadar sınıf hareketine desteği ve katkısı yadsınamaz. Ben bunu yalnız Adana’da değil, gittiğim başka şehirlerde de gördüm.”
İşçi sınıfına bilgi ve bilinç taşıyacak kadrolara ihtiyaç olduğunu dile getiren Uz, bu konuda Evrensel’in varlığını önemine dikkat çekti: “Yaptığı haberlerle, bilgi birikimiyle, yetişmiş kadrolarıyla sınıf hareketine katkı sunan bir yayın kuruluşu. Ben 31 yıl çalıştım. Emekli olduktan sonra da sahadayız. Evrensel’in yayın hayatının devam etmesini isterim.”
‘Sadece sesimiz değil arkadaşımız da oldu’
Adana
Petrol-İş Toros Tarım İşyeri Baştemsilcisi Ahmet Yıldırım: Grevimizin öncesinde Evrensel’i biliyordum ama işçilerin, emekçilerin sesi olduğunu bilmiyordum. Evrensel sadece haber yapan bir gazete olmadı, kısılmak istenen sesimiz, soluğumuz oldu. Biz Toros Tarım işçileri olarak bu dayanışmayı unutmayacağız. Evrensel’in 31. yılını kutluyor, işçilerin sesi olmaya devam etmesini diliyoruz.
Temsa işçisi: Evrensel sadece sesimiz değil arkadaşımız da oldu. Çok farklı, zıt görüşte olan işçilerin olduğu bir fabrikada, özellikle toplu sözleşme döneminde herkes gazeteyi yakından takip ediyor. Yazılar çok doğru geliyor bize. İşçi ve halk odaklı bir gazete siyasette de cesur ve doğru bir gazetedir.
‘Sayfalarında geleceğe dair umudumu buluyorum’
Antep
Tekstil işçisi: Henüz 10 yaşındayken, tıpkı ağabeyim gibi terzi atölyelerinde çırak olarak çalışmaya başladım. Yoksulluk, geçim sıkıntısı… Uzun yıllar bunun bizim kaderimiz olduğunu düşündüm. Henüz meslek lisesinde öğrenciyken, hafta sonları hem kendi ihtiyaçlarımı karşılamak hem de aile bütçesine katkı sunmak için çalıştığım bir lokantada bir arkadaşım sayesinde Evrensel ile tanıştım. Evrensel bana yaşadıklarımın kader olmadığını tüm tecrübesiyle gösterdi. Bu yüzden benim için yalnızca bir gazete değil, hayatı anlamlandırmamda yol gösteren bir okul oldu. Bugün bir fabrika işçisi olarak hâlâ sayfalarında kendi hayatımı, mücadelemi ve geleceğe dair umudumu buluyorum. Yaşasın gazetemiz.
‘Sadece gazete değil rehber ve yol gösterici’
Bursa
Bosch işçisi: 25 yıllık metal işçiyim. Başımız sıkıştığında, fabrikadaki her türlü haksızlıkta, zulümde derdimizi, sorunlarımızı anlattığımız bir arkadaştır Evrensel. Sesimizi dile getiren işçilerin kağıda, mürekkebe bürünmüş en güçlü sesi. MESS, hükümet, işçisinin karşısında yer alan, patronla iş birliği yapan sendikalara karşı bize yol gösteren ve nasıl mücadele edilmesini öğreten, gazeteden öte bir rehber ve yol göstericidir. Kuruluşunun 31.yılını kutlar, nice bizimle dayanışma ve mücadele dolu yıllar diliyorum. Herkesi Evrensel gazetesi almaya, aylık abone olmaya ya da dijital gazete abonesi olmaya ve dayanışmaya çağırıyorum.
‘Okuduğumda benim gibi ne çok işçi kardeşim varmış diyorum’
Eskişehir
Şişecam işçisi: Evrensel ile ilk temasım Kristal-İş’in Atışkan Alçı direnişinde gerçekleşti. O dönem sendika üyesi olarak sık sık ziyaret ettiğim grev çadırının müdavimleri arasındaydı. Sermaye ile siyasetin sarsılmaz dayanışmasına karşı yürütülen mücadeleyi en çok destekleyen olarak dikkat çekiyordu. Öyle ki sendikacıların yaptığı çalışmalar çok cılız kalıyordu. 39 yaşındayım. Hayatımın en zor sınavı ve mücadelesinde arzu ettiğimiz geleceğe olan inancım, motivasyonum, umudum, azmim, inadım ve başarımın kurumsallaşmış halidir Evrensel.
Eti Gıda işçisi: Dünyanın dört bir yanından işçilerden her gün haberler veren tek gazete. Okuduğumda benim gibi ne çok işçi kardeşim varmış diyorum. Birbirimizden haberdar olmamızı sağlıyor. İşten atılma olur Evrensel yazar. İşçiye baskı mobbing olur Evrensel yazar. Ücretler düşüktür, ücretler yetmez Evrensel yazar. Sendikacı üç kuruş zamma imza atar, işçi tepkisini gösterir Evrensel yazar. Evrensel gazetesi laf olsun diye söylemiyorum gerçekten biz işçilerin sesi, nefesi. Biz işçiler de Evrensel’e hak ettiği değeri verelim. Okuyalım, yaygınlaştıralım.
‘Evrensel dayanışma köprüsü oldu’
İzmir
Rumeysa Kişi (DİGEL Tekstil İşçisi): TEKSİF’te örgütlendiğimiz ve sendikal haklarımızı kullandığımız için işten çıkarılan işçiler olarak 17 Ocak 2025’ten bu yana emeğimiz, onurumuz ve örgütlenme hakkımız için mücadele ediyoruz. Direnişimiz 500 günü geride bıraktı. Böylesine uzun ve zorlu bir mücadelede dayanışmanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gördük. Evrensel de direnişimizin ilk günlerinden itibaren sesimizi duyuran, taleplerimizi kamuoyuna taşıyan ve mücadelemizi görünür kılan önemli bir dayanışma köprüsü oldu. Bu nedenle Evrensel’i yalnızca bir gazete olarak değil, emeğin ve direnenlerin sesi olarak görüyoruz.
Sinem Kaya (Temel Conta işçisi, Petrol-İş Aliağa Şube İş Yeri Temsilcisi): 539 gündür direnen işçiler olarak biliyoruz ki mücadele varsa umut vardır, dayanışma varsa güç vardır. Patronların baskısına, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı yükselen her ses, mücadelenin bir parçasıdır. Bu yüzden işçilerin, emekçilerin ve direnenlerin sesini duyuran her haber bizim için değerlidir. Yeni yaşında da Evrensel’in hiç susmadan emeğin, mücadelenin ve dayanışmanın sesi olmaya devam etmesini diliyoruz. Çünkü işçilerin sesi duyuldukça mücadele büyür, mücadele büyüdükçe umut da büyür.
‘İşçinin gözüdür, dilidir, elidir’
Kayseri
Ulaş Kılıçaslan (Eski Almer Tekstil İşçisi): Sendikal mücadele yalnızca iş yerlerinde verilen bir hak arama mücadelesi değildir. Aynı zamanda kamuoyuna sesimizi duyurma, yaşadığımız haksızlıkları görünür kılma ve dayanışmayı büyütme mücadelesidir. Emeğin, dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin güçlenmesi için özgür ve sorumlu basına her zaman ihtiyaç vardır. Çünkü işçinin sesi duyuldukça hak arama mücadelesi büyür, mücadele büyüdükçe de daha adil bir çalışma yaşamı mümkün olur. O nedenledir ki; iyi ki varsın Evrensel…
Bülent Gülcemal (Eski Erbosan Boru işçisi): Türkiye’de işçinin, emekçinin, ezilen sınıfların sesi olan Evrensel gazetesi ülkenin bir ucundaki işçinin sesini, sorununu, mücadelesini ülkenin diğer ucundaki işçi ve emekçilere duyuruyor. İşçinin gözüdür, dilidir, elidir. Emeğin sesidir. Hep var olsun.
‘Günlüğümüz, dert ortağımız, ışığımız’
Ford Otosan işçisi: Evrensel bizim günlüğümüz, dert ortağımız, ışığımız. Hem bize yol gösteren hem de yol olan başka bir gazete herhalde hiç olmadı. Yeri geliyor okuyoruz yeri geliyor yazıyoruz. Fabrikada maddi manevi birçok sorunla boğuşuyoruz, bazı zamanlar kendimizi sıkışmış ve yalnız hissediyoruz. Evrensel tam da o nokta da devreye giriyor. Bizim gibi yazan işçiler sayesinde yalnız olmadığımızı gösteriyor, yazarları sayesinde de çözüm yolumuzu.
Bekaert işçisi: Sermayenin değil, benim, sokağın ve fabrikaların sesi olan; her manşetinde emeğin hakkını savunan Evrensel gazetesinin varlığı hepimiz için umuttur. Başımıza bir şey geldiğinde ilk sizi görüyoruz. Her daim işçinin yanında olan Evrensel gazetesine nice yıllar dileriz.
TÜPRAŞ işçisi: Bizler fabrikalarda, atölyelerde, şantiyelerde, tarlalarda ve hayatın her alanında alın teri döken emekçileriz; üretiyoruz, çalışıyoruz, mücadele ediyoruz. Ancak her geçen gün ağırlaşan yaşam koşulları, emeğimizin değerini gölgede bırakıyor. Geçim derdi büyürken, umutlarımızı ayakta tutmaya çalışıyoruz. Evrensel de kuruluşundan bugüne nerede sınıf mücadelesi veriliyorsa orada oldu. Tüm baskı, engelleme ve olumsuzluklara karşı ayakta kalmayı başaran, emek mücadelesini yükselten, farkındalık oluşturan, bilgilendiren, eğiten, hakikatin ve adaletin peşinde gerçeğe ses olan, sermayenin değil emekçinin ve hayatın gerçeklerini yazan, halkın kalemi olan Evrensel’in yolu açık olsun.
‘Evrensel’e sahip çıkmak, kendi sesimize sahip çıkmaktır’
Gebze
Petrol-İş üyesi Betek Boya temsilcileri: Evrensel bizim için yalnızca bir gazete değil işçilerin emekçilerin, alın teriyle geçinen insanların sesi ve hafızasıdır. Sermaye basınında yer bulamayan işçi direnişlerini, hak mücadelelerini ve emekçilerin yaşadığı sorunları görünür kılan önemli bir dayanışma mecrasıdır. Evrensel’e sahip çıkmak kendi sesimize, kendi mücadelemize ve kendi gerçeklerimize sahip çıkmak demektir.
Zeynel Çetinkaya (Petrol-İş üyesi Cambro Özay Temsilcisi): Evrensel işçilerin, emekçilerin, kadınların sesini duyuran mücadele kürsüsüdür. Grevleri, direnişleri, emekçilerin yaşadığı sorunları yıllardır kararlıkla gündeme taşıması onu emek dünyası açısından vazgeçilmez bir yere koymaktadır. İşçi ve emekçilerin dayanışmasıyla büyüyen bu mücadele geleneğinin daha nice yıllar sürmesini diliyorum.
Sinan Karataş (Petrol-İş Üyesi Novares Baştemsilcisi): İşçi sınıfının sadece sorunlarını yazan değil çözüm yollarının da tartışıldığı, parça parça mücadelelerin birleştirilmesi için yol gösteren bir kılavuzdur Evrensel. Doğal olarak sermayedarlar ve hükmedenler tarafından çok sevilmez. Maddi, manevi baskıyla yok etmek isterler. Öyle de oluyor, sürekli saçma cezalarla bıktırmaya çalışıyorlar. Bizler işçi sınıfının neferleri olarak Evrensel’i daha uzun yıllar yaşatacağız. Ta ki sömürüsüz bir dünyayı kuruncaya dek.
Savaş Sümbül (Birleşik Metal-İş Üyesi Green Transfo Baştemsilcisi): Evrensel benim için emeğin, işçi haklarının toplumsal mücadelenin ve hak arayışlarının savunucusu olan emek ve işçi odaklı bir yayın organıdır. İşçi ve emekçilerin Evrensel’e sahip çıkması, işverenlerin hak gasplarına karşı işçinin sesini duyurması, sermaye düzeninin baskılarını boşa çıkarmak ve bir sınıf dayanışması oluşturması için önemli bir organdır. Örgütlü gücü büyütmek için bizlere zemin hazırlar.
Alper Akmeşe (Metal İşçisi): Evrensel gazetesi işçilerin, ezilen sınıfların sesini duyuran; diğer medya kuruluşlarının görmezden geldiği haberleri olduğu gibi halka ulaştıran bir yayın kuruluşudur. Fabrikalardaki çalışma koşullarını, grevleri, hak mücadelesi veren işçileri savunan, her zaman doğrunun yanında duran, işçilerin duygularını düşüncelerini yazıya döken gazetedir. Nice yıllara.
Ceyhun Kara (Grevdeki P&G fabrikası Lastik-İş Baştemsilcisi): Her zaman emeğin, emekçinin yanında olan, grevin başından bu yana her gün yanımızda olan, haberlerimizi yapıp sesimizi duyuran Evrensel gazetesine çok teşekkür ediyoruz.
İlke Aydın (Grevde P&G fabrikası Lastik-İş Temsilcisi): Grevimizin ilk gününden bugüne bizleri yalnız bırakmayan Evrensel gazetesini en içten dileklerimizle selamlıyoruz. Dayanışma ezilenlerin inceliğidir, emek evrenseldir.
Faruk Menşur (Zf Sachs Birleşik Metal-İş Baştemsilcisi): Evrensel olmasaydı biz diğer bölgelerde işçi kardeşlerimiz neler yaşıyor, neler yapıyor kesinlikle bilgi sahibi olamazdık. Evrensel’e sahip çıkalım, daha büyük kitlelere, tüm işçi sınıfına ulaştıralım ki mücadelemizi, sınıf bilincini daha çok geliştirelim.
Hasret Kala (Smart Solar Birleşik Metal-İş Baştemsilcisi): Evrensel, işçi sınıfının mücadelesinde işçilerin sesine ses olmak adına çok önemli bir yer kaplıyor. Bunu mücadele alanlarında defalarca gördük. Patronların ve istibdadın iş birliğiyle bizler her gün daha fazla saldırılarla karşı karşıyayken, Evrensel gibi bir gazetenin bizim safımızın sesini yükseltmesi, olanaklar sağlaması çok önemlidir. 114 gün boyunca ciddi bir grev yürüten Smart Solar işçileri için Evrensel’in verdiği destek asla unutulamaz, bir kez daha teşekkür ederim.
Selim Takmaz (Petrol-İş üyesi Ravago Tekpol Baştemsilcisi): Evrensel gazetesini senelerdir takip ediyorum. Türkiye’de en zor koşullarda bile işçilerin emekçilerin sesine ses katmayı başarabilmiş bir gazetedir. Biz işçiler bu gazeteye sahip çıkmalıyız ki emeğin sesi kesilmesin, hak arama mücadelesi kitlelere ulaşabilsin.
‘Kaleminiz hep güçlü olsun’
Tokat
Sare Karaca (Direnişteki BİRTEK-SEN üyesi Şık Makas İşçisi): Biz 8 aydır hakkımız olanı almak için direniyoruz. Taa ilk gününden bugüne yanımızda olan Evrensel’e teşekkürü bir borç biliriz. Her birimizle ayrı ayrı konuştular, dertlerimizi sorunlarımızı dinlediler. Özellikle de kadın işçilerle daha fazla ilgili oldular, daha bir hassasiyetle yaklaştılar. Bunu sadece Evrensel gazetesi yaptı. Emeğinize sağlık, kaleminiz hep çok güçlü olsun.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et