'Tarzan ve Çevre Günleri'nde Gediz kirliliği ve mücadele deneyimleri tartışıldı
Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından "Tarzan ve Çevre Günleri" etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Gediz Kirliliği ve Mücadele Deneyimleri" panelinde, ortak mücadele vurgusu öne çıktı.
Fotoğraf: Evrensel
Gül Atmaca
[email protected]
Manisa — Manisa Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği "Tarzan ve Çevre Günleri" etkinlikleri, "Gediz Nehri ve İzmir Körfezi Kirliliği" paneliyle devam etti. Oturumların ilk bölümünde Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım sunumlarını gerçekleştirdi.
İkinci bölümde "Gediz Kirliliği Deneyimleri" başlığında Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu Sözcüsü Ramis Sağlam, Manisa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Nazım Şafak, Manisa Su Platformundan Aysan Soylu ve Gema Vakfı Başkanı Ahmet Sarp konuşmacı olarak yer aldı.
Oturumlarda Gediz havzası çevre mücadeleleri mercek altına alınarak deneyimler paylaşıldı.
"Geri dönülemez bir tehdit"
Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Murat Dağı'ndan doğup Ege Denizi'ne dökülen Gediz Nehri'ndeki kirliliğin insan, çevre ve tarım sağlığı için "geri dönülemez bir tehdit" aşamasına geldiğini vurguladı. Kurucu, “Nehir ve yan derelerinden alınan güncel verilere dayanarak hazırlanan bilimsel raporlar, çarpıcı uyarılarda bulundu. Bor tuzları jeotermallerden geliyor. Yağ ve gres toprağın en sevmedikleri arasındadır. Tuzluluk Alaşehir’de başlıyor, Yunusemre’ye geliyor. Üzüm bağları bor materyaline çok hassas, bakır konsantrasyonu bütün örneklerde yüksek. Bakır tarımdan da geliyor. Menemen Ovası’na geldiğimizde azot ve fosfor alg patlamasına neden oluyor” dedi.
AKP döneminde maden ruhsatları 350 kat arttı
Cumhuriyetin ilanından AKP'nin iktidar olduğu 2002 yılına kadar geçen 79 yılda toplam 1186 maden ruhsatı verildiğini, belirten Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu Sözcüsü Ramis Sağlam, 24 yıllık AKP döneminde bu sayının 350 kat arttığını söyledi. “Musluğu kapatın” ve “Klozete az su bırakın” tavsiyeleri verilen kamu spotlarına da değinen Sağlam, “Bireysel tasarruf tabii ki çok önemli, fakat siyasi iktidarın yüz binlerce madene ruhsat vermesini, bu madenlerde kullanılan suyu da açıklaması gerekiyor. Madencilik faaliyetleri, denetimsiz sanayi atıkları, arıtılmayan evsel atıklar ve yoğun tarımsal ilaçlama önemli kirleticilerdir. Yarım asrı aşan bu kirliliğe karşı ortak mücadele verilmelidir. Belediyeler, mahalle muhtarları, kooperatifler ve çevre örgütleri birlikte koordineli bir çalışmayı yürütmeliyiz” çağrısında bulundu.
Doğal alanların ranta açılması isteniyor
İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler da temizlik çalışmalarını anlattı: "Körfez’in dibinde temizlenmesi zor bir kil tabakası var. Bunların oradan kaldırılması gerekiyor. Ayrıca bu bölgeyi hem temizlik alanı hem de akademik çalışma alanı olarak belirlemeye çalışıyoruz. Azot ve fosforun etkisiyle alg patlaması yaşanıyor. Bütün körfezler gibi akış az, su kütlesi burada uzun süre kalıyor. Temiz suyun girip çıkması için daha fazla şey yapmamız gerekiyor. İzmir Büyükşehir değişik noktalarda ölçüm yapıyor ki Bakanlığın bile böyle bir çalışması yok hiçbir yerde.
Ama halkı da bu işin içine katmak gerekiyor. Ramsar alanında 47 milyon küp çamurdan adalar oluşturabilir."
“Gediz ağzı deniz maruluyla kaplı”
Gediz su kalitesinin üçüncü sınıf olduğunun altını çizen İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, “Ağıl Deresi ve Gediz ağzının olduğu her yeri deniz marulu kaplamış durumda. Bunlar organik atığa dönüşüyor. Körfez’deki fosforun yüksekliği Gediz’den kaynaklanıyor. Gediz’in yatağı değiştirilmemiş olsaydı bugün Körfez (mevcut kirlilikle) kapanmış olurdu” bilgisini paylaştı.
Tarım ciddi tehdit altında
Tarımın ciddi tehlike altında olduğunu söyleyen Manisa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Çevre Derneği Başkanı Nazım Şafak da şöyle devam etti: "İklim değişikliği ve kuraklık var. Tarımsal sulama ve jeotermalde çekilen su önemli bir sorun. Vahşi sulama terk edilmeli, sulama modern tekniklerle yapılmalı. Topraksız tarım, dikey tarım uygulanmalı. İleride kurak kalacak ya da taşkın bölgelerine uygun ürünler planlanmalı” dedi.
"Sanayici para kazandıkça ülkeye zarar veriyor"
Sanayinin önemli bir kirletici olduğunu ifade eden Gema Vakfı Başkanı Ahmet Sarp, “Bu ülkenin sanayicisi para kazandıkça ülkeye zarar veriyor. Gediz’de su yok. Göl Marmara nasıl canlanır? Salihli’nin 11 çayını kapalı sistemle göle taşıma projesi var. Gediz’e kirli su atılmasına engel olamıyoruz. Paralel kurulan kurutma kanalına atalım bu suyu ve belli noktalarında arıtma kuralım. Arıtılan su ise Gediz’e tekrar verilebilir. Yeraltı suyu almak zorundayım. Babamın 15 yıl önce altmış metreden çıkardığı su için 100 metreden daha aşağıya gitmek zorundayım” dedi.
Türkiye'nin su tablosu, alınan önlemler ve uzmanların tasarrufa yönelik önerilerini paylaşan Manisa Su Platformundan Aysan Soylu, “Küresel su varlıklarının sadece yüzde 2,5'i teorik olarak tatlı sulardan oluşmakta. Ancak bunun kullanılabilir olanı sadece 3’te 1’i” dedi.
Evrensel'i Takip Et