Gazeteci İsmail Arı 75 gün sonra tahliye edildi: 'Gazeteciliğe sahip çıkan herkese çok teşekkür ederim'
BirGün muhabiri İsmail Arı'nın yargılandığı ilk dava bugün görüldü. Dava öncesi açıklama yapan basın meslek örgütleri, davada gazeteciliğin yargılandığını belirtti. Dava sonucunda Arı tahliye edildi.
Zeynep Algedik
[email protected]
Ankara – BirGün Gazetesi Muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75'inci gününde hakim karşısına çıktı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmesi planlanan duruşma, kalabalık nedeniyle 15. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda görüldü. İsmail Arı, “Sadece kendimi savunmak için değil, gazeteciliği savunmaya geldim” dedi. Arı'nın tahliyesine karar verilerek dava 9 Ekim'e ertelendi.
Cezaevinden çıktı: "Gazeteciliğe devam edeceğim"
Tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevinden akşam saatlerinde tahliye edilen İsmail Arı, yaptığı ilk açıklamada, "Haber alma hakkına, gazeteciliğe sahip çıkan herkese çok teşekkür ederim" dedi. Arı, şunları dile getirdi:
"Duruşma salonunda bugün defalarca haberini yaptığım bir imam da vardı. Depremzedeler de vardı. Nurgül Hanım burada, Gülsüm Hanım burada. Sesi çıkmayanların sesi olmak için gazetecilik yaptım. Onlar da sağ olsun beni yalnız bırakmadılar. Bir gazetecinin az görebileceği bir şekilde vefa gösterdiler. Şunu da söyleyeyim; mahkemede bugün birçok hukuksuzluk yaşadığımı ifade ettim, biri çıplak arama, öteki cep telefonu sinyalime izinsiz bakılması, diğeri de hakimlik kararı olmadan cep telefonuma el konulması. Hakim üçü hakkında da suç duyurusunda bulunulacağını ifade etti. Bunlara imza atan kamu görevlilerinin en kısa sürede yargılanmasını bekliyorum. Ailemi çok özledim. Kısa bir süre onlarla vakit geçirip gazeteciliğe devam edeceğim. Son olarak şunu ekleyeyim: Bu 75 gün boyunca benden çok sevgili eşim Dila, ailem, avukatların ve gazetem BirGün’deki çalışma arkadaşlarım yoruldu. Onlara da ayrıca teşekkür etmek isterim. Cezaevinden de gazetem BirGün’le birlikte çıktım."
Cezaevlerinde koğuşların hepsinde kapasitenin çok üzerinde doluluk olduğunu belirten Arı, "Benim kaldığım koğuş da öyleydi. O yüzden 75 gün boyunca birçok tutuklu gibi yerde yattım. Birçok kez haber yaptığımız doluluğu yaşayarak gördüm" dedi.
Duruşma öncesi basın meslek örgütlerinden ortak açıklama
Duruşma öncesinde adliye önünde basın meslek örgütleri ve siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla açıklama yapıldı. Açıklamada İsmail Arı'nın serbest bırakılması istendi.
BirGün, Basın Konseyi, DİSK Basın-İş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Gazeteciler Cemiyeti Ankara ve İzmir Şubesi, Haber-Sen, Parlamento Muhabirleri Derneği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın ortak açıklamasında İsmail Arı'nın serbest bırakılması talep edildi.
Yaşar Aydın: İsmail'e de yaptığı haberlere de kefiliz
Açıklamada konuşan BirGün Genel Yayın Yönetmeni Yaşar Aydın şunları söyledi:
“İsmail’e de yaptığı haberlere de kefiliz dedik. Biz sadece gazetecilik yapıyoruz dedik. Sadece gazetecilik yaptığımız için yargılandık, tutuklandık. Bu memlekette sadece gazeteciler tutuklanmıyor. Sendikacılar, sanatçılar, belediye başkanları, siyasetçiler tutuklanıyor. Biz gazeteciler olarak bunun çok net farkındayız. Biz bu ülkenin özgürlüğünü, demokrasisini, barışını isteyenlerin kesiştiği noktada duruyoruz. Bu yüzden gazeteciler hedefte. Barışı kim istiyorsa, emeğinin kim peşinden gidiyorsa biz yazıyoruz. Bu iktidarın, bu köhne düzenin karşısında gazeteciler olarak durduğumuz için hedefteyiz. İsmail’de bunun için hedefe kondu, bunun için 75 gündür cezaevinde. Az sonra mahkemeye gideceğiz, savcıyı hakimi dinleyeceğiz. O uyduruk iddianameyi bir kez daha okuyacaklar. Ve biz 75 gündür arkadaşımızdan neden ayrı kaldığımızı anlamadan umarız ki İsmail’i Sincan Cezaevi’nden alıp yeniden çalışma sürecine başlayacağız.”
DİSK Basın-İş: Bu davada bir kişi değil, bir meslek yargılanıyor
DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu ise şöyle konuştu:
“Bu davada bir kişi yargılanmıyor, bir meslek yargılanıyor. Gazetecilik mesleğinin savunan da İsmail Arı. Tüm gazeteciler gibi bu davada gazeteciliği savunmasını izleyeceğiz. Bir gazetecinin nasıl savunma yaptığını, haberleri arkasında nasıl durduğunu göreceğiz.”
Kıvanç El: Gazeteciliğin yargılanamadığını göstereceğiz
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Kıvanç El de açıklamada şunları söyledi:
“Çok sık burada toplanıyoruz ve giderek kalabalıklaşıyoruz. Gazeteciler hedef olmaya devam edecek, biz de mücadele etmeye devam edeceğiz. İsmail Arı gazetecidir, gazeteciliğin yargılanamadığını İsmail üzerinden herkese göstereceğiz.”
Arı savunma yaptı
Açıklama sonrası duruşma için adliyeye giriş yapıldı. Duruşma salonu önünde bekleyenler arasında taşınan bir pankart dikkat çekti. Adalet Peşinde Aileler Platformu üyesinin taşıdığı pankartta, "Depremzedelerin yanındaydı. Şimdi de biz depremzedeler, İsmail Arı’nın yanındayız" ifadeleri yer aldı.
Büyük duruşma salonu da tamamen dolarken, salonun kapısı açık bırakıldı. Salonda Arı’nın ailesi, basın meslek örgütlerinin temsilcileri, meslektaşları, siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri ve haberleri aracılığıyla temas kurduğu yurttaşlar da yer aldı.
İsmail Arı, salona girdiğinde uzun süre alkışlandı, kalabalığın arasından “Halkın sesi”, “İsmail seninle gurur duyuyoruz” diye seslenenler oldu.
İsmail Arı, savunmasının eksiksiz bir şekilde zapta geçirilebilmesi için SEGBİS kaydı açılmasını talep etti. Mahkeme başkanı ifadelerin zapta geçirileceğinden dolayı talebi reddetti.
İsmail Arı 6 sayfalık savunmasına başladı:
“Buraya sadece kendimi savunmak için gelmedim, gazeteciliği savunmak için geldim. İletişim Başkanlığının verdiği basın kartına sahibi. 75 gündür sadece 58 satırlık iddianame ile cezaevindeyim, gazetecilik faaliyetim engellenmektedir. 75 gündür kapasitenin çok düşük olduğu bir koğuştayım ve yerde yatıyorum. Anayasa’da ‘basın hürdür, sansür edilemez’ denilmesine rağmen hukuk ayaklar altına alınarak tutuklandım. Yaşadığım soruşturma süreci adalet dağıtılan bu adliye binasının gördüğü en hukuksuz süreçlerinden biridir. Basın ve demokrasi tarihine geçen bu hukuksuzlukları tek tek sıralamak istiyorum...
“Koruma verilen benim için operasyon yapıldı”
16 Ocak’taki, gazetemdeki bir video kaydından dolayı 65 gün sonra benim hakkımda savcılık tarafından gözaltı kararı verilmiş, Ankara ikametime gidilmiştir. Tokat’ta bayram ziyaretinde olduğum için ikametinde bulunmuyordum.
Kolluk beni neden ailemin evinde aramıyor da eşimin akrabalarının yanında arıyor? Ben usulsüz bir şekilde telefon baz sinyalime bakıldığını düşünüyorum. Bununla alakalı mahkemenizden suç duyurusunda bulunmanızı ve emniyetin kayıtlarını incelenmesini talep ediyorum. Gözaltına alındığım gün jandarma ve polis eş zamanlı olarak adeta uyuşturucu baronu ya da suç örgütü liderine operasyon düzenler gibi eşimin 3 akrabasının kapısına dayanmıştır. Oysa benim hakkımda 7 aydır koruma kararı vardır. Ankara Valiliğince ben talep etmeksizin verilmiştir. Gözaltına alındığım eve gelen 4 polis hakimlik kararı olmaksızın cep telefonuma el koymuştur. Buna evde bulunan yakınlarım şahittir. ‘El koyma kararınız yoksa yaptığınız hukuksuzdur, hırsızlıktır, göreve kötü kullanmaktır’ şeklindeki ikazlarım üzerine Emniyet Müdürlüğü bahçesinde yakınlarıma iade edilmiştir. Bununla ilgili olarak İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli olan 4 polis hakkında suç duyurusu yapmanızı talep ediyorum. En önemli delilim de İlçe Emniyet Müdürlüğündeki güvenlik kamera kayıtlarıdır.
Bir diğer hukuksuzluk ise, Tokat’tan Ankara İl Emniyet Güvenlik Müdürlüğüne getirildiğimde çıplak arama yapılmak istenmiş, üç dört defa eğil kalk denilmiştir. Bunu da kabul etmedim. Bu polisler hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını talep ederim” dedi.
İsmail Arı’nın avukatları, Arı’nın 6 sayfalık savunmasını mahkeme başkanının cümle cümle Arı’nın ardından tekrar ederek zapta geçirmesinin sağlıksız olduğunu söyleyerek SEGBİS açılmasına verilen ret kararının yeniden düşünülmesini talep etti. Mahkeme başkanı bir süreliğine ara verdi.
Arı'nın ve avukatlarının savunmasının ardından savcı, 2,5 aydır cezaevinde tutulan İsmail Arı'nın tutukluluk halinin devamını istedi.
Tahliye kararı
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti İsmail Arı'nın tahliyesine karar verdi. Davanın bir sonraki duruşması 9 Ekim'de saat 14.00'te görülecek.
Evrensel'i Takip Et