Uluslararası Alevilik Çalışmaları Kongresi başladı
Akademi ile Alevi toplumunu buluşturan uluslararası kongrede 90 bilim insanı sunum yapıyor.
Çorum’da, akademi ile Alevi toplumunu aynı zeminde buluşturmayı hedefleyen “I. Uluslararası Alevilik Çalışmaları Kongresi” başladı. Hacı Bektaş Veli Vakfı Çorum Şubesi’nde düzenlenen kongrede, yurt dışından ve Türkiye’nin farklı üniversitelerinden 90 bilim insanı üç ayrı salonda sunum gerçekleştirecek.
Kongrenin açılışına Hacı Bektaş Veli Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, Merkez İlçe Başkanı Resul Yiğitoğlu, EMEP İl Başkanı Muharrem Özünel, Eğitim-Sen Şube Başkanı Kenan Sırma, Ticaret Borsası Başkanı Naki Özkubat, Borsa Meclis Başkanı Yılmaz Kaya ile Çorum Emek ve Demokrasi Platformu bileşeni siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Açılışta konuşan Çorum Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Av. Ahmet Özdel, Aleviliğin tarihsel ve toplumsal önemine dikkat çekerek, bu toprakların geçmişten bugüne farklı inançlara ev sahipliği yaptığını vurguladı. Özdel, Hititler döneminden bu yana farklı inançların izlerini taşıyan coğrafyada, günümüzde Alevi inancının görmezden gelindiğini ifade etti.
Alevi inancına ait kutsal mekânların korunması ve iadesi konusunda yaşanan sorunlara değinen Özdel, Alevilerin inançlarının ve mekânlarının yok sayılmasına karşı mücadele ettiklerini söyledi. Aleviliğin yalnızca bir mezhep değil, aynı zamanda tarihsel bir kültür ve yaşam biçimi olduğunu belirten Özdel, “Alevilik; barışın, kardeşliğin ve birlikte yaşamın teminatıdır” dedi.
Çorum Katliamı’nı da hatırlatan Özdel, katliamın unutulmayacağını ve unutturulmayacağını vurgulayarak, dava dosyalarının yeniden açılması ve yaşamını yitirenler için anıt yapılması çağrısında bulundu.
Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nail Elhan ise konuşmasında kongrenin mütevazı koşullarda gerçekleştirildiğine dikkat çekti. “Alevilik çalışmaları rahat ortamlarda yapılabilecek çalışmalar değildir” diyen Elhan, kongrenin büyük fonlar ya da sponsorluklar olmadan, Alevi kurumlarının ve gönüllülerin çabasıyla hayata geçirildiğini ifade etti.
Kongrede üç ayrı salonda paralel olarak toplam 21 oturum gerçekleştirileceğini belirten Elhan, ayrıca iki belgesel gösterimi ve bir fotoğraf sergisinin de programda yer aldığını söyledi. Salonların “aşevi”, “cemevi” ve “halkevi” olarak adlandırılmasının bilinçli bir tercih olduğunu dile getiren Elhan, bunun Alevi toplumsal yaşamındaki paylaşım, inanç ve kamusal alanı simgelediğini kaydetti.
Kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını vurgulayan Elhan, “Bu etkinlik, Aleviliği kendi diliyle ve kendi gerçekliği içinde ele almayı amaçlıyor” dedi.
Üç gün sürecek kongrede edebiyattan sinemaya, siyasetten diasporaya kadar birçok başlık ele alınacak. Kongre kapsamında konserler ve çeşitli etkinlikler de düzenlenecek.
Açılış konuşmalarının ardından Doç. Dr. Nail Elhan’ın moderatörlüğünde, ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şen, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Volkan Ertit ve Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Veysel Dinler’in katılımıyla “Laiklik ve sekülerleşme ekseninde Alevilik” konulu panel gerçekleştirildi.
“Alevilik barışın teminatıdır”
Çorum Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Av. Ahmet Özdel, Alevi inancının tarihsel ve toplumsal önemine dikkat çekerek, Aleviliğin barış, kardeşlik ve birlikte yaşamın teminatı olduğunu vurguladı.
“I. Uluslararası Alevilik Çalışmaları Kongresi”nin açılışında konuşan Özdel, bu toprakların köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, M.Ö. 1259 yılında Hititler ile Mısır Firavunu II. Ramses arasında imzalanan ve tarihin bilinen ilk yazılı barış anlaşmasına ev sahipliği yapan Anadolu’nun, farklı inançların birlikte yaşadığı bir coğrafya olduğuna işaret etti.
Hititlerin “bin tanrılı halk” olarak anıldığını hatırlatan Özdel, geçmişte farklı inançlara gösterilen ilginin bugün yaşayan inançlara gösterilmediğini ifade etti. Özdel, “Devlet, belediyeler ve kamu kurumları yaşayan inançları ve onların mekânlarını çoğu zaman görmezden gelmekte, egemen inançlar karşısında yok saymaktadır. Alevilerin inançları ve düşünceleri de benzer şekilde yok sayılmaktadır” dedi.
Alevi inancına ait kutsal mekânların korunması gerektiğini vurgulayan Özdel, Osmancık’taki Koyunbaba Dergâhı başta olmak üzere birçok Alevi ziyaret yerinin farklı amaçlarla kullanıldığını ve Alevilerin bu mekânlara yönelik iade taleplerinin karşılanmadığını dile getirdi. Oğuzlar ilçesindeki Karadonlu Can Baba ve Hacı Bektaş Veli ile bağlantılı ziyaret yerlerinin de benzer şekilde Alevilerin kullanımından çıkarıldığını söyledi.
Aleviliğin yalnızca bir mezhep olmadığını belirten Özdel, “Alevilik; tarihsel bir kültür, bir yaşam biçimi ve derin bir toplumsal hafızadır. Bu inanç, barışın ve kardeşliğin temelidir” ifadelerini kullandı.
1980’li yıllarda Çorum’da yaşanan katliamı hatırlatan Özdel, bu acının unutulmayacağını vurgulayarak, sorumluların yargılanması gerektiğini söyledi. Özdel, “Çorum Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız. Dava dosyalarının yeniden açılmasını ve yaşamını yitirenler için bir anıt yapılmasını talep ediyoruz” dedi.
Toplumsal barışın ancak eşitlik ve adaletle mümkün olacağını ifade eden Özdel, “Hukukun ve özgürlüğün olmadığı yerde adalet olmaz; adaletin olmadığı yerde ise kardeşlik kurulamaz” diyerek çağrıda bulundu.
Özdel, düzenlenen kongrenin Aleviliğin bilim dünyasında daha görünür hale gelmesine katkı sunacağını belirterek, bu tür çalışmaların toplumsal barışa hizmet edeceğini sözlerine ekledi.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et