04.06.2026 18:39 / Güncelleme: 19:14

Eğitim Sen Bakan Tekin'in 3 yılını değerlendirdi: ‘Eğitim iktidarın ideolojisine göre şekillendiriliyor’

Eğitim Sen birçok ilde Bakan Tekin’in görevdeki üç yılını değerlendirdi. Açıklamada eğitimin değersizleştirildiği, eğitim emekçilerinin itibarsızlaştırıldığı belirtilerek eğitimin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirildiği vurgulandı.

Eğitim Sen Bakan Tekin'in 3 yılını değerlendirdi: ‘Eğitim iktidarın ideolojisine göre şekillendiriliyor’

Fotoğraf: Evrensel

Eğitim Sen birçok ilde yaptığı açıklamalarla Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görevdeki üç yıllık dönemini değerlendirdi. Açıklamalarda Bakan Tekin döneminde, eğitimin değersizleştirildiği, eğetim emekçilerinin itibarsızlaştırıldığı belirtilerek eğitim sisteminin iktidarın ideolojik çizgisine uygun biçimde yeniden şekillendirildiği, serkayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirildiği belirtildi.

Eğitim Sen Ankara Şubeleri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görevde bulunduğu 3 sene boyunca eğitimi değersizleştiren ve eğitim emekçilerini itibarsızlaştıran politikalarına karşı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde basın açıklaması yaptı. Açıklama da konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak eğitim sisteminin "siyasal iktidarın ideolojik çizgisine uygun biçimde yeniden şekillendirildiğini" söylerken, kamusal bir hak olması gereken eğitimin "sermayenin ihtiyaçlarına göre yeniden biçimlendirildiğini" vurguladı.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) Kayyum olarak atanan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısını, eski Eğitim Sen Genel Başkanı Yıldırım Kaya olarak belirlemesinin ardından, Eğitim Sen basın açıklamasına Suat Özçağdaş’ı Eğitim Politikalarından Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı olarak davet etti. Açıklamaya Özçağdaş ve Dem Parti İl Eşbaşkanı Fatin Kanat katıldı.

Irmak, açıklama sırasında Kaya’ya seslenerek “Eğitim Sen Kurucu Genel Başkanımızdır. Ancak yanlış bir yerde konumlandığı için biz sosyal medya hesaplarından o tanımı kaldırmasını talep ediyoruz. CHP genel merkezinde kaldığı sürecede hiçbir etkinliğimize kendisini çağırmayacağız” dedi.

“Eğitim politikaları tepeden inmeci yöntemlerle uygulandı”

Irmak, Bakan Tekin’in göreve geldiğinden itibaren eğitim sistemini siyasal iktidarın ideolojik çizgisine uygun biçimde yeniden şekillendirmeyi temel hedef haline getirdiğini söyledi. Bakan Tekin’in görev süresi boyunca eğitim emekçileri, öğrenciler, veliler, sendikalar, bilim insanları ve kamuoyunu yok saydığını vurgulayan Irmak, “Eğitim politikaları katılımcı, bilimsel ve demokratik süreçler işletilmeden tepeden inmeci yöntemlerle hayata geçirilmiştir” dedi.

‘Laik eğitim ilkesine meydan okunmuştur’

Bakan Tekin’in göreve geldikten sonra katıldığı ilk TBMM bütçe görüşmelerinde tarikat ve cemaatlerle yapılan protokolleri savunduğunu hatırlatan Irmak, “Bu yapıları ‘sivil toplum kuruluşu’ olarak tanımlayarak ‘Onlarla protokol yapmaya devam edeceğiz’ sözleriyle laik eğitim ilkesine açıkça meydan okumuştur” ifadelerini kullandı.

Irmak, Bakan Tekin’in bir soru önergesine verdiği yanıta göre Bakanlığın vakıf ve derneklerle imzaladığı 672 protokol olduğunu söyleyerek, “Ancak protokol imzalanan kurumların yalnızca bir kısmının isimleri kamuoyuyla paylaşılmış; başta Ülkü Ocakları olmak üzere çok sayıda dini vakıf, dernek ve yapı ile yapılan protokoller ısrarla gizlenmiştir” dedi.

‘Biati, itaati ve tek tipleşmeyi teşvik ediyor’

Bakan Tekin’in görev süresi boyunca eğitim sistemine yönelik en tehlikeli uygulamalardan birinin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli olduğunu vurgulayan Irmak, “Yeni müfredatla eğitimin içeriği boşaltılmış, ‘sadeleşme’ adı altında pek çok temel başlık ya zayıflatılmış ya da müfredatın dışına itilmiştir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli,eğitim emekçileri açısından da yoğun angarya, belirsizlik ve baskı anlamına gelmektedir” diye konuştu.

Irmak, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin biati, itaati ve tek tipleşmeyi teşvik ettiğini vurgulayarak, “Böyle bir eğitim anlayışının sağlıklı bir ‘öğrenme iklimi’ yaratması mümkün değildir. Çocukların dünyayı anlamaya, soru sormaya, tartışmaya, araştırmaya ve farklılıklarla birlikte yaşamayı öğrenmeye ihtiyacı vardır. Bakanlığın ‘değerler eğitimi’ adı altında okullara dayattığı yaklaşım ‘tek din, tek mezhep, tek kimlik’ anlayışına dayanmaktadır” dedi.

‘Eğitim sermayenin ihtiyaçlarına göre biçimlendiriliyor’

Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) eliyle çocuklar ‘eğitim’ adı altında organize sanayi bölgelerinde, ağır ve tehlikeli iş kollarında ucuz iş gücü olarak çalıştırıldığını vurgulayan Irmak, “Bakanlığın ‘eğitim-üretim ilişkisi’ olarak pazarladığı modelin arkasında; yetersiz denetimler, kâğıt üzerinde kalan raporlar, çocuk emeğinin sömürüsü ve iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların acı gerçeği bulunmaktadır. Türkiye’de kamusal bir hak olması gereken eğitim, piyasacı ve plansız politikalarla sermayenin ihtiyaçlarına göre yeniden biçimlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.

‘Eğitsel çöküşün üzeri örtülüyor’

Bakanlığın kurumsal videolarında modern laboratuvarların, pırıl pırıl sınıfların ve huzurlu okul ortamları gösterildiğini hatırlatan Irmak, “Ancak gerçek tabloda okulların bütçeleri yetersiz bırakılmış, temizlik personeli sorunu kalıcı hale gelmiş, temizlik malzemesi tedariki ise büyük ölçüde velilerin sırtına yüklenmiştir. Bakan Tekin’in Meclis kürsüsünden yerel yönetimleri suçlamaya çalışırken söylemek zorunda kaldığı ‘Okullarda sabun var ama çeşmeden su akmıyor’ ifadesi, okullardaki hijyen, altyapı ve güvenlik krizinin en açık göstergelerinden biridir.Bakanlığın hazırladığı video, bizzat iktidar eliyle derinleştirilen eğitsel, ekonomik ve fiziksel çöküşün üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir” dedi.

‘Eğitim piyasa koşullarına terk edildi’

Irmak, MEB verilerine göre 2022-2023 eğitim öğretim yılı sonunda özel okul sayısı 14 bin 281 iken, 2024-2025 eğitim öğretim yılında ise 14 bin 700’e yükseldiğini belirterek, “Böylece sadece son açıklanan resmi veriye göre özel okul sayısında 419 okul artış yaşanmıştır. Bu artış, devlet okullarında kalabalık sınıflar, ikili eğitim, fiziki yetersizlikler, temizlik ve beslenme sorunları sürerken; eğitim hakkının kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp piyasa koşullarına terk edildiğinin somut göstergelerinden biridir” diye konuştu.

‘Liyakat sistemi çöktü’

Bakan Tekin’in görev süresinde öğretmenlerin emeğine ve sistemin taşıyıcı gücü olduğuna dair yaptığı vurguların sahadaki pratikle açıktan çeliştiğini söyleyen Irmak, “Bakanlık, mülakat sistemini ve şaibeli elemeleri uygulamaya devam ederek liyakati tamamen yok etmiştir. ‘Öğretmenlik Mesleği Kanunu’ ile eşit işe eşit ücret ilkesi yok sayılmış, öğretmenler hiyerarşik basamaklara ayrılarak çalışma barışı bozulmuştur. Milli Eğitim Akademisi ile öğretmen yetiştirme süreci siyasi bir denetime hapsedilmiştir” diye konuştu.

Irmak, ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmenin intihara ve güvencesiz işlerde çalışmaya itildiğini vurgulayarak “Okullardaki mevcut öğretmenler ise ekonomik sorunlar, mobbing ve sendikal ayrımcılık kıskacında hayatta kalma mücadelesi vermektedir. On binlerce öğretmen adayı ‘mülakat gibi mülakat”’vaadiyle mağdur edilmiş, liyakat sistemi tamamen çökmüştür” dedi.

‘Gerçek reform, kamusal ve bilimsel eğitimle mümkündür’

Bakan Tekin’in görevdeki ilk üç yılını eleştiren Irmak, “Eğitimin amacı siyasi iktidarın ideolojik arka bahçesini inşa etmek ya da sermayeye bedava iş gücü devşirmek değildir. MEB’in sosyal medya hesaplarında yüksek bütçelerle hazırlatılan propaganda amaçlı videolar, eğitimde yaşanan yapısal çöküşü gizlemeye yetmemektedir. Gerçek bir eğitim reformu; kurumsal videolarla parlatılan görselliğin propaganda aracına dönüştürülmesiyle değil, kamusal, parasız, demokratik, nitelikli, bilimsel, laik, cinsiyet eşitlikçi ve ana dilinde eğitimin tüm okullarda somut olarak yaşama geçirilmesiyle mümkündür. Bakanlığın süslü söylemleri ve ‘başarı’ anlatısı, toplumun önüne konulmuş bir ‘Maarif Masalı’ olmaktan öteye geçmemektedir” dedi.

‘Kamusal eğitimin savunucusu olmaya devam edeceğiz’

Irmak sözlerine şöyle devam etti: “Eğitim Sen olarak bizler; eğitim emekçilerinin örgütlü gücüne, velilerin ve öğrencilerin eşit, özgür ve nitelikli eğitim hakkına dayanarak, bu masalın karşısına gerçekleri koymaya ve örgütlü olduğu tüm okullarda ve işyerlerinde laikliğin, bilimin, kamusal ve demokratik eğitimin yılmaz savunucusu olmaya devam edeceğiz.”  


Eğitim Sen Dersim: “Maarif Masalı değil, bilimsel ve kamusal eğitim istiyoruz”

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Eğitim Sen Dersim Şubesi, Sanat Sokağı’nda yaptığı basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görevdeki üç yıllık dönemini değerlendirdi. Açıklamayı okuyan Eğitim Sen Dersim Şube Başkanı Mehmet Aşkın, Yusuf Tekin döneminde eğitimin daha fazla dinselleştirildiğini, piyasalaştırıldığını ve merkeziyetçi politikalarla yeniden şekillendirildiğini ifade etti.

“Eğitim ideolojik kuşatma altında”

Tarikat ve cemaatlerle yapılan protokollerin savunulduğunu, yeni müfredatla bilimsel ve eleştirel eğitimin geri plana itildiğini belirten Aşkın, “Okullar çocukların bilimsel bilgiyle buluştuğu kamusal kurumlar olmaktan uzaklaştırılıyor. Eğitim alanı, siyasal iktidarın ideolojik tercihleri doğrultusunda yeniden düzenleniyor” dedi. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarına da dikkat çeken Aşkın, çocuk emeğinin sömürüldüğünü ve eğitimin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirildiğini söyledi.

“Kamusal ve bilimsel eğitim talebi”

Okullardaki temizlik, altyapı ve beslenme sorunlarının sürdüğünü, öğretmenlerin ise güvencesizlik ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Aşkın, Bakanlığın hazırladığı tanıtım videolarının eğitim alanındaki yapısal sorunları gizleyemeyeceğini belirtti. Aşkın, Eğitim Sen olarak kamusal, parasız, bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkını savunmaya devam edeceklerini söyledi. 

(Evrensel)
04.06.2026 10:52

ABB'den Mansur Yavaş açıklaması: 'Kılıçdaroğlu ile görüşme yaptığı' iddiası yalanlandı

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Mansur Yavaş'ın Güvenpark'taki bayramlaşma programının ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğü yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, "İfadelerin tamamı asılsızdır" açıklaması yaptı.

ABB'den Mansur Yavaş açıklaması: "Kılıçdaroğlu ile görüşme yaptığı" iddiası yalanlandı

Fotoğraf: ANKA

04.06.2026 18:08

Esenyurt'ta su pompası üreten fabrikada yangın: 1 işçi hastaneye kaldırıldı

İstanbul Esenyurt'ta su pompası üreten fabrikada çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saat süren çalışmasıyla söndürüldü. Yangında dumandan etkilenen işçi Recep Erkut hastaneye kaldırıldı.

Esenyurt'ta su pompası üreten fabrikada yangın: 1 işçi hastaneye kaldırıldı

Fotoğraf: DHA

04.06.2026 16:30 / Güncelleme: 16:40

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali: Kadınların direniş hikâyeleri perdeye taşındı

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali devam ediyor. Kadınların direniş, hafıza, yalnızlık ve adalet mücadelelerini anlatan filmler izleyiciyle buluştu.

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali: Kadınların direniş hikâyeleri perdeye taşındı

Fotoğraf: Mamak Belediyesi

04.06.2026 16:53

Aile Dayanışma Ağı Silivri'den seslendi | Dilek İmamoğlu: Yargıtay'ı adaleti savunmaya davet ediyoruz

Aile Dayanışma Ağı'nın Silivri’deki 35’inci buluşmasında konuşan Dilek İmamoğlu, “mutlak butlan” kararına tepki göstererek Yargıtay’ı adaleti ve bağımsızlığını savunmaya çağırdı. Tutuklu yakınları ise “zamanında işleyen adalet” talebini yineledi.

Aile Dayanışma Ağı Silivri'den seslendi | Dilek İmamoğlu: Yargıtay'ı adaleti savunmaya davet ediyoruz

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!