04.06.2026 16:19 / Güncelleme: 17:19

'Canım kardeşim, umudu kaybetme': Şebo seneler sonra sahnede!

Bizler sadece 1990’lardan bugüne hayatın ve toplumun ona kattığı renklerin içinde simsiyah parıldayarak tekrardan sahnelere dönen kadın bir müzisyene değil; hiç yaşamadığımız ve uğruna mücadele ettiğimiz bir gençliğe sarılıyoruz.

"Canım kardeşim, umudu kaybetme": Şebo seneler sonra sahnede!

Erdinç İNCEER

Boğaziçi Üniversitesi

 

2016-2026 akımıyla başladığımız bu yılda çok ünlü birçok isim geri dönüş yaptı. Tarkan yeniden konserler vermeye başladı, DevilWears Prada 20. Yılında 2. Filmini çıkardı ve Model grubu tekrardan birleşti. Her sene ha bu sene, ha seneye dönecek derken Şebnem Ferah da 2026’nın geriye dönüş rüzgarından etkilenerek bir anda konser tarihlerini açıkladı ve her biri ortalama 20.000 kişilik olan 4 konserin biletleri sadece 20 dakikada bitti. Peki bu haber herkesi neden bu kadar heyecanlandırdı? Onu hiç görmemiş bir jenerasyon dahi onu sahnelerde görmeyi niye büyük bir coşkuyla bekliyor? Bunun için sanırım hikâyenin biraz başına gitmemiz gerekiyor. 

Yaptığı müziğe “Kadın” albümüyle başlaması ve alternatif bir çizgide çoğu sanatçının dile getiremediği konuları cesurca dile getirerek başlamasıyla dönemin gençliği tarafından severek dinlendi. Albümün çıkış parçası “Vazgeçtim Dünyadan” şarkısı kadınların toplum içinde yerine değinirken, dönemine göre güçlü bir şekilde piyasada kendine yer edindi. Albümün konsepti Türkiye’de erkek egemen rock müzik dünyasında daha önce görülmemiş bir tarzdaydı ve sözleri ilk defa bir kadın hikayesini romantize etmeden sunuyordu. Anlatmaya çalıştığı hikâye zaten çıkış şarkısının bir satırında açıkça yazıyordu: “Mezarlar bile küsmüş kadınca ölene.” 

Acıların kadını Şebnem

Türkiye’deki çoğu kadın gibi onun da yolu acılardan geçti. İkinci albümünün hazırlık sürecinde ablasını kanserden kaybettiğinde sadece 25 yaşındaydı. Onun hastalığı sürecinde yazdığı Deli Kızım Uyan ve ölümü üzerine yazdığı “Bugün” şarkısı hepimizin sevdiklerimizi andığı birer ağıta dönüştü. İkinci albümü yayınlandıktan çok kısa bir süre sonra ise 1999 yılında Yalova depreminde babasını kaybetti. Bu sebeple bu albümü hiçbir zaman tam olarak sahiplenmedi ve reklamını yapamadı. Daha sonrasında farklı albümlerde, farklı şarkılarda babasını andı. Hepimizin tanıdığı acıları hiç süslemeden olduğu gibi anlatması onu bizimle buluşturan ve sahiplenmemizi sağlayan en önemli etkendi belki de. Tüm yaşanmışlıklara “Sil Baştan” deme cüretini gösterebilmesi sayesinde, yaşanan her şeye rağmen devam edebilmeyi bize ergenliğimizde ilk öğreten kişi oldu. Sevdiklerini kaybeden herkesin yaptığı gibi kendini ve dünyayı anlamlandırma çabasıyla şarkılarını yazmaya başladı. “Perdeler” albümü bu açıdan aşkı, günleri, kendini ve çevresini anlamaya çalışmasından doğdu. Albümün yayınlanmasından sadece üç hafta sonra televizyonda sevgilisinin onu aldattığını öğrenmişti. Sonrasında son kez inzivaya çekildi ve bu inziva ona iki albüm hediye etti: Kelimeler Yetse ve Can Kırıkları. 

Hepimiz aşkımızı mayın tarlasında yaşadık

Bu albümler yayınlandığı dönemden bugüne kendisinin nasıl var olduğunu, aşktan ve hayattan neler beklediğini açık bir şekilde ortaya koyuyor. Bu yüzden bizi de aynayla kendi hislerimiz ve içinde bulunduğumuz toplumun yalınlığıyla tanıştırıyor. Kendisi de hayatın içinden müzik yapma amacını taşıdığını röportajlarında söylüyor. Bunu konserlerindeki seyircinin ona eşlik edişinden biz de anlayabiliyoruz. Günün sonunda onun anlatılarıyla iyi dostlar biriktirdik hepsi ailemiz de oldu, aşkımızı da mayın tarlasında yaşadık. Ve duvarlarımız her zaman biraz dikkatli bakıldığında ardını gösteren türden oldu. Şebnem Ferah’ın alışılagelmişin dışına çıkarak sanatçının sahnede aktif, seyircinin pasif olduğu biçimi yıkıp cesurca seyirciyle iç içe bir konser sunması onu günümüz şarkıcılarından ayırıyor. Zeki Müren’in başlattığı seyirci içine doğru sahneden kopan bir yapı onun her konserinin vazgeçilmezi. Özellikle Bostancı 2007 konserinde bunu net bir şekilde görebiliyoruz. Dinleyici odaklı bir şov sunmak, sadece dertlerini aktarabilmenin ötesinde o duyguları beraber paylaşma amacıyla sahneye çıkması onun konserlerini biricik hale getiriyor. 

Konser takvimi linçleri de beraberinde getirdi

Konser duyurularının ardından bir linç kampanyası da beraberinde geldi. Şebnem Ferah’ın Sırrı Süreyya Önder’in vefatından sonra Teoman’ın paylaştığı anma postunu beğenmesi üzerine konserleri milliyetçi bir kitle tarafından boykot edilmeye başlandı. Ve bir anda herkes bu tartışmanın içinde kayboldu. Bu linç kampanyasının nereden başladığını tahmin etmek zor değil, muhalif duruşuyla her zaman dimdik duran bir kadın sanatçının yeniden sahnelere dönecek olması bazılarını biraz rahatsız etmiş olabilir. Günün sonunda gezi döneminde hem alanda var olarak hem de direkt dönemin başbakanına yazdığı mektupla özür dilemesi gerektiğini belirtmesi bir kesimin hassasiyetlerini tetiklemiş olabilir. O mektuptan bir alıntı yapmak isterim: “Karşıdan bakıldığında en eksik ifadeyle 'erk sarhoşluğu' gibi görünen bu tavrınızı bir tarafa bırakınız ve ivedilikle ‘dinlemeye’ başlayınız.”. 

Gezi sürecinden sonra hızlanan neoliberalizmin inşasının hızlanmasıyla toplumun ve politikanın geçirdiği dönüşümüne dair izlenimlerini ve mücadeleye olan inancı, son albümünün ana teması oldu. Umuttan, mücadeleden ve kayıplardan bahseden Şebnem kendi gençliğiyle de bu albümde yüzleşmişti. Özellikle üniversite bahar şenliklerinde sürekli yer alması, daha sonrasında ülkenin çeşitli şehirlerinde düzenlenen daha kapsamlı şenliklerin de vazgeçilmezi olması onu bizim için salgın öncesi bir arada olduğumuz zamanların en güzel anların eşlikçisi haline getirmişti. 2020 yılında başlayan salgının ardından üretmekten tamamen uzaklaştı çünkü değişen ve ümitsizleşen düzen içerisinde belki de artık kendisine yer bulamıyordu. İktidarın özellikle önce salgın bahanesiyle sonrasında baskı politikalarıyla gençliği yalnızlaştırma çabaları, örgütsüz olan bizi yeni anılar yaratmaktan mahrum bıraktı. Artık ucuz ve kapsamlı şenliklere neredeyse hiç ulaşamıyoruz. Sanatçıların nerede nasıl sahne alınacağına dahi müdahale ediliyor; üniversite şenlikleri iptal ediliyor, edilmeye çalışılıyor. Bu nedenle Şebnem Ferah her şeyin ötesinde bizlerin ev sahibi olduğu büyük şenliklerin vazgeçilmez bir misafiri olduğu için de onu bu kadar beklemiş olabiliriz.

Yaşayamadığımız gençliğe olan özlemle…

Zannediyorum ki daha fazla kenarda kalmaya dayanamayıp tekrar sahnelerde birlik duygusunu yaşamak ve yaşatmak amacıyla dönmesi sadece ona değil bize de çok iyi gelecek. Ezcümle, bizler sadece 1990’lardan bugüne hayatın ve toplumun ona kattığı renklerin içinde simsiyah parıldayarak tekrardan sahnelere dönen kadın bir müzisyene değil; hiç yaşamadığımız ve uğruna mücadele ettiğimiz bir gençliğe sarılıyoruz. Bu yüzden sizlere Şebnem’in son albümünün son şarkısının en sevdiğim satırlarıyla veda ediyorum. Konserlerde, şenliklerde ve alanlarda görüşmek dileğiyle! 

“Canım kardeşim, umudu kaybetme
Yaşamana bak sarılıp kendine
Masum bir uyanış yeter bize
Duygularımız üryan, anadan üryan”

*Koyu, Şebnem Ferah

(Genç Hayat)
04.06.2026 09:43

Van’da yoksulluğun tablosu: Asgari ücretli 60 kadroya 850’den fazla başvuru

Van'da İpekyolu Belediyesinin açtığı 60 kişilik geçici işçi alımına 850'den fazla kişi başvurdu. Belediye yetkilileri, başvuruların kentte derinleşen işsizlik ve yoksulluğun somut göstergesi olduğunu belirtti.

Van’da yoksulluğun tablosu: Asgari ücretli 60 kadroya 850’den fazla başvuru

Fotoğraf: MA

04.06.2026 13:56 / Güncelleme: 14:00

DEM Partili Sakık, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret etti: 'Barışın güçlenmesine katkı sunmasını temenni ediyorum'

DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret ettiğini duyurdu.

DEM Partili Sakık, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret etti: “Barışın güçlenmesine katkı sunmasını temenni ediyorum”
04.06.2026 10:52

ABB'den Mansur Yavaş açıklaması: 'Kılıçdaroğlu ile görüşme yaptığı' iddiası yalanlandı

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Mansur Yavaş'ın Güvenpark'taki bayramlaşma programının ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğü yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, "İfadelerin tamamı asılsızdır" açıklaması yaptı.

ABB'den Mansur Yavaş açıklaması: "Kılıçdaroğlu ile görüşme yaptığı" iddiası yalanlandı

Fotoğraf: ANKA

04.06.2026 06:07

Türkiye Milli Futbol Takımı Miami'deki ilk antrenmanını yaptı

2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıklarını ABD'de sürdüren A Milli Futbol Takımı, Miami'deki ilk antrenmanını gerçekleştirdi. İdmanı, TFF yönetimi ve Hidayet Türkoğlu da yakından takip etti.

Türkiye Milli Futbol Takımı Miami'deki ilk antrenmanını yaptı

Fotoğraf: Mostafa Bassim/AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!