Yerebatan'ın devrine yürütmeyi durdurma kararı
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Fatih Kaymakamlığının İBB’ye yönelik “fuzuli işgal” gerekçeli tahliye işlemini, devam eden tapu davası ve tedbir kararını gerekçe göstererek durdurdu.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesi, tarihi Yerebatan Su Sarnıcı’nın (Yerebatan Sarnıcı) bir bölümünün tahliyesine ilişkin Fatih Kaymakamlığı işleminin yürütmesini durdurma kararı verdi. Mahkeme, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) izinsiz işgalci sayılamayacağına hükmetti.
Daire, oy birliği kararıyla, İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 21 Mayıs 2026’da verdiği “yürütmenin durdurulması isteminin reddi” kararını kaldırdı. Mahkeme, dava konusu taşınmazın tahliyesini gerektiren işlemin teminat aranmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına hükmetti.
Uyuşmazlığın konusu
Dava, İstanbul Fatih Alemdar Mahallesi, Yerebatan Caddesi 37 ada, 14 parselde kayıtlı 40,50 metrekare yüzölçümlü “Yerebatan Su Sarnıcı” vasıflı taşınmaz ile ilgili. Taşınmazın mülkiyeti tamamen İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlıyken, Vakıflar Genel Müdürlüğü 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesine dayanarak 1 Nisan 2026’da taşınmazı sekiz mazbut vakıf adına resen tescil etti.
Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğünün 10 Nisan 2026 tarihli ihtarıyla İBB’den taşınmazın 15 gün içinde boşaltılması istendi. Süresinde tahliye gerçekleşmeyince, Fatih Kaymakamlığı 4 Mayıs 2026’da 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesi uyarınca tahliye işlemini tesis etti. İBB bu işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması için dava açtı.
Mahkemenin gerekçesi
Bölge İdare Mahkemesi kararında şu kritik noktalara vurgu yaptı:
İBB’nin, taşınmazın mülkiyetine ilişkin olarak İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescil (zilyetliğe dayalı) davası açtığı ve bu davanın derdest olduğu hatırlatıldı. Söz konusu mahkeme, 28 Nisan 2026 tarihinde teminatsız olarak taşınmaz hakkında tedbir kararı verdi.
Mahkeme, “Hukuk devletinin bir gereği olarak yasama, yürütme ve yargı organlarının mahkeme kararlarına uyması gerekmektedir. Anayasa’nın 138. maddesi mahkeme kararlarına uyulmasının zorunlu olduğunu düzenlemiştir. Derdest olan tapu iptali davasında verilen tedbir kararının da dikkate alınması gerektiği açıktır” ifadelerine yer verdi.
Mahkeme, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca bir kişi veya kurumun “fuzuli şagil” (izinsiz işgal) sayılarak mülki amirce tahliye edilebilmesi için taşınmaz sahibi idarenin rızası dışında işgalci konumunda olması gerektiğini vurguladı. İBB’nin taşınmaz üzerinde devam eden bir mülkiyet davası ve tedbir kararı bulunduğu için bu koşulun gerçekleşmediğine hükmetti.
Mahkeme, davacı İBB’nin “Yerebatan Su Sarnıcı”nın aslında 9 bin 800 metrekare kapalı alana sahip olduğu ve tahliye yazısında belirtilen 14 parselin bu alanın altında ya da üstünde bulunmadığı, ayrıca parsellerin bir kısmının özel mülkiyet alanlarına taşkınlık oluşturduğu yönündeki itirazlarını dikkate aldı. Kararda, tahliyeye konu taşınmazın net olarak belirlenebilmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtildi.
İşlemin uygulanması halinde taşınmazın tahliye edilecek olması nedeniyle İBB açısından telafisi güç zararlar doğabileceği de kararın dayanakları arasında yer aldı.
Bölge İdare Mahkemesinin bu kararı, İstanbul 8. İdare Mahkemesinin önceki “ret” kararını ortadan kaldırdı. Dosya yeniden mahkemeye iade edildi. Karar, oybirliğiyle ve kesin olarak verildi.
(Haber Merkezi)
Evrensel'i Takip Et