'Mutlak Butlan' sonrası İBB davasının ilk haftası sona erdi | Silivri'den özel yayın
'Mutlak Butlan' kararı, kurultay tartışmaları... Muhittin Böcek'ten 3. etkin pişmanlık ifadesi... İBB davasında Ekrem İmamoğlu çıkışı... CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve Av. Hüseyin Ersöz ile konuştuk.
'Mutlak butlan' kararı, kurultay tartışmaları... Muhittin Böcek'ten 3. etkin pişmanlık ifadesi... İBB davasında Ekrem İmamoğlu çıkışı... Silivri'den yaptığımız özel yayında gazeteciler Dilan Temiz ve Fatih Polat; CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve Av. Hüseyin Ersöz ile konuştu.
Silivri'de süren davalardan gelişmeler her hafta canlı yayınla Evrensel'de.
Tanrıkulu: Çürümüşlük "Bu ifadeyi imzala" diyenlerde
Silivri’den gerçekleştirdiğimiz özel yayında Evrensel YouTube kanalına konuk olan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, da “Çürümüşlük Muhittin Böcek’e ‘Bu ifadeyi imzala’ diyenlerde” dedi.
Tanrıkulu ifadelerin baskı altında alındığını, Muhittin Böcek’in bütün mal varlığına el konulduğunu ve Böcek ailesinin özel görüntülerinin medyaya servis edildiğini hatırlattı. Tanrıkulu, “Böyle hukuk dışı üzerine gidiyorsunuz ve ‘Bak bu beyanı imzalayacaksın’ diyorsunuz. İmzalıyor üçüncü beyanını da. Ardından tahliye dilekçesi veriyor. Bu olmaz” dedi.
"Bunların hiçbir hukuki değeri yok"
Ferdi Zeyrek’in toplumun ortak bir biçimde vicdanını kanatan talihsiz bir kaza sonucu yaşamını yitirdiğini hatırlayan Tanrıkulu, şöyle devam etti: “Ölümünün birinci yıl dönümünde kendisinin cevap veremeyeceği bir iddiayı şimdi o beyana yazıyorsunuz. Devlet Güvenlik Mahkemeleri döneminde dahi yaşamını yitirmiş bir siyasetçiyle ilgili olarak aksini kanıtlayamayacağı bir beyan söylenirse savcılar ‘Bunu yazmıyoruz’ der. Bunlar suçtan kurtulmaya dönük baskı altında verilmiş ifadeler. Bir hukukçu olarak söylüyorum ki bunların hiçbir hukuki değeri yok. Eğer böyle bir iddia olsaydı kendisi ilk beyanında söylerdi. Ama ilk beyanında ‘Para verdiysem şerefsizim’ dedi. Yani bir kanıt yok, ‘Söyledim, verdim’ diyor.”
"Erdoğan aday olabilsin, seçilebilsin diye…"
İktidara tepki gösteren Tanrıkulu şunları söyledi: “Diyorsunuz ki; ben bu CHP yönetimiyle çalışmıyorum. Ben bu yönetimi kontrol edemiyorum. Denetleyemiyorum. Sınırlarını çizdim. Ankara’ya davet ettim. Sokağa çıkma dedim. Beni dinlemedi. O yüzden bin kişinin yargılandığı dava da bulurum, bir yargı kararı alırım, istediğimi yönetimi getirir orada oturturum.”
Amacın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelecek seçimi kazanması olduğunu ifade eden Tanrıkulu, “Özgür Özel ve yakın çevresine, Veli Ağbaba’ya, hiç ilgili olmayan yakınlarına baskı kurulmaya çalışılıyor. Her türlü kötülüğü yargı aracılığıyla kullanmaya çalışıyorlar. Bütün bu kötülükleri yapmalarının nedeni bir sonraki seçim Erdoğan aday olabilsin, seçilebilsin, partisi birinci olabilsin diye. Bunu son seçimlerde yapamadılar. Özel ve yönetimini kontrol altına alamadılar. Şimdi absürt ifadelerle, beyanlarla, zorlamalarla bir algı oluşturmaya çalışıyorlar” dedi.
"Çaresiz değiliz, halkla yürümeye devam edeceğiz"
Tanrıkulu, “Bize diyorlar ki siz bu sınırın içinde kalacaksınız, yoksa bakın bunun gibi her şey olabilir, devam edebilir” dedi. Tanrıkulu, “Çaresiz değiliz. Halktan ciddi bir itiraz var. Halkla beraber yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et