Türkiye, Avrupa’nın plastik çöpünde ilk sırada: Atık miktarı 2025’te 503 bin tona ulaşarak rekor kırdı
Greenpeace Türkiye’nin politika bilgi notuna göre, AB’den Türkiye’ye gönderilen plastik atık miktarı 2025’te 503 bin tona ulaşarak rekor kırdı. Türkiye, Avrupa’nın plastik atıklarının en büyük varış noktası olmayı sürdürdü.
Fotoğraf: Nick Fewings/Unsplash
Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]
Avrupa Birliği’nin plastik atık ihracatı 2025 yılında yüzde 19 artarak 503 bin tona yükselirken, bu atıkların en büyük alıcısı yine Türkiye oldu. Greenpeace Türkiye’nin yayımladığı politika bilgi notunda, Sıfır Atık politikasıyla öne çıkan Türkiye’nin Avrupa’nın plastik çöplüğü haline geldiğine dikkat çekildi.
Bu hafta sonu düzenlenecek Sıfır Atık Forumu öncesinde yayımlanan “Söylemin Ardındaki Gerçek: Türkiye’nin Sıfır Atık Politikasının Görünmeyen Yüzü” başlıklı bilgi notuna göre, Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye gelen plastik atık miktarı 2004 yılından bu yana 435 kat arttı. Bilgi notunda, COP31 sürecinde Sıfır Atık temasını öne çıkaran Türkiye’nin, Avrupa’nın plastik atık ihracatında açık ara birinci varış noktası olmaya devam ettiği vurgulandı.
“Gerçek Sıfır Atık” kampanyası
Greenpeace Türkiye, söz konusu çelişkilere dikkat çekmek amacıyla “Gerçek Sıfır Atık” kampanyasını başlattığını duyurdu. Kampanya kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na, Ticaret Bakanlığı’na ve Türkiye’nin COP31 müzakere heyetine çağrıda bulunuldu.
Greenpeace’in talepleri arasında plastik ve tekstil atıkları ithalatının istisnasız ve kalıcı olarak yasaklanması, yeni petrokimya yatırımlarının derhal askıya alınması ve sektörel moratoryum ilan edilmesi, plastik üretiminin kaynağında azaltılmasına yönelik bağlayıcı hedeflerin ulusal iklim değişikliği eylem planlarına dahil edilmesi ve BM Küresel Plastik Anlaşması müzakerelerinde plastik üretimine katı sınırlar getirilmesini savunan bir tutum alınması yer aldı.
“Geri dönüşüm illüzyonu”
Bilgi notunda, Türkiye’nin Sıfır Atık politikasında geri dönüşüm oranlarının temel başarı göstergesi olarak sunulduğu ancak bunun plastik kirliliği sorununa çözüm üretmediği ifade edildi.
Küresel plastik geri dönüşüm oranının yalnızca yüzde 9 seviyesinde olduğuna dikkat çekilen bilgi notunda, yılda 400 milyon tonu aşan plastik üretimi karşısında geri dönüşümün etkisiz kaldığı belirtildi. Plastik üretiminin kaynağında sınırlandırılmadığı bir atık yönetiminin sorunu çözmeyeceği kaydedildi.
COP31 vurgusu
Greenpeace Türkiye Sosyal ve Ekonomik Sistemler Kampanya Sorumlusu Berk Butan, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne (COP31) ev sahipliği yapacak Türkiye’nin, Sıfır Atık politikasını söylemden uygulamaya taşıması için önemli bir fırsata sahip olduğunu belirtti. Butan, Türkiye’nin 2025 yılında Avrupa Birliği’nin plastik atıklarının en büyük varış noktası olduğunu, ülkenin denizleri ve kıyılarının mikroplastikle kirlendiğini ve yeni petrokimya kompleksleri için ÇED süreçlerinin sürdüğünü ifade etti.
Söylem ile sahadaki gerçeklik arasındaki farkın yapısal bir sorun olduğunu belirten Butan, COP31’in Türkiye açısından politika değişikliği için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Butan, gerçek Sıfır Atık hedefinin plastikleri geri dönüşüm kutusuna atmakla ya da başka ülkelerin plastik atıklarını almakla değil, plastik üretimini kaynağında azaltmakla mümkün olacağını ifade etti.
Greenpeace Türkiye’nin 2026 Plastik Kampanyası kapsamında yürütülen “Gerçek Sıfır Atık” kampanyası, plastik atık ithalatının yasaklanması, petrokimya yatırımlarının durdurulması ve plastik üretiminin kaynağında azaltılması taleplerini içeriyor. Kampanya, COP31 süreci ve BM Küresel Plastik Anlaşması müzakereleriyle eş zamanlı yürütülüyor.
Evrensel'i Takip Et