03.06.2026 18:09

Mutlaklık: Hiç olmamış gibi

"İnsan hafızası garip çalışır: Bastırılanı saklar. Üzeri örtüleni büyütür. Adı yasaklanan şeyi fısıltıyla çoğaltır. Ve belki de bu yüzden bazı şeyler resmî kayıtlarda değil, insanların birbirine anlattığı cümlelerde yaşamaya devam eder."

Mutlaklık: Hiç olmamış gibi

Fotoğraf: Ömer Taha Çetin/AA

Ayşegül Tözeren


Bazı şeyler yalnızca yasaklanmaz.

Sanki hiç yaşanmamış gibi davranılır.

Bir karar alınır, bir kayıt silinir, bir ilişki geçersiz ilan edilir. Ve sonra büyük bir ciddiyetle şu cümle kurulur: “Bu aslında hiç olmamıştı.”

İnsanlığın en eski iktidar arzularından biri belki de budur: Gerçekliği ortadan kaldıramıyorsa, en azından adını değiştirmek.

Çünkü adı silinen şeyin zamanla unutulacağı sanılır.

Ama unutmak ile yok etmek aynı şey değildir.

Yaşanmış olanın direnci

Deleuze için olay yalnızca olup biten bir an değildir. Olay, olduktan sonra da sürer. Bir bakışta, bir kırgınlıkta, bir meydanda, bir bedende yaşamaya devam eder. Çünkü olay, gerçekleştiği anda tarihin dokusuna karışır.

Bu yüzden bazı şeyler geri alınamaz.

Bir cümle söylendiyse artık dünyanın parçasıdır.

Bir yakınlık kurulduysa iz bırakmıştır.

Bir kalabalık aynı anda aynı duyguyu yaşadıysa, o artık tarihin içindedir.

Sonradan gelen inkâr, yalnızca dili değiştirir; yaşanmışlığı değil.

Çünkü gerçeklik çoğu zaman belgelerden daha dayanıklıdır.

İnsan bazen şunu fark ediyor: Güç, en çok silemediği şeyleri görünmezleştirmeye çalışıyor.

Bazı görüntüler suyla da silinmiyor.

Bir zamanlar tazyikli suyla ıslanmış bir bedenle, yıllar sonra bir TOMA’nın üstünde yağmurun altında duran başka bir beden arasında sessiz bir hafıza akıyor.

Çünkü tarih aynı yerden geçmiyor belki.

Ama aynı izi taşıyor.

Ve bazı anlar, üzerinden yıllar geçtikçe fotoğrafa değil, hafızaya dönüşüyor.

Görünmezleştirme sanatı

Guattari ile Deleuze’ün birlikte düşündüğü meselelerden biri tam da buydu: Hayatı sınıflandıran, düzenleyen, meşru olan ile olmayanı ayıran büyük mekanizmalar.

Bazı bağlantılar tanınır.

Bazıları ise sessizce kayıt dışına itilir.

Ve modern çağın en sofistike yöntemi doğrudan yasaklamak değildir artık. Daha rafine bir teknik kullanılır:
“Sen varsın ama tanınmıyorsun.”

Bu yüzden çağımızın en büyük çatışmalarından biri görünürlük meselesidir.

Kimlerin hikâyesi kayda geçecek?

Kimlerin yaşadığı şey “gerçek” kabul edilecek?

Kimlerin sesi yalnızca gürültü sayılacak?

Çünkü bazen bir şeyi yok etmek için onu parçalamak gerekmez.

Sadece meşru saymamak yeterlidir.

Silinen şey neden geri döner?

Agamben’in tarif ettiği gibi modern iktidar, bazı hayatları tanınabilir alanın dışına iterek çalışır.

Ama burada tuhaf bir paradoks vardır.

Dışarı itilen şeyler çoğu zaman tamamen kaybolmaz. Tam tersine başka biçimlerde geri döner. Bastırılan hafıza kültüre sızar, inkâr edilen deneyim kuşaklar boyunca anlatılır, görünmez kılınan hayatlar yeni bir dil bulur.

Çünkü yaşanmış olanın garip bir inadı vardır.

Bir şeyi kayıttan silebilirsiniz.

Ama insanların zihninden silemezsiniz.

Bir meydanı ya da genel merkezi boşaltabilirsiniz.

Ama orada hissedilen öfkeyi ya da coşkuyu ortadan kaldıramazsınız.

Bazı anlar vardır; resmî tarihten çıkarıldıkça toplumsal hafızada büyür.

Sessizliğin içindeki itiraf

Derrida’nın söylediği gibi bütün düzen kurma biçimlerinin içinde gizli bir şiddet vardır. Çünkü sınır çizmek her zaman bir şeyi dışarıda bırakmak demektir.

Belki de bu yüzden “hiç olmadı” cümlesi sandığımız kadar güçlü değildir.

Bazen tam tersine bir korkuyu ele verir.

Çünkü gerçekten önemsiz olan hiçbir şeyin silinmesine ihtiyaç duyulmaz.

İnsan hafızası garip çalışır:

Bastırılanı saklar.

Üzeri örtüleni büyütür.

Adı yasaklanan şeyi fısıltıyla çoğaltır.

Ve belki de bu yüzden bazı şeyler resmî kayıtlarda değil, insanların birbirine anlattığı cümlelerde yaşamaya devam eder.

Çünkü hayat bazen kendini en çok susturulmaya çalışıldığı yerde örgütler.

03.06.2026 15:54 / Güncelleme: 16:00

Tarihte ilk: Çin'de üretilen otomobiller Japon ve Güney Kore markalarını nasıl kovdu?

Güney Kore'de Çin'de üretilen otomobiller, satışlarda ilk kez Japonya üretimi araçları geride bıraktı. BYD'nin uygun fiyatlı modelleri ve Çin üretimi elektrikli araçların yükselişi pazardaki dengeleri değiştirdi.

Tarihte ilk: Çin'de üretilen otomobiller Japon ve Güney Kore markalarını nasıl kovdu?

Fotoğraf: Hyundai Motor Group/Unsplash

03.06.2026 11:08

BM'den El Nino uyarısı: Aşırı sıcaklıklar kapıda

Birleşmiş Milletler bünyesindeki Dünya Meteoroloji Örgütü, El Nino hava olayının önümüzdeki haftalarda yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu. Kurum, sıcaklıkların artabileceğini ve aşırı hava olaylarının daha sık görülebileceğini belirtti.

BM'den El Nino uyarısı: Aşırı sıcaklıklar kapıda

Fotoğraf: DHA

03.06.2026 09:34

Vize karaborsası Meclis gündeminde: Bot yazılımla randevu vurgunu

Schengen vizesi başvurularında randevuların bot yazılımlarla toplandığı ve ücret karşılığında satıldığı iddiaları TBMM gündemine taşındı. Ticaret Bakanlığı, 7 şirket hakkında inceleme başlatıldığını açıkladı.

Vize karaborsası Meclis gündeminde: Bot yazılımla randevu vurgunu

Fotoğraf: CardMapr.nl/Unsplash

03.06.2026 14:17 / Güncelleme: 14:53

AKP'ye geçeceği konuşuluyordu, Kılıçdaroğlu'nun MYK'sine tebrik çiçeği gönderdi

CHP'den istifa eden ve bir süredir AKP'ye geçeceği konuşulan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni MYK üyelerine ayrı ayrı tebrik çiçeği gönderdi.

AKP'ye geçeceği konuşuluyordu, Kılıçdaroğlu'nun MYK'sine tebrik çiçeği gönderdi

Görsel: İlter Yeşiltaş'ın X'te paylaştığı videodan alınan ekran alıntısı

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!