DEM Partili Demir’den Meclise önerge: 'Açlık araştırması yapılmak zorundadır'
Açlık ve yoksulluğun derinleşen boyutlarının araştırılması talebiyle TBMM Başkanlığına araştırma önergesi sunuldu.
Eylem Nazlıer
[email protected]
Ankara – DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, Türkiye’de hızla derinleşen açlık ve yoksulluğun nedenlerinin araştırılması, gıda hakkının güvence altına alınması ve mevcut politikaların yetersizliklerinin ortaya konulması amacıyla TBMM Başkanlığına Meclis Araştırması açılması için önerge verdi.
Önergenin gerekçesinde, her yıl 1-7 Haziran tarihleri arasında kutlanan Açlıkla Mücadele Haftası’na dikkat çekilirken, açlık ve yoksulluğun artık belirli dönemlerde hatırlanan bir sosyal sorun olmaktan çıktığı, emekçilerin, işsizlerin, emeklilerin, kadınların ve çocukların gündelik yaşam gerçeği haline geldiği belirtildi.
“Cumhuriyet tarihinde bir ilk”
Demir’in önergesinde emek örgütlerinin verilerine yer verilerek, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 34 bin 587 TL olarak tespit edildiği, buna karşın asgari ücretin 28 bin 75 TL olarak açıklandığı ifade edildi. Bu tablonun, Cumhuriyet tarihinde ilk kez asgari ücretin yılın başından itibaren açlık sınırının altında kalması anlamına geldiği vurgulandı.
“Açlık yalnızca gelir yetersizliğinin değil, siyasi tercihler sonucu ortaya çıkan yapısal bir sorundur” denilen gerekçede, yıllardır uygulanan neoliberal ekonomi politikalarının emeği ucuzlattığı, gelir dağılımındaki adaletsizliği büyüttüğü, kamusal sosyal destek mekanizmalarını zayıflattığı belirtildi.
Tarım politikaları eleştirisi
Önergede, açlığın derinleşmesinde tarım politikalarının payının büyük olduğu belirtilerek, “Türkiye kendi kendine yetebilen bir tarım ülkesi olma niteliğini büyük ölçüde kaybetmiştir. Küçük üreticiler desteklenmek yerine borçlandırılmış, üretim maliyetleri sürekli artmış, tarım arazileri enerji, madencilik ve rant projelerine açılmıştır” ifadeleri kullanıldı.
Gıda fiyatlarındaki artışlara dikkat çekilen metinde, “Toprağın, suyun ve emeğin kamusal bir değer olmaktan çıkarılıp piyasanın ve sermayenin kâr alanına dönüştürülmesi, gıda krizini daha da ağırlaştırmıştır. Gıda bir insan hakkı olmaktan uzaklaştırılmış, satın alma gücü olanın erişebildiği bir meta haline getirilmiştir” denildi.
Çocuklar ve kadınlar açlıktan en ağır şekilde etkileniyor
Açlığın en ağır sonuçlarını çocukların yaşadığı vurgulanan önergede, okullarda ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek uygulamasının hayata geçirilmemesi eleştirildi. “Birçok ülkede temel sosyal politika olarak uygulanan okul yemeği programları Türkiye’de hâlâ yaygınlaştırılmamış, milyonlarca çocuk açlık ve yetersiz beslenme riskiyle baş başa bırakılmıştır” ifadesine yer verildi.
Kadınların da yoksulluğun ve açlığın en ağır yükünü taşıdığına işaret edilen gerekçede, yoksulluk arttıkça kadın emeğinin daha fazla sömürüldüğü, kadınların hane içindeki bakım yükünü ve yoksulluğun sonuçlarını daha yoğun biçimde üstlenmek zorunda kaldığı kaydedildi.
Meclis araştırması istendi
Demir, gıda enflasyonu, ücretlerdeki erime ve sosyal destek politikalarının yetersizliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Açlık ve yoksulluğun boyutlarının ortaya çıkarılması, gıda hakkının güvence altına alınması için gerekli politikaların belirlenmesi, çocuk yoksulluğu ve yetersiz beslenmeyle mücadele edilmesi, tarım ve gıda politikalarının etkilerinin araştırılması ve alınması gereken önlemlerin tespit edilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması zorunlu hale gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.
Önerge, Anayasa’nın 98’inci, TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca TBMM Başkanlığına sunuldu.
Evrensel'i Takip Et