Hastane yok, cihaz yok, doktor yok, kanser var
TÜİK verilerine göre Ağrı, yüzde 21,8 ile Türkiye'de kanser kaynaklı ölümlerin en yüksek oranda görüldüğü il konumunda. Her beş kişiden biri hasta. Uzm. Dr. Mehmet Samaklı anlattı.
Zeynep Algedik
[email protected]
Ankara— Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Ağrı, yüzde 21,8 ile Türkiye'de kanser kaynaklı ölümlerin en yüksek oranda görüldüğü il konumunda. Her beş kişiden birinin kanser olduğu Ağrı’daki hastanelerin fiziki durumu ve hekim sayısı ise kanserin erken tanısı ve tedavisi için yetersiz kalıyor.
Ağrı Doğubayazıt’ta görev yapan Ağrı-Kars-Ardahan-Iğdır Tabip Odası Genel Sekreteri ve Ağrı Aile Hekimliği Derneği Başkanı Uzm. Dr. Mehmet Samaklı ildeki hastanelerin durumuna ve kanser vakalarının artışına ilişkin sorularımızı yanıtladı.
Vakalarda mide ve yemek borusu kanseri ilk sırada
Kanserde erken tanının önemli olduğunu hatırlatan Samaklı, endoskopinin burada başat tanı yöntemlerinden olduğunu söyledi. “50 yaşındaki insanlar burada 4. evre kanser tanısı alıyorlar” diyen Samaklı, ilde erken tanı yapılamadığını söyledi. İl genelinde ise sadece 3 adet endoskopi cihazı bulunduğunu, endoskopi yapacak hekim sayısının ise yalnızca 2 kişi olduğunu söyleyen Samaklı, “Hastalar 4-5 ayı bulan endoskopi randevularıyla karşılaşıyor. İlde 1 tane Tıbbi Onkoloji uzmanı, 1 tane Gastroenteroloji uzmanı bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
Dr. Samaklı’nın ifade ettiğine göre, ildeki kanser vakaları arasında en fazla mide ve yemek borusu kanseri bulunuyor.
Hastalar 6-7 saati yolda geçiriyorlar
Bu yetersizliklerin uzun süredir gündemde olduğunu ancak adım atılmadığını ifade eden Samaklı, “Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde EMAR cihazı 3 adet ve Tomografi cihazı 3 adet olmasına karşın Radyoloji uzman hekim sayısı az olduğundan raporlama süresini kısaltmak için dış alımla ihale yoluyla hizmet alınıyor. Maalesef bu yöntemle hastaların tıbbi görüntüleme raporlarında tanı atlanıyor, hastalar Erzurum ve Van’a gittiklerinde tanı alabiliyor. Tanı geciktiğinde ise kanser evresi ilerliyor” dedi.
Uzun yol ve masraflar sebebiyle maddi imkânı olmayan hastaların ise erken tanı ve tedavi almasının daha da güçleştiğini ifade eden Samaklı, hastaların anlattıklarını şöyle dile getiriyor: “Hastalara Erzurum’a, Van’a git diyorlar. İnsanlar da bundan sıkılmış durumda, sürekli dile getiriyorlar; ‘Erzurum yollarındayız yine’ diye. ‘Burada niye işler bitirilemiyor, Ağrı’da da büyük bir eğitim araştırma hastanesi olsun, tedavi yapılsın’ diyor hastalar. Hastalar otobüsle gitmek zorunda kalıyor. Doğubayazıt’la Erzurum arası 275 km; Doğubayazıt ile Van arası 175 km. Ağrı ile Erzurum arası 180 km; Ağrı ile Van arası 235 km. Ağrı Merkez ile Doğubayazıt arası 300 TL. Erzurum’a gidecekse gidiş geliş bin 500 TL’yi buluyor.”
Kemoterapi hastalarının tedavilerin bazı durumlarda haftada bir olduğunu belirten Samaklı, “Doğubayazıt’taki bir hasta Erzurum’a gidecekse gece 3’te binmesi gerekiyor ki sabah 8-9’da olsun. Bu vasıtalar sabah en geç saat 5’te çıkıyor. Hastalar 6-7 saati yolda geçiriyorlar. Bir de kalacak yerleri yok. Kalsa bile otel masrafı olacak bu sefer onlar için. Bazı hastalar daha büyük işlemler için İstanbul’a akrabalarının yanına gidiyorlar. Yol parası daha da artıyor bu durumda. Hastalıklarına dair bir şeyler öğrenebilsinler diye 5-10 gün kalıyorlar” dedi.
Yeni doğanlar ve kadınlar da riskte
Ağrı’da kanserle ilişkili mide sindirim sistemi hastalarının yanı sıra yenidoğan bebekler için de durum kanser hastalarının yaşadıklarına benzer.
Türkiye’de doğurganlık hızı 1,48 iken Ağrı 2,2’ile doğurganlık hızının en yüksek olduğu illerden biri olduğunu belirten Samaklı, “Riskli gebeler Kadın Doğum ve Hastalıkları’na randevu bulamakta zorluklar yaşamakta bazı gebeler randevu bulamamaktadır. Maddi imkânı olan hastalar özel hastanelere veya il dışına gitmek durumunda kalmaktadır. Maddi imkânı olmayan hastalar gidememektedir. Ağrı ilinde yenidoğan yoğun bakım yatak sayısı 20 civarı olup yetersizdir. Yoğun bakım ihtiyacı olan yenidoğan bebekler çevre illere hatta Batman’a Diyarbakır’a sevk edilmektedir” diye anlattı. Samaklı, anne ve bebek ölüm oranlarında Ağrı’nın ilk 10 sırada bulunduğunu ve Türkiye ortalamasının çok üstünde olduğunu ekledi.
'Eylem planı hazırlanmalıdır'
Ağrı’da sağlık alanında yaşanan bu sorunların daha önce de kamuoyuna duyurulduğunu ancak değişen bir şeyin olmadığını ifade eden Dr. Samaklı; Valilik düzeyinde kansere bağlı ölümlerin azalması ve erken tanı oranı artması için eylem planı hazırlamasını ve sivil toplum kuruluşları ve il sağlık müdürlüğü ile toplantılar yapılması gerektiğini söyledi
- Ağrı il merkezi ve Doğubayazıt, Patnos ilçelerinde endoskopi cihazı ve ünite sayıları; endoskopi yapacak hekim sayısı ve yardımcı sağlık personeli arttırılmalıdır.
- Dış alım nedeniyle EMAR ve tomografi raporlarında tanı atlanması önüne geçmek için radyoloji uzman hekim sayısı arttırılmalıdır.
- Onkoloji Hastanesi yapılmalı; Ağrı merkez ilçeye ve Doğubayazıt ilçesine yüksek kapasiteli Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi yapılmalıdır. Yapılacak hastanelerde zemin etüdünde sıvılaşma riski yüksek olan alanlara yapılmamalıdır.
- Hekim ve sağlık çalışlarının Ağrı’ya gelmesi ve kalmaları için imkanlar arttırılmalıdır. Lojman sayısı arttırılmalıdır. Çalışan annelerin çocukları için hastane yakınında içinde kreşler yapılmalıdır. Mobbing benzeri uygulamalardan kaçınılmalıdır. Tabip odası, dernek ve sendikalarla görüşülmeli ve öneriler alınmalıdır.
'Ağrı’daki hekim sayısı ortalaması Türkiye ortalamasının çok gerisinde'
TÜİK 2025 verilerine göre toplamda 491,489 nüfusa sahip olan Ağrı ilinde 7 adet ilçe devlet hastanesi, il merkezinde Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve 1 adet Fizik Tedavi Hastanesi; Doğubayazıt ilçesinde ve merkez ilçede birer adet olmak üzere toplamda 2 adet özel hastane bulunuyor. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Doğubayazıt İlçe Devlet Hastanesi ise sıvılaşma riski taşıyan zeminlerde yapılması sebebiyle alt katlara su sızmalarıyla birlikte su baskınları yaşanıyor. Yoğun rutubetin yaşandığı bu hastaneler 10-15 yıllık yapılar olmasına rağmen yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.
Hekim sayılarının da değişmekle birlikte 100.000 kişiye düşen uzman hekim sayısının Türkiye ortalaması 60 civarı iken Ağrı’da tahmini 40 civarında olduğunu söyleyen Samaklı, “Türkiye’de özel ve üniversite hastaneleri tüm sektörler dahil edildiğinde 100.000 kişiye düşen uzman hekim sayısı Türkiye ortalaması 110 civarı iken Ağrı’da tahmini 50 civarındadır. Pratisyen hekim sayısı da tüm sektörler dahil edildiğinde 100.000 kişiye düşen uzman hekim sayısı Türkiye ortalaması 60 civarı iken Ağrı’da tahmini 20 civarındadır. Bu veriler şunu göstermektedir; hekim sayısı oranı Türkiye ortalamasının çok gerisindedir” dedi.
Evrensel'i Takip Et