Tez-Koop-İş'ten CHP Genel Merkezindeki işçi kıyımına tepki: Somut bir emek düşmanlığı örneği
Tez-Koop-İş, CHP Genel Merkezinde kendi üyelerinin de olduğu işçi kıyımı ile ilgili yaptığı açıklamada “Kayyım yönetiminin ilk icraatının, anayasal bir hak olan çalışma hakkına saldırmak olmasının somut bir emek düşmanlığı örneğidir" denildi.
Fotoğraf: ANKA
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
Tez-Koop-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu CHP Genel Merkezi’nde çalışan ve aralarında sendika üyesi emekçilerin de bulunduğu çok sayıda kişinin iş sözleşmelerinin “kayyım yönetimi” tarafından feshedilmesine tepki gösterdi. Açıklamada uygulamanın emek düşmanlığı olduğu vurgulandı.
Sendikamız Tez-Koop-İş üyelerinin de aralarında bulunduğu, CHP Genel Merkezi çalışanı çok sayıda emekçinin iş sözleşmelerinin, hukuki dayanaktan yoksun bir kararla iş başına getirilen kayyım yönetimi tarafından feshedildiğini büyük bir öfkeyle öğrenildiği vurgulanan açıklamada; “Mutlak butlan kararı ile atanan kayyım yönetiminin ilk icraatının, anayasal bir hak olan çalışma hakkına saldırmak olmasının, somut bir emek düşmanlığı örneği olduğunu vurguluyoruz” denildi.
“En temel hukuk ilkelerinin açık ihlalidir”
Demokratik hukuk devletlerinde kurumların devamlılığının, hukukun güvencesi altında olduğuna işaret edilen açıklamada; “Bir kurumun emekçileri ise, o kurumun hafızasıdır. Henüz hukuki statüsü kesinleşmemiş, “tedbiren” görevlendirilmiş bir geçici yönetimin, ilk iş olarak uzun yıllardır yerleşiklik kazanmış, sendikalı ve güvenceli istihdam süreçlerine müdahale etmesi; kurum hafızasını yok etmeye çalışması ve işçi kıyımına girişmesi en temel hukuk ilkelerinin açık ihlalidir. Mevcut karmaşa ortamında, hukuki belirsizliğin faturasının emekçilere kesilmesi kabul edilemez. Bu tutum, CHP’nin bugüne kadar savunduğu ve vaat ettiği emek politikalarıyla da çatışmaktadır” ifadelerine yer verildi.
“İşçinin savunma hakkını elinden alan bu karar, açık bir hak gasbıdır”
Söz konusu haksız fesihlerin, geçici yönetimin uluslararası çalışma normlarını, 4857 sayılı İş Kanunu’nu ve işyerinde sendikanan tarafı olduğu yürürlükteki toplu iş sözleşmesini tanınmadığını gösterdiğinin altı çizilen açıklamada şunlar söylendi; “Sendikamız, işçilerin iradesi dışında gelişen siyasi veya yönetsel süreçlerin faturasının emekçilere çıkarılmasını asla kabul etmeyecektir. CHP Genel Merkezi ve bağlı işyerlerinde çalışmakta olan üyelerimizi kapsayan toplu iş sözleşmesinde, işten çıkarma süreçlerinin hangi nesnel kriterlere ve Disiplin Kurulu mekanizmalarına bağlı olduğu hüküm altına alınmıştır. Hukuku ve toplu sözleşme hükümlerini yok sayarak disiplin sürecini işletmeyen; işçinin savunma hakkını elinden alan bu karar, açık bir hak gasbıdır.”
“Sadece emekçiler ‘cezalandırılmamış’, aileleri de açlığa ve belirsizliğe mahkûm edilmiştir”
Üyelerinin, Kod 48 (İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki işgünü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi) gerekçe gösterilerek, iftira ve karalamayla işten çıkarıldığı vurgğulanan açıklamada; “Emekçileri Kod 48 gibi ağır bir maddeyle damgalamak, onları en temel haklarından; sözgelimi kıdem tazminatından, ihbar tazminatından ve işsizlik ödeneğinden mahrum bırakmak demektir. Bu hamle ile sadece emekçiler “cezalandırılmamış”, aileleri de açlığa ve belirsizliğe mahkûm edilmiştir” denildi.
“Emeğe yönelik saldırıların karşısında duracağız”
Demokratik bir hukuk devletinde hiçbir yönetimin, yasaların ve yasal çerçevede bağıtlanmış toplu iş sözleşmelerinin üstünde olmadığının altı çizilen açıklamada; “Haksız ve hukuksuz bir biçimde işten çıkarılan üyelerimizin haklarını sonuna kadar savunacağımızı, hem hukuki alanda hem de meydanlarda emeğe yönelik saldırıların karşısında duracağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz” diye belirtildi.
Evrensel'i Takip Et