Önder Sav: 'CHP’nin kurumsal kimliği mahkeme kararlarıyla yönetilemez'
Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, 'mutlak butlan' kararını hukuka, parti tüzüğüne ve geleneklerine aykırı bulduğunu belirterek, “CHP’yi tartışmalı bir mahkeme kararıyla yönetmeye kalkmak mümkün değildir” dedi.
Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, 'mutlak butlan' kararını hukuka ve parti geleneklerine aykırı bulduğunu belirterek, CHP'nin kurumsal kimliğinin yargı kararlarıyla yönetilemeyeceğini söyledi.
Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, partisinin grup toplantısında katılarak gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Özgür Özel'den Erdoğan'a 'CHP içi mesele' yanıtı: Sen çıktığım TOMA'nın şoför koltuğunda oturuyorsun
Önder Sav, istinafın mutlak butlan kararı sonrasında yaşananlara ilişkin şöyle konuştu:
"Cumhuriyet Halk Partisi çok badireler atlatan bir partidir. Darbelerle kapatıldı, darbelerle siyasi faaliyetlerine ara verildi, barajın altında kaldı. İsmet Paşa genel başkanlıktan ayrılmak durumunda kaldı. Genel başkanlık yarışları oldu. Çok şey oldu ama parti binasının mahremiyetine hiç girilmedi. İlk defa parti binasının mahremiyetine, polis marifetiyle girildi. Bunu bizim gibi yıllarını oraya vermiş partililerin içine sindirmesi mümkün değildi. Ben o binada Cumhuriyet Halk Partisi’nde kırılmayacak bir rekoru yaşayan, 10 yılı aşkın genel sekreterlik yapmış bir siyaset adamıyım. Benim bunu benimsemem, içime sindirmemi kimse beklemesin.
Ayrıca bir hukukçuyum ben. Mahkemenin, Anayasa Mahkemesine, Medeni Kanuna, Borçlar Kanununa, Siyasi Partiler Kanununa aykırı olarak vermiş olduğu karar, hukukun üstünlüğü ilkesine tamamen aykırı, uygulanabilirlik kabiliyeti olmayan bir karardır. Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına rağmen verilen tedbir kararına rağmen, orada partimizin seçimle gelmemiş, geçmiş dönemlerde görev almış insanların şu anda partiyi yönetir durumda olmaları, bizim geleneksel kurallarımıza da ters düşmektedir. Bizim tüzüğümüze de aykırı yönleri vardır. Mahkeme karar vermiştir; 'Biz istediğimizi yaparız' mantığı pek kolay içe sindirilecek bir mantık değildir.
Bu derecede dünyadaki en köklü partilerden birini, bir mahkeme kararı ile, içeriği tartışmalı, hiçbir anayasa hukukçusunun içine sindiremediği bir kararla yönetmeye kalkmak mümkün değildir.
Partinin şemsiyesi delinirse herkes sağanak altında kalır. Partinin şemsiyesini deldirtmemeye çalışmak zorundayız. İster yargı gücüyle olsun, ister başka nedenlerle olsun. Partinin şemsiyesi hepimize lazım."
"İlk günde yarıdan fazla imzasının toplanması bir mesajdır"
Sav, Özgür Özel'in delegelere yaptığı Olağanüstü Kurultay çağrısının ardından kurultayın toplanmasına ilişkin imzalarla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"İlk günde, bir günde yarıdan fazla imzanın toplanması bir yerlere mesajdır. Devlete de mesajdır, yargıya da mesajdır, diğer partilere de mesajdır; iktidar partisi başta olmak üzere. Bir parti nasıl yönetiliyor? Partinin en önemli organı kurultayı kimler seçiyor? Delegeler seçiyor. O delegeler, şimdi partide yöneticilik yapan arkadaşlarımızın döneminde kongrelerden süzülerek seçilmiş delegeler. Yani 4 Kasım 2023 kurultayına katılmış olan delegeler. Mahkemenin tartışılan, içeriğine katılmadığımız kararı, ondan sonraki kurultayı yok sayan kararı... O zaman geriye dönüp o kurultayı yapan delegelerle kurultayın yapılması zorunlu. Tedbir kararı var; biz kurultayı toplayamayız mantığını da hiç geçerli olarak görmüyorum. Kurultay yapılmasında hiçbir engel yoktur.
Er ya da geç Cumhuriyet Halk Partili delegesi o kurultayı yapacak ve layık olanları göreve getirecektir."
"Meseleleri hukukla inatlaşarak çözemezsiniz"
Bir gazetecinin, "Delege imzasına rağmen kurultay yapılmazsa, yeni bir parti seçeneğini nasıl yorumlarsınız" sorusuna ise Sav şöyle yanıt verdi:
"Hiç onu düşünmüyorum bile. Koca Cumhuriyet Halk Partisi'ni öyle yok sayarak bir yere varılacağını da düşünmüyorum. Çaresizliğe itilmek istenebilir insanlar. Ama önemli olan siyasette çaresizlikleri aşarak çare yaratmaktır. O çarenin de yaratılacağını düşünüyorum. Bu tür sorulara muhatap olmaktan dolayı da üzüntü duyuyorum. Meseleleri hukukla inatlaşarak, tüzükle inatlaşarak, partinin yerleşmiş gelenekleriyle inatlaşarak yönetemezsiniz. Hukuka uygun, hukukun üstünlüğüne uygun, kendi tüzüğünüze uygun kuralları uygulayarak yürütürsünüz."
"Delegeleri sindirme politikası"
Sav, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kurultay delegelerinin hesap hareketlerini istemesine ilişkin, "Onu da çok trajikomik buluyorum. Yani hangi akla hizmet böyle bir iş yapıldı? Delegeleri biraz sindirme politikası olarak görüyorum. İmza toplayan insanları gerileteceklerini zannediyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi üyesini geriletecek güç daha anasından doğmamıştır. Değil MASAK, değil şu bu... Ne yaparlarsa yapsınlar, o delege gelir, çatır çatır haklarını kullanır" değerlendirmesinde bulundu.
(ANKA)
Evrensel'i Takip Et