SASA işçileri: Butlan kararı iktidarın siyasi hesaplarının ürünü
CHP’ye yönelik yargı müdahalesi SASA işçilerinin gündeminde. Kararın erken seçim planlarının bir parçası olduğunu belirten işçiler, asıl sorunun sömürü düzeni olduğunu ve tek çıkışın güçlü bir halk muhalefeti yaratmaktan geçtiğini belirtiyor.
Fotoğraf: İran Emek Konfedrasyonu
Volkan Pekal
[email protected]
CHP kurultayına “mutlak butlan” kararını konuştuğumuz SASA Polyester işçilerinde genel eğilim kararın muhalefeti zayıflatmaya dönük bir hamle olduğu yönünde. Diğer yandan AKP iktidarının sermayeye sunduklarının farkında olan işçiler iktidarın sermayeye hizmet eden bir iktidar biçimiyle faşizme yöneldiğini belirterek çözümün ise işçilerin kendi sınıf örgütlerinde birleşerek güçlü bir halk muhalefeti yaratmasından geçtiğini ifade ediyor.
CHP kurultayına ilişkin mutlak butlan kararının ardından yaşanan gelişmeleri Adana’daki SASA Polyester işçileriyle konuştuk. İşçilerin genel eğilimi söz konusu kararın muhalefetin önünü kesmeye yönelik bir hamle olduğu yönünde. Ancak AKP’ye yakın işçiler ise seçim sathı mailinde 6’lı masa için tekrarlıyor, “Kendi içindeki sorunları çözemeyenler ülkeyi yönetmeye talip oluyor”
Son yerel seçimde AKP’nin kan kaybetmesi sorunu yerel yönetim performansı üzerinden değerlendirmelere neden oluyor. Adana’daki altyapı ve yol sorunlarına dikkat çeken bir işçi AKP’nin yönettiği Kayseri’de örnek bir belediyecilik anlayışının hayata geçirildiği değerlendirmesine bulunuyor.
Uzun yıllardır CHP’nin yönettiği Çukurova’da yaşayan bir işçi belediye hizmetlerini Özgür Özel öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırıyor. Yeniden aday gösterilmeyince İyi Parti adayı olan, bugün ise Kılıçdaroğlu ekibiyle görüntü veren eski belediye başkanı döneminde park ve çevre düzenlemelerine daha fazla önem verildiğini belirterek, “Bunlar geldi geleli kentte hiçbir şey yapılmaz oldu” diyor. CHP’ye yakın olmayan ancak Erdoğan karşısında muhalefeti destekleyen işçiler arasında ise kararın muhalefetin seçim şansını zayıflattığı düşüncesi hakim. Bu kesimde, henüz girilmemiş bir seçimin şimdiden kaybedildiği yönünde umutsuzluk dikkat çekiyor.
Amaç muhalefeti bölmek
Görüştüğümüz bir SASA işçisi, muhalefetin önünün kesilmesine yönelik bir hamle yapıldığını belirterek, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yargı eliyle muhalefetin başına getirildiğini düşünüyor.
Muhalefette karışıklık yaratılıp erken seçim planları yapıldığını düşünen işçi şunları söyledi: “Karar verildiği gibi, İlk başta borsada kötü karşılandı. Hisse fiyatlarında düşüş oldu. Bu durum yabancı yatırımcılar için kaçış oldu. Bunu dengelemek için de Varlık Fonu alım yaparak geri kazanmaya çalışıldı. Bunun içinde kasadan para aktarıldı. Yargıya olan güvenimiz iyice azaldı bağımsız değil de hükümetin elinde.”
Bu hamle sonrası yapılmak istenen seçimin sıradan bir seçim olmayacağını ifade eden işçi, “Çünkü tek adam sisteminin bu haliyle kendi sonları olacak. Amaçlarının erken seçimle yeniden hükümeti elinde tutmak olduğunu düşünüyorum. Başarırlarsa karşısında muhalefet kalmayacak çünkü. Bununla birlikte kredi faizlerini düşürüp asgari ücrete emekliye zam yaparlarsa seçimi de kazanabilirler” dedi.
Kurtuluşumuz için kendi seçeneğimizi yaratmak zorundayız
Bir başka SASA işçisi, 24 yıllık iktidarının ülkeyi getirdiği noktanın hayat pahalılığı, düşük ücretler, çocuklar, kadınlar ve gençler için geleceksizlik ve güvencesizlik olduğunu belirterek, “Girdiği tüm seçimlerde birinci parti olarak çıkan AKP, 2024 yerel seçimlerinde ilk defa ikinci parti oldu. Artık ‘geçinemiyoruz’ diyen halk Erdoğan’ın iktidarının sonuna doğru yaklaşmasının sinyalini vermiş oldu.” diyerek AKP’nin ömrünü uzatma çabası içinde olduğunu ifade etti.
Rakibi olarak gördüğü İmamoğlu’nun ve bir dizi belediye başkanını tutuklayan Saray rejiminin karşısındaki en güçlü partiye kayyım atayarak etkisiz hale getirmeye çalıştığını ifade eden işçi, şunları söyledi: “Peki CHP ve İmamoğlu gerçek bir seçenek mi? Sorusuna baktığımızda biz işçi ve emekçiler için mutlak bir seçenek değil. Ama her geçen gün saldırıları ile azgınlaşan siyasetçileri, sendikacıları, gazetecileri ve doğa savunucularını tutuklayan gerici faşist bir rejimin inşasını oluşturan Erdoğan iktidarı bu ülkenin başından bir an önce def edilmelidir. İçinde bulunduğumuz sömürü düzeninde siyasi iktidarlar dönem dönem değişebilir. Örneğin ABD’de bir dönem Demokratlar iktidardayken bir dönem Cumhuriyetçiler iktidara gelebiliyor. Asıl iktidar olan sermaye ise her zaman gücünü ve varlığını koruyabiliyorken kendi iç klikleri yer değiştirebilir. Ama bugün faşist bir diktatörlüğe doğru yol alan Saray rejimi, kendi sınıfına yani sermayeye hizmet edecek bir başka kliğin yolunu tıkamak için her yola başvurabiliyor. Geçinemeyen, hukuksuzluğu kabul etmeyen, gericiliğe karşı gelen biz işçi ve emekçiler için tek adamdan kurtuluşu bir aday ya da en güçlü muhalefet partisinde görmenin, fayda etmediği günlerden geçiyoruz. Umutsuzluğa ve karamsarlığa karşı hep birlikte kendi seçeneğimiz olan güçlü bir halk muhalefetini yaratmak için kolları sıvamanın vakti geldi. En başta kendi sınıf örgütlerimizde yani kendi partimizde, sendikalarımızda birleşerek bu gidişata dur demek mümkün.”
Evrensel'i Takip Et