Küba’da gündelik hayat: Sadece elektrik değil, su ve ulaşım da zorda
ABD’nin Küba’ya yakıt ve madeni yağ girişini yasaklayan ablukasının etkisi tek kelimeyle ‘yıkıcı.’ Kübalılar, yakıt olmayınca her şeyin durduğuna dikkat çekerek ambargodan su dahil her şeyin zincirleme olarak etkilendiğini söylüyor.
Küba'da bir tesiste çalışan işçiler
Randy Alonso Falcón
Oscar Figueredo Reinaldo
Dianet Doimeadios Guerrero
Frank Martínez Rivero
Küba Elektrik Birliği (UNE) Genel Direktörü Rubén Campos Olmo, ABD Başkanı Donald Trump’ın 29 Ocak’ta imzaladığı ve ülkeye yakıt ve madeni yağ girişini yasaklayan başkanlık kararnamesinin etkisini tek kelimeyle “yıkıcı” şeklinde tanımladı.
Cubadebate’nin programında konuşan Campos Olmo, 1 Mayıs’taki ikinci kararnameyle daha da sıkılaşan ABD ablukasının krizi nasıl derinleştirdiğini ve ülkenin kurulu kapasitesinin büyük kısmını neden kullanamaz hale geldiğini anlattı.
"Santrallerimiz hazır, onları çalıştıracak yakıtımız yok"
29 Ocak’tan beri Küba’ya elektrik üretimi için gerekli yakıt girişi durdu. Campos Olmo, “Yaklaşık 1300-1400 MW’lık bir kapasite yakıt desteğinden mahrum kaldı. Bu rakam tek başına geceleri üretebildiğimizin yarısından fazlasına denk geliyor” dedi.
Bu yüzden ülke artık yalnızca yerli ham petrol, doğal gaz ve ağırlıklı olarak güneş enerjisine dayanmak zorunda. Önceden dağıtık üretim günde 700-800 MW katkı sağlarken, şimdi bu kapasite tamamen devre dışı kaldı. Güneş battığında sistem sadece termik santraller ve gazla 1100-1200 MW civarına düşüyor.
Campos Olmo, eskiden ‘ülkenin elektrikte belki de en iyi bölgesi’ sayılan ve fosil-güneş karması sayesinde neredeyse kesintisiz hizmet alan Isla de la Juventud’da (Gençlik Adası) şimdi günde yalnızca altı saat elektrik sağlanabildiğini vurguladı.
Nisanda Rusya’dan gelen 100 bin tonluk ham petrol bağışıyla iki haftalığına durum gözle görülür şekilde iyileşmiş, kesinti saatleri ciddi ölçüde azalmıştı. Ancak Campos Olmo, “Şimdi birkaç gündür yine o ek yakıt gelmeden önceki halimize döndük. Sebep açık: Elimizde hazır santraller var ama onu çalıştıracak yakıt yok” diye konuştu.
"Aradıkları şey toplumsal patlama yaratmak"
Campos Olmo, termik ünitelerin eski ve bakımlarının aksadığını kabul ediyor. Haziranda üç ünitenin yeniden çalıştırılması hedefleniyor. Ama asıl mesele yine abluka: Ekipmanın çoğu yurt dışından alınmak zorunda. Fransız solundan önemli bir siyasi isim, gemi firmalarının Küba’nın en büyük santrali Antonio Guiteras’a Fransız ekipmanı ulaştırılmasını nasıl engellediğini ifşa etti. Campos Olmo durumu şöyle açıklıyor: “2015’te General Electric, bu santrali kuran Fransız firmasını satın aldı. O günden sonra işler kökten değişti. Cienfuegos’taki üniteler için bile başka yerlere başvurmak zorunda kaldık.”
Campos Olmo, ABD dışişleri bakanının sözlerini hatırlatarak Washington’ın asıl amacını ortaya koydu: “Kendisi açıkça söyledi, aradıkları şey halkta bir tepki, bir toplumsal patlama yaratmak. Hedef bu: Bizi sıka sıka bugün yaşadığımız saatlerce süren kesintilere mahkum etmek.”
Yenilenebilir enerji çözümlerinin kapasitesi ne?
Bu tablo karşısında UNE’nin devreye soktuğu alternatifler var. Geçen yıl Çin’den alınan krediyle temin edilen metal ve parçalar, şimdi kazan yedeklerine ve çeşitli bileşenlere dönüştürülüyor. Halihazırda üç ünite üzerinde çalışılıyor ve 1 Temmuz’dan önce sisteme bağlanacaklar.
Güneş cephesinde ise geçen yıl kurulan 47 parkla 1000 MW’a yakın kapasiteye ulaşılmıştı. Bu yıl 215 MW daha eklenecek. Eskiden ülkenin elektrikte en iyi bölgesi olan ama şimdi günde ancak altı saat elektrik alabilen Isla de la Juventud’daysa 5’er MW’lık iki depolamalı güneş parkı kurulacak. İkisi de haziran sonunda bitecek, böylece ada güneşle kendi kendine yetmeye başlayacak.
Ayrıca mini hidroelektrik santralleri canlandırılıyor, yerel enerji haritaları güncelleniyor. Campos Olmo şu sözlerle anlattı: “Yel değirmenleri, biyogaz, kömür, elektrik dışındaki her şeyi yerelde harekete geçirmeye çalışıyoruz. Zamanında var olup da terk edilen ne varsa geri kazanmamız şart.”
Campos Olmo, “Her şey abluka değil” diyerek öz eleştiri yaptı: “Bazen bir devre atıyor, belki önleyebilirdik. Kesinti sonrası aşırı yük bizi zorluyor. Organizasyonu ve iletişimi artırmalıyız ki rahatsızlığı en aza indirelim.”
Su sistemi de zincirleme etkileniyor
Ulusal Su Kaynakları Enstitüsü Başkanı Antonio Rodríguez Rodríguez de aynı programda benzer bir tablo çizdi. “Su sistemi en çok enerji tüketen sektörlerden biri, bu yüzden ablukanın en sert vurduğu alanlardan” dedi.
Yıllık 100 milyon dolarlık ithalat 10 milyona düşmüş durumda. Kredi hatları tıkalı, tedarikçiler çekiliyor, gemi firmaları nakliyatı durduruyor. “İnsan haklarını ihlal ettiğimizi söyleyip bize ambargo uyguluyorlar, peki suya erişim bir insan hakkı değil mi?” diye sordu.
Elektriğe tam bağımlı 3 bin 331 pompa istasyonu var. Günde 24 saat pompalaması gereken bir istasyon sadece iki saat çalışabiliyor. Bu da ancak boruları doldurmaya yarıyor, su hanelere varmıyor. Sık sık yapılan yük atmalar da basınç dalgalanmalarıyla patlaklara yol açıyor. Ortalama 2.7 milyon kişi su sıkıntısı çekiyor. Kurum, ihtiyacın sadece yüzde 37’sini karşılayacak kadar yakıt alabiliyor. En kritik 480 istasyonun sadece 145’i kesintisiz hatta bağlı, 73’ünün jeneratörü var ama yakıtları yok.
Yine de durmuyorlar: Bu yıl sadece 17 yeni pompa ithal edilebilirken tam 245 pompa yurt içinde onarıldı. Asıl atılım güneşte: 841 tesisin enerjisi güneşten sağlanıyor, 446 tesis için görüşmeler sürüyor.
"Yakıt yoksa her şey duruyor"
Ulaştırma Bakanı Eduardo Rodríguez Dávila da “Yakıt kesilince tüm halk etkileniyor” diyerek durumu özetledi. Özel okul öğrencilerinin, diyaliz hastalarının taşınamaz hale geldiğini hatırlattı.
Şubatta ulusal seferler yüzde 30’a, trenler yüzde 50’ye düşmüş, feribot haftada ikiye inmişti. Şimdi 17 Haziran’dan itibaren daha sert kısıtlamalar başlıyor: Şehirler arası otobüsler haftada üç güne, tren seferleri 16 günde bire düşecek. Rezervasyon acenteleri[1] ve APK Viajando[2] askıya alınıyor çünkü “Bilet yok denecek kadar az, ihtiyacı olanların erişimini garanti etmeliyiz.”
Ama yapılan tek şey kısıtlama değil. Ulaşımda dört stratejik hat izleniyor: döviz sürdürülebilirliği için fon, yenilenebilir enerjiye geçiş, kaynakların azami kullanımı ve sağlık- eğitim gibi hassas alanlara öncelik. TRANSMED[3] hekim taşıma hizmeti sürüyor, cenaze araçları için güneş panelleri devrede, 200 elektrikli diyaliz aracı dağıtıma hazır. 20 yeni ulusal otobüs alındı. Sancti Spíritus’ta 40, Holguín’de 10 yeni ekomobil üretiliyor.
Bakan ayrıca plakasız elektrikli üç tekerlekli araçlara ruhsat kolaylığı getirildiğini, şimdiye kadar yetersiz kalan bu adımın daha da esnetileceğini açıkladı. Yeni kararnameyle tüzel kişiliklere araç montaj imkanı da tanındı. Kayıt bürolarına güneş panelleri kuruluyor, yakında parçalardan toplanmış araçların yasallaştırılması için yeni bir sayım başlayacak.
Rodríguez Dávila son olarak devlet araçlarının yolcu almaması, APK’deki şaibeli bilet satışları gibi şikayetleri de kabul etti, “Halkın bize söylediklerine kulak vermek zorundayız, bu bizim tarzımız, hükümet programımızın gereği” dedi.
Çeviren: Kavel Alpaslan
(Cubadebate)
Evrensel'i Takip Et