Kılıçdaroğlu'ndan 'FETÖ', 'rüşvet' ve 'haram' suçlamaları: Özür diledi, helallik istedi
Mahkeme kararıyla genel başkanlığa atanan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi önünde yaptığı 'bayramlaşma' konuşmasında, FETÖ', 'rüşvet' ve 'haram' suçlamaları yöneltti, özür dileyip helallik istedi.
Doğa Baybuğa
[email protected]
CHP adına bugün Ankara'da iki ayrı bayramlaşma programına çağrı yapıldı. Partinin seçilmiş lideri Özgür Özel, CHP Ankara İl Başkanlığı önündeki Güvenpark'ta yer alırken mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu ise genel merkez önüne çağrı yaptı.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Genel Merkez önünde toplanan kitle sık sık "Halkın Umudu Kılıçdaroğlu" sloganları atarken, "Hak yemez, haram yemez, kimseye de yedirmez; halkın adamı Kılıçdaroğlu" ve "Hatay, Lütfü Savaş’ın yanında" ifadelerinin yer aldığı dövizler taşıdı. "Sosyal medyada Genel Merkez önünün boş olduğu yönünde bir algı oluşturuluyor, lütfen alana geçelim" şeklinde anonslar yapıldı. Eski CHP İstanbul kayyımı Gürsel Tekin, "Halkın Otobüsü" olarak adlandırılan araçla Genel Merkeze geldi. Genel Merkez çevresinde alınan yoğun güvenlik önlemleri dikkati çekti.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun büyük bir posteri asılırken posterin altında "Şimdi arınma zamanı" ifadesinin yer aldı. Ayrıca etkinlik alanı için genel merkeze "Türkiye için tertemiz bir başlangıç" yazılı bir ekran kuruldu.
"Bu arınma, tasfiye değil; yeniden bir doğuştur"
Kılıçdaroğlu'nun kürsüde yaptığı konuşmasında öne çıkanlar şöyle;
"Bu can bu tende kaldıkça hakkı, hukuku ve adaleti herkes için savunacağım. Arkadaşlar, teşekkür ederim, hep birlikte mücadelemizi yapacağız.
Size bakarken sadece bir Genel Merkez görmüyorum, Adalet Yürüyüşü'nde birlikte attığımız her adımda toprağa düşen helal alınterini görüyorum. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde vatanperver CHP'lileri görüyorum; ben sizlere bakarken yoksulun, emekçinin, yetimin hak mücadelesi için çarpan binlerce yüreği görüyorum. Sizlerle omuz omuza helalleşerek, kucaklaşarak beraber mücadele edeceğiz. Burası hepimizin, halkın yuvasıdır.
Bugün burada CHP'nin tarihsel namusunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik güvenliğini, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyoruz.
Yaşadığımız mesele yalnızca bir kurultay tartışması değildir; kimin genel başkan olacağı meselesi değildir. Türkiye'de siyasetin ahlakla mı parayla mı, hukukla mı operasyonla mı, millet iradesiyle mi aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir.
Bugün çok açık konuşacağım. Ama öfkeyle değil. Sert konuşacağım ama kinle değil. Gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden, kimseye haksızlık etmeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur, biz CHP'liyiz. Bizim kitabımızda intikam, iftira, kin yoktur; mertçe helalleşme, hesaplaşma vardır. Ama bu hesaplaşma kişisel değil, ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır, arınma! Ama bu arınma, tasfiye değil; yeniden bir doğuştur.
"Bana soruyorlar, şimdi ne yapacaksın, ben hesap soracağım"
Biliyorsunuz, 38. Kurultay'da bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün başımızın üstüne dedik. CHP'de demokrasi esastır, dedik. Maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir: Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa, ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye'de demokrasi vadetmesi de imkansız hale gelir.
Biz bu partiyi, mahkeme salonlarında irademiz çiğnensin diye mi büyüttük?
Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti? Bana soruyorlar, ne yapacaksın? Bana soruyorlar, şimdi ne yapacaksın, ben hesap soracağım hesap! Herkes bunu böyle bilsin!
"O sandıktan kim çıkarsa başımızın tacı olacaktır"
Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. Partilerimiz partimizin güvenli limanını inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Ben değil kardeşlerim, güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin meşru, hukuki lideri olacaktır; başımızın tacı olacaktır.
Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Karşınızda duran bu adamı iyi tanırsınız. Ben hayatım boyunca, hem bürokratik hem siyasi yaşamımda, sadece vatana millete hizmet etmiş bir bir kardeşinizim. Hesap uzmanlığından milletvekilliğine, genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademesinde görev yaptım. Tek bir kuruş boğazımdan aşağı haram lokma inmedi, haram lokma yemedim, yedirmedim. Bundan sonra da açıkça söylüyorum, yedirmeyeceğim! Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim!
Benim hayatım ortada; bir ömür boyunca vicdandan, ahlaktan zerre kadar ayrılmadım. Tüm dünya beni dinlesin: FETÖ terör örgütü başta olmak üzere hiçbir terör örgütüyle, hiçbir yurtdışı yapıyla en ufak bağlantısı, yapıyla ilişkisi olmamış bir adam duruyor karşınızda! Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum: Benim tek bağım aziz milletimledir; tek odağım bu vatan ve Türkiye'dir. Unutmayın, bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır.
"Hain diye bağıranları duydum..."
Ben 78 yaşındayım. Koca bir ömür... Bugün 78 yaşında ama bir derdi olan, ama derdi anlatmaktan asla vazgeçmeyen bir kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş asırlık çınarları kuruluş kodlarına yeniden oturtmanın yürüyüşüdür. Birilerinin siparişiyle, fermanıyla atılan sloganları duydum. 78 yaşında, ömrünü bu vatana adamış bu adama 'hain' diye bağıranları duydum.
Onlara o sloganları attıran kirli zihniyete sesleniyorum: Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Tarih bilmeyenler dinlesin: Büyük önderimiz, ebedi genel başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Milli Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatmak için hakkında idam fermanı, isminin üstünde de hain ilanı vardı. Yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, Saray'ın karşısında el pençe divan duranların, FETÖ artıklarıyla durup milletimizi kışkırtanların bize hain damgası vurma çabaları nafiledir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez, bu çaba sadece ve sadece kendi korkularının tecellisidir.
"FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizden özür diliyorum"
Şimdi müsade edin, ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşiniz, bu yaşlı adam sizinle tam bu noktada açıkça helalleşsin. Bu aziz millete, bu cefakar millete bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adalet ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında ndış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları haram sofralara meze yapanların hortumlarını zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum. CHP'nin onurlu delegelerin pavyon masalarında pazarlık konusu yapanları Mustafa Kemal'in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip rüşvete talana başvuran belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım için sizlerden, tarih önünde hak deryasından özür diliyorum.
"Hakkınızı helal edin"
Benim temiz niyetimi, bu ülkeye olan sevdamı sırtımdan hançerlemek için kullananları göremedim. Hakkınızı helal edin ve beni affedin.
2 yıldır çıkıp kürsülerden ne dediler? 2 yıl boyunca bu yönetim her sıkıştığında neyin arkasına sığındı? Baba ocağı dediler. Şimdi o 2 yıllık büyük yalanlarla yüzleşmek için size soruyorum: O baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesi'nde yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram para olur mu; kutularda rüşvet verilir mi; FETÖ'cü hesaplarla kumpaslar kurulur mu; baba ocağı helaldir, temizdir; baba ocağımız vatandır. Baba ocağının sofrasında asla ve asla haram lokma olmaz. Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclis'in çatısı altında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu lekeyi Gazi Meclis'imize ve CHP'mize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz; biz değil, siz karar vereceksiniz.
"Önce CHP sonra Türkiye arınacak"
"Kapatma olursa yedek parti hazır" diyenler şunu iyi bilsin: CHP devlete istikamet çizen bir partidir; CHP ahlakın, erdemin ve ülkesine hizmet etmeyi şiar edinenlerin, demokrasiyi savunanların partisidir. Hiçbir CHP'li çift ajandalı değildir. Bu parti mandacılara karşı ya istiklal ya ölüm diyenlerin partisidir. Dostlarım, kardeşlerim, evlatlarım; arınacağız! Önce CHP sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakla temizlerken bir an bile asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız."
"Masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız"
O çaldığınız milyar dolarları bu milletin kasasına geri getireceğim; korkmuyorum, sizden korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. Yanımda mısınız?
CHP yıkılmayacaktır, dağılmayacaktır. 2023 yılında omuz omuza verdiğimiz ittifak partilerine, yürekli liderlerine, Halil İbrahim soframıza gönül vermiş vatan evlatlarına bin selam olsun!
Bizim kurduğumuz o helalleşme ve demokrasi köprüsü bu ülkenin teminatıdır. On milyonların iradesini kimsenin çiğnemesine izin vermeyeceğiz. Sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, geleceği de inşa edeceğiz. Adalet, ahlakın ve dürüstlüğün sarsılmaz kalesi olarak bu anlayışı yeniden inşa edeceğiz.
Korkmayın kardeşlerim, masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız. Ama kirliye bulaşana da göz yummayacağız. Masum belediye başkanlarımız için mücadeleye başlıyoruz. Yolumuz aydınlık olsun, adalet olsun. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde durmak yok, yorulmak yok. Benimle yürüyeceğinize söz veriyor musunuz?"
Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibinin, CHP Lideri Özgür Özel'in mitinginin iptal edilmesi için Ankara Valiliğine resmi başvuruda bulunduğu öne sürülmüştü, atanmış yönetim de iddiayı yalanlamıştı.
Evrensel'i Takip Et