31.05.2026 00:10

Kadın öğretmenler baskıyı ve eğitime tarikat etkisini anlattı

Eğitim emekçisi kadınlar, laikliğin hedef alınmasının en çok kadın haklarını ve kız çocuklarının eğitimini etkileyeceğini düşünüyor. Eğitim Sen'in yaptığı anket, okullarda artan tarikat-cemaat etkisine dair kaygıları ortaya koyuyor.

Kadın öğretmenler baskıyı ve eğitime tarikat etkisini anlattı

Fotoğraf: Evrensel

Songül Keşkek


Ankara – KESK’e bağlı sendikalara üye kadınlar, 3. Kadın Kurultayını yapmak üzere bir süredir çalışma yürütüyor. Bir süre önce Eğitim Sen Kadın Kurultayını gerçekleştirmişti. Kurultaya sunulan raporlar çerçevesinde üç gün çeşitli atölye çalışmaları yapıldı. Şimdi KESK Kurultayına hazırlanıyoruz. Ankara Eğitim Sen 3 No’lu Şube olarak iki konuda çalışmalar yürütüyoruz: “Diyanet, tarikat, cemaatlerin toplumsal yapı üzerindeki etkileri” ve “Laikliğin kadın mücadelesi üzerine etkileri” konularında bir komisyon oluşturduk. Bir anket çalışması düzenledik. Konunun hassasiyeti yüzünden ankete katılım sınırlı olsa da Keçiören’deki kamu okullarından kadın öğretmenlerin eğilimleri ile ilgili bize çeşitli veriler sundu.

Genel olarak değerlendirildiğinde bu anket kadın öğretmenlerin önemli bir bölümünde laikliğin tehdit altında olduğuna dair güçlü bir kaygı bulunduğunu gösterdi. Bu kaygının özellikle kadın hakları, çocuklarının eğitimi ve kamusal yaşam alanında yoğunlaştığını gördük.

Ankette baskın biçimde ortaya çıkan eğilim, katılımcıların önemli bir bölümünün laiklik ilkesinin zayıfladığını düşündüğünü gösterdi. Özellikle “Kadınların ikinci sınıf vatandaş haline gelmesi”, “Kadının eve kapatılması”, “Kadınların çalışma hayatından uzaklaştırılması” ve “Mesleki saygınlığın azalması” gibi ifadeler sıkça tekrar edildi. Anket katılımcıları, laiklikten uzaklaşmanın yalnızca eğitim politikaları açısından değil, kadınların kamusal yaşamdaki varlığı bakımından da bir tehdit oluşturduğunu düşündüklerini ifade ettiler. Kadın öğretmenler tarikat/cemaat etkisinin eğitim alanında görünür olduğunu da söylediler.

Öğretmenler en çok idare baskısı altında

Anket verileri, kadın öğretmenlerin önemli bir kısmının okul ortamında doğrudan ya da dolaylı bir biçimde baskı altında hissettiğini gösterdi. Bu baskılar en çok kıyafetlerine müdahale edilmesi, kız ve erkek öğrencilerin bir arada bulunmasına yönelik itirazlar, oyun ve etkinliklerde temasa karşı çıkılması ile veli, idare ve muhafazakar çevrelerin baskıları şeklinde dile getirildi. Özellikle bazı öğretmenler “kurumsal/yönetimsel baskı” hissettiklerini açıkça belirtti.

Ankette çok güçlü biçimde ortaya çıkan başka bir unsur da laiklik ile kadın hakları arasında kurulan doğrudan ilişki. Katılımcıların çoğu İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı Yasa, medeni hukuk, karma eğitim, kadınların çalışma hakkı gibi başlıkları laik hukuk devletiyle bağlantılı değerlendirdi. Bu nedenle kadınlar, laikliğin gerilemesini aynı zamanda hukuki ve toplumsal bir gerileme olarak yorumladı.

Öğrenciler tarikat yurdunda kalıyor, oradaki söylemlerden etkileniyor

Bazı öğretmenler öğrencilerin tarikat yurtlarında kaldığını, öğrencilerin dini söylemleri sorgulamadan tekrar ettiğini, kız öğrencilerin erkeklerden uzak durmaya yönlendirildiğini, bazı öğretmenlerin öğrencileri cemaat toplantılarına çağırdığını, cemaat yayınlarının öğrenciler üzerinde etkili olduğunu ifade ettiler. Bu durumun özellikle eleştirel düşünme, bilimsel yaklaşım ve sosyal gelişim üzerinde olumsuz etkiler yarattığı belirtildi.

"Değerler eğitimi" cinsiyetçi içerik taşıyor, bilimsel eğitimin önüne geçiyor

Dikkat çeken bir diğer şey ise müfredat ve okul kültürüyle ilgili. Katılımcıların önemli bölümü ders kitaplarında kadın figürlerinin geleneksel roller içinde sunulduğunu, cinsiyet eşitliği vurgusunun zayıfladığını, “değerler eğitimi” uygulamalarının bazı durumlarda cinsiyetçi içerik taşıdığını, dini referansların bilimsel içeriğin önüne geçtiğini düşündüğünü söyledi. Özellikle kadınların “anne”, “Ev işi yapan kişi”, “Eşine hizmet eden birey” olarak resmedildiği yönünde çok sayıda yorum var.

Kız çocukları açısından daha da riskli

Öğretmenlerin büyük çoğunluğu, eğitimde laikliğin zayıflamasının kız çocukları açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. En sık vurgulanan riskler şunlar oldu:

• Erken yaşta evlilik,

• Eğitimden kopma,

• Ekonomik bağımsızlığın kaybı,

• Toplumsal yaşamdan çekilme,

• Öz güven kaybı,

• Erkek egemen rollerin normalleşmesi,

• Sorgulama ve bilimsel düşünceden uzaklaşma.

Öğretmenler odasında kutuplaşma

“Öğretmenler odasındaki sosyal iklimin, dini grup aidiyetlerine göre kutuplaştığını gözlemliyor musunuz?” diye sorulduğunda ankete katılan öğretmenlerin yaklaşık yarısının evet demesi üzerinde düşünülmesi gereken bir sonuç olarak ortaya çıktı.

“İstanbul Sözleşmesi veya 6284 sayılı Kanun gibi düzenlemelerin tartışmaya açılmasını, laiklik ilkesi çerçevesinde nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunda çoğunlukla, “Laik hukuk devletinden uzaklaşmış olarak görüyorum”, “Kadın hakları mücadelesinde bir geri adım olarak görüyorum” yanıtları verildi. Az sayıda kadın bu uygulamaların laiklikle ilgisi olmadığını, hukuki bir değişiklik olarak gördüğünü ifade etti.

Laiklik, eşitlik için, bilimsel eğitim için kritik bir temel

Ankette güçlü biçimde ortaya çıkan önemli bulgulardan biri, eğitim emekçisi kadınların laiklik ile kadın hakları arasında doğrudan bir ilişki kurması oldu. Katılımcıların çoğu İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı Kanun, medeni hukuk, karma eğitim ve kadınların çalışma hakkı gibi başlıkları laiklikle bağlantılı değerlendirdi.

Bununla birlikte sonuçlar tek yönlü değildi. Az sayıda katılımcı laiklik tartışmalarını abartılı bulduğunu ve doğrudan bir baskı hissetmediğini ifade etti. Bu durum, öğretmenler arasında farklı deneyimlerin ve toplumsal-siyasal bakış açılarının bulunduğunu gösterdi.

Genel olarak eğitim emekçisi kadınlar, laikliğin gerilediğine yönelik ciddi kaygılar taşıdıklarını belirtti. Bu kaygılar; kadın haklarının zayıflaması, kız çocuklarının eğitim olanaklarının daralması, okul ortamlarında cinsiyetçi ve dini referanslı gerilimlerin artması ve tarikat-cemaat etkisinin eğitim alanında yaygınlaştığı algısı etrafında yoğunlaştı. Anket sonuçları, öğretmenlerin laikliği yalnızca anayasal bir ilke olarak değil, kadın hakları, bilimsel eğitim ve toplumsal eşitlik açısından temel bir güvence olarak gördüklerini ortaya koydu.

30.05.2026 11:47

Emeklilerden TÜİK tepkisi: 'Maaş yetmiyor, kurban bile alamıyoruz'

Van’da emekliler, artan hayat pahalılığı karşısında maaş ve bayram ikramiyelerinin yetersiz kaldığını belirterek geçim sıkıntılarını dile getirdi.

Emeklilerden TÜİK tepkisi: “Maaş yetmiyor, kurban bile alamıyoruz”

Fotoğraf: ANKA

30.05.2026 09:37 / Güncelleme: 10:13

Oyuncu Şebnem Sönmez'den Kemal Kılıçdaroğlu'na açık mektup: 'Sizden arınmış bir ülke istiyorum'

"Siz siyasete selam verdiğiniz ilk günden bugüne arınmak istediğim, istediğimiz her şeyin sembolüsünüz. Ben sizden arınmış bir ülke istiyorum. Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyet ve edimlerinizden arıtmak boynumuzun borcudur."

Oyuncu Şebnem Sönmez'den Kemal Kılıçdaroğlu'na açık mektup: 'Sizden arınmış bir ülke istiyorum'

Fotoğraf: sebnemsonmezofficial/Instagram

30.05.2026 10:36

Sezgin Tanrıkulu: 'Güvenpark'taki bayramlaşmanın yasaklanmasına onay verir niteliktedir'

CHP'li Sezgin Tanrıkulu, Ankara Valiliği’nin Güvenpark’taki bayramlaşma programına ilişkin yazısına CHP Genel Merkezi tarafından verilen yanıtın, etkinliğin yasaklanmasına onay anlamı taşıdığını kaydetti.

Sezgin Tanrıkulu: "Güvenpark'taki bayramlaşmanın yasaklanmasına onay verir niteliktedir"

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!