ODTÜ öğrencilerinden 'mutlak butlan' kararına karşı 'birleşik mücadele' çağrısı
ODTÜ öğrencileri örgütlenme, dayanışma ve birleşik mücadele çağrısı yaptı; tek tek değil birlikte hareket edilirse baskıların durdurulabileceğini belirtti.
Fotoğraf: Evrensel
Adil Şafak Dinçer
Ankara — ODTÜ öğrencileriyle CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararının gençlik açısından ne anlama geldiğini, 19 Mart'tan bu yana artan baskıları, yasakları ve mücadeleyi konuştuk. Bu sürecin devam etmesinin gençler açısından hak aramanın zorlaştığı ve emeğin daha fazla sömürüldüğü bir düzen anlamına geldiğini söyleyen öğrenciler, direnişin sonuç alabildiğini vurguladı. Birçok öğrenci örgütlenme, dayanışma ve birleşik mücadele çağrısı yaptı; tek tek değil birlikte hareket edilirse baskıların durdurulabileceğini belirtti.
"Kukla tiyatrosu girişimi"
Felsefe öğrencisi Beste, öğrencilerin 19 Mart 2025'ten itibaren verdiği mücadeleyi hatırlatarak baskıların, öğrencilere yönelik gözaltıların ve 'mutlak butlan' kararının 'sindirme ve umutsuzluğa sürükleme' amaçlı olduğunu belirtti. "Ülke çapında umutsuzluk ve korku ortamı yaratılmaya çalışılıyor" diyen Beste, "Tam tersine biz öğrenciler olarak direnmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Ali ise "AKP iktidarının, ülkenin ana muhalefet partisine müdahale ederek en büyük rakibinin iç seçimlerini iptal etmesi, muhalefeti kendi istediği aktörlerle bir kukla tiyatrosuna çevirme girişimidir" dedi.
"Halk cevap vermeli"
Fizik bölümünden bir öğrenci de, "Bu düzenin sürmesi ve rejimin gittikçe otoriterleşerek bildiğimiz anlamıyla demokratik bir seçim ihtimalini ortadan kaldırması, gençlerin tamamen emek sömürüsüne hapsolmuş, hakkını araması dahi yasak bir nesil olarak var olduğu bir gelecek demek" değerlendirmesinde bulundu.
Felsefe öğrencisi Emre de Bilgi Üniversitesine yönelik kapatma kararı sonrası düzenlenen eylemlere ve üniversitenin yeniden açılmasına dikkat çekti. "Öğrenciler direnerek kendi kampüslerinde faşizme karşı durdular" diyen Emre, mücadele ihtiyacına vurgu yaptı.
Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Ali Cem de örgütlü mücadelenin önemine vurgu yaparak "Halkın bu baskılara çok sert cevaplar vermesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.
"Dayanışmayı ve örgütlülüğü büyüymeliyiz"
Hazırlık öğrencisi Yahya da faşizmin inşasını durdurmanın mümkün olduğunu ancak bunun kolay ve hızlı bir süreç olmayacağını belirtti. Başka bir hazırlık öğrencisi de faşizmin inşasının durdurulabilmesi için örgütlenmenin önemine dikkat çekerek, "Bu durumun durdurulabileceğine inanıyorum; zamanla ve örgütlenerek… Çevremizi ne kadar çok bilinçlendirip örgütlersek, o kadar sönümlendirebiliriz" diye konuştu.
Ece isimli öğrenci de çözümün örgütlülüğü büyütmekten ve birleşik cepheden geçtiğini vurgulayarak şunları dile getirdi: "Faşizmin tahkim edilmesindeki temel amaç, toplumu bütünüyle felç etmek, bizi topyekun bir eylemsizliğe ve 'Artık ne yapsak değişmez' duygusuna hapsetmek. Bu süreç sadece sandığı bekleyerek ya da iktidarın çizdiği sınırların içinde kalarak durdurulamaz. Çözüm, her şeyden önce toplumsal dayanışmayı ve örgütlülüğü büyütmektir. Kayyımlarla iradesi gasbedilen yerel yönetimlerden özerkliği yok edilen üniversitelere, sendikalardan sokaktaki her bir bireye kadar ortak asgari demokratik taleplerle bir cephe kurmak zorundayız. Biz bitti demeden bu mücadele bitmeyecek; çünkü bu ülkenin geleceği iktidarın mahkeme salonlarında çıkardığı mutlak butlan kararlarından çok daha büyüktür."
Evrensel'i Takip Et