Adana’da 18 bin öğrencinin durumu raporlandı: Yoksulluk yaygınlaşıyor, eğitimin yerini işçilik alıyor
Eğitim Sen Adana DEK Grubunun 18 binden fazla öğrenciyle hazırladığı rapor, Adana’da derinleşen yoksulluğun eğitimi nasıl kuşattığını ortaya koydu.
Fotoğraf: Taylor Flowe/Unsplash
Nisa Sude Demirel
[email protected]
Eğitim Sen Adana DEK Grubunun hazırladığı “Nasıl bir eğitim: Mevcut yapı ve durum analizi ve “doğa-kişi-toplum için demokratik eğitim” modeli önerisi” başlıklı rapor Türkiye’nin 7. büyük şehri Adana’da yoksulluk ve eğitimin durumunu ortaya koyuyor. Prof. Dr. Adnan Gümüş, Savaş İlhan, Doç. Dr. Ş. Erhan Bağcı, Dr. Öğr. Üyesi Esengül Ayyıldız, Münir Korkmaz, Prof. Dr. Muna Yüceol Özezen, Şahin Kelleci, Ali Aslan, Süleyman Kavuncuoğlu, Prof. Dr. Mehmet Karakuş ve Erdal Düzgün’den oluşan DEK Grubunun hazırladığı rapor; Türkiye’deki öğretim sisteminin mevcut durumunu, yaşananları ve bunların ne anlama geldiğini ortaya koymayı ve ideali için model önerisi geliştirmeyi hedefliyor.
Çalışma 8 ilkokul; 2’si genel, 1’i imam hatip olmak üzere 3 ortaokul; 3’ü Anadolu, 1’i imam hatip lisesi, 10’u Mesleki Teknik ve Anadolu Lise, 1’i özel gereksinimli olmak üzere 15 ortaöğretim okulu olmak üzere 26 okula dayandırılıyor.
Seyhan, Çukurova, Yüreğir, Sarıçam ve Kozan’da yer alan okullarda toplam 18 bin 316 öğrenci eğitim görüyor. Rapora göre öğrenci hanelerinin önemli bölümü düşük gelir grubunda yer alıyor, bazı okul türlerinde öğrencilerin kayda değer kısmının düzenli harçlığı yok. Ayrıca okulların önemli bir bölümünde asansör yok, engelli erişim altyapısı sınırlı ve özel gereksinimli öğrencilere verilen destek ise çoğu yerde yetersiz.
Ailelerin yüzde 90’ı yoksulluk sınırının altında
Çalışmaya dahil edilen ailelerin yüzde 60’a yakını 49 bin TL’nin altında gelire sahipken yalnızca yüzde 9’u 100 bin TL ve üstü aylık gelire sahip. Yani öğrenci ailelerinin yüzde 90’ı yoksulluk sınırının altında yer alıyor. Çocukların yüzde 40’ının ise düzenli günlük harçlığı bulunmuyor. Yüzde 22.2’sinin ise çoğu gün harçlığı yok.
Okullarda asansör dahi yok
Okulların erişilebilirliğinde ise tablo parlak değil. Okulların yüzde 69.2’sinde asansör yok. Asansör bulunan ve işlevsel olan okulların oranı ise yalnızca yüzde 23.1. Mesleki ve teknik Anadolu liselerinde (MTAL) ise oran, ortalamadan daha yüksek. Bu liselerin yüzde 81.8’inde asansör bulunmuyor.
Seçmeli ders kağıt üzerinde
Devlet okullarında seçmeli ders çeşitliliği ve bazı derslere ilişkin dayatmalar da çalışmaya yansıdı. Buna göre okulların yarısında dersler önceden belirlenmiş paketler halinde sunuluyor. Yüzde 56.3’ünde ise yalnızca sınırlı sayıda ders seçeneği var. Rapora göre bu sınırlayıcı ve yönlendirici uygulamalar özellikle mesleki ve teknik Anadolu liselerinde yoğunlaşıyor. MTAL’lerde önceden belirlenmiş ders paketlerinin sunulma oranı yüzde 63.6, sınırlı sayıda ders paketi sunulması oranı yüzde 72.7 ve bazı derslerin açılmaması ise yüzde 80 oranında. Yani meslek liselerinde sınırlayıcı uygulamalar daha yaygın.
Ayrıca okulların yüzde 83.3’ünde ikinci bir yabancı dil seçeneği hiç sunulmuyor, meslek liselerinin hiçbirinde ise ikinci bir yabancı dil seçeneği hiç yok.
Her 4 okuldan birinde ders dışı dini etkinlik var
Verilere göre okulların yüzde 26.1’inde ders dışı dini etkinlikler yapılırken imam hatiplerin ise tümünde ders dışı dini etkinlik gerçekleştirildiği tespit edildi.
Ana dili farklılığı öğrenme güçlüğüne neden oluyor
Adana gibi kozmopolit bir ilde çeşitlilik okullara da yansıyor. Ancak verilere göre öğrenciler arasında dışlanma veya farklı muamele görülme oranı yüzde 92.3 gibi oldukça yüksek bir düzeyde. Her üç öğrenciden biri de öğretmen kaynaklı dışlanmaya maruz kalıyor.
Çoğunlukla ana dili Türkçe, Kürtçe veya Arapça olan öğrencilerden oluşan bu okulların yüzde 90.5’inde ana dili eğitimi seçeneği hiç sunulmuyor. Ancak araştırma, farklı ana dili konuşan öğrencilerin önemli bir bölümünün öğrenme süreçlerinde güçlükler yaşadığını gösteriyor. Verilere göre okulların yüzde 77.8’inde bu öğrencilerin öğrenme güçlüğü yaşadığı ifade ediliyor.
Ayrıca okullarda cinsiyet temelli eşitsizliklere de sıkça rastlanıyor. Rapora göre “Kızlar şöyle davranır, erkekler böyle davranır” türü kalıp sözlerin kullanımı okulların yüzde 63.6’sında ara sıra, yüzde 13.6’sında ise sıklıkla gözlemleniyor.
Yoksulluk MESEM’lere itiyor
Türkiye’de 14-17 yaş çağ nüfusunda MESEM’in payı tahmini olarak yüzde 10. Yani lise çağındaki her 10 çocuktan biri MESEM’lere kayıtlı. Adana’da yapılan çalışmada MESEM’li öğrencilere ayrılan kısım da çocukların durumunu gösteriyor. Bunlardan ilki, yoksulluğun MESEM’i tercih etmekte ne kadar önemli bir etken olduğu. MESEM’li çocukların ailelerinin gelir durumu incelendiğinde yüzde 41.3 ile aile geliri 49 bin liranın altında kalan çocuklar ilk sırada geliyor. Ailesinin geliri aylık 100 bin TL’yi aşanların oranı ise yüzde 3’te kalıyor.
Çocuklar fiili olarak haftada bir gün okula veya çevrim içi derslere katılsalar da rapora göre öğrencilerin yarıdan fazlası derslere uyarlanamıyor. Yine öğrencilerin yarısı 4 günden daha fazla (5-6 gün) çalışıyor. Çocukların yüzde 66’sına fazladan (9 saat ve daha fazla) mesai de yaptırılıyor. Çocukların yaz aylarında veya resmi tatillerde çalışmaması gerekirken fiiliyatta öğrencilerin yüzde 63’ü izinlerinin ancak bir kısmını kullanabiliyor.
Temiz suya ve yemeğe erişim yok
Raporda Adana dışındaki illerden de örneklerin olduğu 144 okul öğrencisi ile yapılan görüşmelere göre hazırlanmış temiz suya ve gıdaya erişim verileri de yer alıyor. Buna göre çocukların yüzde 24.3’ü okullarında tuvaletler dışında çeşme olmadığını ifade ediyor. Adana’da ise çocukların yüzde 47’si haftanın 4-5 günü kahvaltı yaparak okula tok gelemiyor. Öğrencilerin yüzde 48.3’ü hiçbir gün yanında meyve getiremiyor.
İncelenen okullar arasında ilkokulların yüzde 79’unda, ortaokulların yüzde 71’inde, Anadolu liselerinin ise yüzde 62’sinde yemek olanağı bulunmuyor.
Öğrencilerin yalnızca yüzde 60’ının düzenli günlük 50 TL ve üstü harçlığı bulunuyor.
Evrensel'i Takip Et