29.05.2026 00:27

İstanbul Havalimanı geldi meralar gitti, gelecek yok

İstanbul’un kuzey köylerinde bir zamanlar binlerce hanenin geçim kaynağı olan mandacılık, bugün sadece 232 üreticiye kaldı. Kentleşme, mera kaybı ve artan maliyetler sektörü bitme noktasına getirdi.

İstanbul Havalimanı geldi  meralar gitti, gelecek yok

Müzeyyen Yüce


İstanbul’un kuzeyinde bir zamanlar mandaların çamura girerek serinlediği sulak alanların yerinde bugün otoyollar, şantiyeler ve beton bloklar yükseliyor. Türkiye genelinde kırılgan bir yapıya sahip olan manda yetiştiriciliği, İstanbul’da artık ‘son kuşak’ üreticiler tarafından sürdürülmeye çalışılıyor.

Türkiye’de manda varlığı uzun yıllar düşüş eğilimi gösterdikten sonra devlet destekleriyle kısmen toparlanmış olsa da son yıllarda üretimde yeniden gerileme dikkat çekiyor. Öyle ki 1982 yılında manda varlığı 1 milyon civarındayken, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporuna göre bu sayı 2025’te 164 bin 785’e geriledi. Yine TÜİK verilerine göre, manda sütü üretimi de 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 33 düşerek 58 bin 122 tondan 38 bin 924 tona geriledi.

İstanbul’da üretim alanları hızla daralıyor

İstanbul, manda varlığı açısından Samsun ve Diyarbakır’dan sonra üçüncü sırada. Manda yetiştiriciliği tarihsel olarak kentin kuzeyinde, özellikle orman köylerinde ve sulak alanların çevresinde yoğunlaşmış durumda. Manda yetiştiriciliğinin en çok yapıldığı ilçeler ise Eyüpsultan, Arnavutköy, Çatalca ve Silivri. Türkiye Damızlık Manda Yetiştiricileri Merkez Birliği verilerine göre İstanbul’da kayıtlı 232 manda yetiştiricisi var. İstanbul Manda Birliği kayıtlarına göreyse, kentteki manda sayısı 13 bin civarında.

Manda sütü; kaymak, yoğurt ve yüksek katma değerli ürünler açısından önemli bir potansiyele sahip. Ancak üretim; düşük verim, yüksek maliyet ve mera kaybı gibi nedenlerle sürdürülebilir olmaktan uzaklaşıyor. Sektör temsilcileri de İstanbul’da mandacılığın ‘kritik eşikte’ olduğunu söylüyor.

‘Sulak alanlar yok oldu, mandalar sıkıştı’

Ağaçlı köyünde üçüncü kuşak üretici olan Ergün Berk, dededen mandacı. 45 yılı aşkın süredir mandacılık yapan, kendisi de üçüncü kuşak manda üreticisi olan Berk, köyde hayvancılığın tarihini yaklaşık 150 yıl öncesine götürüyor.

Bugün aile olarak manda yoğurdu, sucuk ve kaymak ürettiklerini anlatan Berk, sektörün yıllar içerisinde giderek daraldığına dikkat çekti. Mandacılık yapan son kişiler olduklarını vurgulayan Berk “Bizden sonraki nesillerin üretimi devam ettirmeleri için pek umut yok. Kent merkezinde mandacılığın sürdürülmesi çok zor bir hale geldi. Mandaların ter bezleri olmadığı için sulak alanlarda serinlemesi gerekir. Ancak bu bölgedeki sulak alanlar inşaatlar ve maden ocaklarının varlığı nedeniyle kapatıldı. Mesela havaalanının yapıldığı alana biz ‘kulak çayırı’ derdik. Orada çok büyük bir gölümüz vardı. Mandalarımız oraya kadar giderdi. O sulak alan, havaalanı nedeniyle kapatıldı. Şu an biz havaalanı ve Kuzey Marmara Otoyolu arasında sıkıştık kaldık” dedi.

‘Kendi çocuklarımızı ahıra sokmuyoruz’

Ağaçlı köyü bir dönem İstanbul’un en yoğun manda varlığına sahip yerlerinden biriydi. Ancak bugün tablonun dramatik şekilde değiştiğini vurgulayan Berk, özellikle gençlerin köyden ayrılmasının, eğitim için gidenlerin geri dönmemesinin sektörde kuşak kopuşuna yol açtığının altını çiziyor. Gelecek göremedikleri için köylülerin kendi çocuklarını ahıra sokmadıklarını vurguluyor.

Tüm olumsuz şartlara rağmen mandacılığı yaşatmaya, geliştirmeye çalıştıklarını belirten Berk, devlete; halihazırdaki mera ve sulak alanların korunması, ayrıca hafriyatların köy civarına dökülmesinin engellenmesi çağrısında bulundu.

‘Havalimanı sonrası çoğu ahır kapatıldı’

Dört kuşaktır üretim yapan Miray Yoldaş Yörük ise özellikle büyük inşaat projelerinin mandacılığa etkisini rakamlarla anlattı:

“İstanbul’da manda üreticiliği orman köylerinde yapılıyordu. Ancak havaalanının yapılması, TOKİ’nin gelmesi, otobanların genişletilmesi manda üreticiliğini çok olumsuz etkiledi. Havalimanının çevresindeki birçok köy mandacıydı. Havalimanının yapılmasıyla bu oran yüzde 70-80 düştü. Çoğu ahır kapatıldı, çoğu hayvancı üretimden çekildi. Her köy de 3-5 hane kalmıştır üretim yapan. Bizim köyde neredeyse herkes mandacılık yapıyordu ancak şu an birkaç hane kaldı. Meralar ve sulak alanlar giderek daralıyor. Mesela ekili arazilerimizin çoğu TOKİ’ye tahsis edildi. 300 dönümlük buğday arazime bir gecede dozerlerle girdiler, TOKİ diktiler. Topraklarımız betonlaştı. Bu da hem manda üreticiliğini hem de manda sütü üretimini düşürdü.”

‘Mandacılık kuzey köylerine sıkıştı’

Yoğurt, kaymak, peynir ve tereyağı üreten Yörük, bu işten vazgeçmek istemediğini, dayanabildikleri kadar üretimi devam ettireceklerini söyledi. Artan maliyetlere dikkat çeken Yörük, “Bugün yemin çuvalı olmuş 1000 lira. Kazandığımız, verdiğimiz emeği karşılamıyor” dedi.

Ağaçlı Köyü Muhtarı Cemil Yiğit Hekimoğlu da, İstanbul’daki kentleşmenin manda üretimini zorlaştırdığına dikkat çekti: “Manda yarı vahşi yapısıyla daha özgürlüğüne düşkün bir hayvan. Bu durum kapalı besi seçeneğini büsbütün imkansızlaştırıyor. Meralar büyük ölçüde, çarpık kentleşmeye kurban gitti. Bir zamanlar Kağıthane, Alibeyköy, Göktürk, Ayazağa gibi pek çok yerde yapılan mandacılık artık sadece kuzey köylerinde ve eser miktarda da Silivri’de var. Köyümüzde şu an 15 civarı işletme var. Eskiden 20 kişi bu işi yapar, ortalama 50 hayvan bakardı. Bugün 10 kişi kalmış ama kişi başına düşen hayvan sayısı artmış durumda.”

Hekimoğlu’na göre hayvancılığa en büyük tehditlerden biri de eleman bulma sıkıntısı. Bunun arkasındaki nedeni ise gençlerin bu işi yapmayışı ve ileriye dönük kaygılar olarak açıklayan Hekimoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Hayvancı ve hayvancılığın geleceğe ümitle bakması, devletin üreticiye destek olması, köy içlerinde sıkışmış hayvancılara ahırlarını taşıyabilecekleri yerler tahsis etmesiyle mümkün. O zaman gençler de baba mesleklerine devam edecek, yabancı uyruklu çobanlardan kaynaklı eleman sıkıntısı sona erecek ve insanlar kentin kadim miraslarından birisini, gönül rahatlığıyla kendilerinden sonrakilere aktarabilecekler.”

En Genç Üretici Miraç Yavuz Yılmaz: Bu şartlar altında ne kadar devam edebilirim

Ağaçlı köyünün en genç üreticilerinden Miraç Yavuz Yılmaz, 17 yaşında ve babasından işi devralmış. Dede mesleğini devam ettirdiğini söyleyen Yavuz, mandacılığın zorluğunu günlük rutin üzerinden anlatıyor:

“Sabah 06.00’da kalkıyorum, malağını altına salıyoruz. Malağını gömmeden süt indirmez. Manda, inek gibi makineyle sağılan bir hayvan değil. Bu yönüyle manda yetiştiriciliği, yoğun emek gerektiren bir iş. Ben bu işi devam ettirmek istiyorum. Ancak bu şartlar altında ne kadar devam edebilirim bilmiyorum.”

İstanbul'da manda festivali 

Manda sütü üretiminde Türkiye’de ilk sıralarda yer alan İstanbul, ‘Manda Festivali’ne ev sahipliği yaptı.

CLIMAVORE x Jameel at RCA ile Dört Ayaklı Şehir- Kent, Doğa, Hayvan Çalışmaları Derneği tarafından, Eyüpsultan Belediyesinin destekleriyle Ağaçlı köyünde 16 Mayıs’ta düzenlenen festival, yoğun ilgi gördü. Mandaların ve sulak alan ekosisteminin korunmasına dikkat çeken ve bu yaşam biçiminin sürekliliğini desteklemek amacıyla yapılan festivalde mera yürüyüşleri, yerel ürünlerin tanıtımı ve çocuk atölyesi düzenlendi. Ayrıca festivalde üreticiler ile mandalarının yer aldığı portre yarışması da düzenlendi. Katılımcılar beğendikleri fotoğraflara oy kullandı. 

3 temel talep 

Mandacılığın yaşatılabilmesi için sahadan gelen talepler üç başlıkta toplanıyor:

  1. Mevcut mera ve sulak alanların korunması,
  2. Hafriyat ve yapılaşmanın sınırlandırılması,
  3. Genç üreticilere ve küçük aile işletmelerine doğrudan destek.

 

28.05.2026 11:27 / Güncelleme: 11:34

Kılıçdaroğlu’nun heyeti ilk ziyaretini AKP’ye yaptı: CHP bayramlaşmada 'Aynı masada oturma' mesajı verdi

Mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun belirlediği CHP heyeti, Kurban Bayramı kapsamında ilk ziyaretini AKP’ye gerçekleştirdi. Karşılıklı bayramlaşmada “aynı masada oturulabilir” mesajı verildi.

Kılıçdaroğlu’nun heyeti ilk ziyaretini AKP’ye yaptı: CHP bayramlaşmada “Aynı masada oturma” mesajı verdi

Fotoğraf: AA

28.05.2026 09:52

ABD'den Doğu Pasifik'te bir tekneye saldırı: 2 ölü

ABD ordusu, Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı öne sürülen bir tekneye saldırı düzenlendiğini ve 2 kişinin öldürüldüğünü bildirdi.

ABD'den Doğu Pasifik'te bir tekneye saldırı: 2 ölü

Fotoğraf: Joshua Hoehne/Unsplash

28.05.2026 18:51

DEM Parti ile EMEP bayramlaştı: Barış ve demokrasi için ortak mücadele

Emek Partisi'nin DEM Parti'yi bayram ziyaretinde konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca, “Barışın da, demokrasinin de, adalet ve eşitliğin de yolu Saray iktidarına karşı ortak mücadeleden geçiyor” dedi.

DEM Parti ile EMEP bayramlaştı: Barış ve demokrasi için ortak mücadele

Fotoğraf: Evrensel

28.05.2026 14:32

Satamadığı kurbanlıkları geri götüren genç besici, devrilen kamyonetin altında can verdi

Urfa'da kurban pazarında satamadığı koyunları geri götüren 24 yaşındaki Samet Çakır, kullandığı kamyonetin devrilmesi sonucu hayatını kaybetti. Kazada yanındaki bir kişi de ağır yaralandı.

Satamadığı kurbanlıkları geri götüren genç besici, devrilen kamyonetin altında can verdi

Görseller: DHA | Kolaj: Evrensel

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!