Depremzede çocukların sorunları sürüyor: Çözüm için ortak adım çağrısı
Önce Çocuklar Derneğinin depremden etkilenen 5 ilde 525 çocukla yaptığı saha araştırması, çocukların psiko-sosyal destek, eğitim ve barınma başta olmak üzere temel haklara erişimde ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koydu.
Fotoğraf: Evrensel
Diyarbakır — Deprem kentlerinde çocukların yaşadığı sorunların halen giderilmediğini kaydeden Önce Çocuklar Derneği Proje Yöneticisi Mazlum Mengüç, “Bunun için devlet kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, uluslararası mekanizmalar ortak bir çaba ve gerçekçi bir çözüm sunabilecek iradeyi ortaya koymaları gerekiyor” dedi.
Önce Çocuklar Derneği tarafından 6 Şubat 2023'te meydana gelen Maraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Adıyaman, Hatay, Antep, Malatya ve Maraş’ta 525 çocukla doğrudan yapılan saha araştırmasında çocukların halen depremin etkisinde olduğu ve bir eylem planına ihtiyaç olduğu belirtildi.
Önce Çocuklar Derneği Proje Yöneticisi Mazlum Mengüç, çocukların içinde bulunduğu durumun iç açıcı olmadığını belirterek, “Yaptığımız bu çalışma bize çok ciddi ihlallerin yaşandığını göstermekteydi. Bizler için analitik iki veri vardı. Bizim eğitim, oyun, sağlık, barınma gibi ana başlıklarda yaptığımız hak ihlalleri incelemesinde iki veri tüm başlıklara sirayet etmiş durumdaydı. Birincisi yaptığımız saha araştırmasında ‘Psiko-sosyal ve duygusal açıdan herhangi bir destek ihtiyacınız oldu mu?’ sorusunu çocuklara yönelttik. Çocukların yaklaşık yüzde 80'i 'evet böyle bir ihtiyacımız oldu' dedi. Fakat sadece yüzde 10'luk bir kısım böyle bir desteğe erişebildiğini söylüyor. Bununla birlikte eğitimdeki veriler açısından üzerine düşünülmesi gereken sonuçlar doğurmuştu” diye konuştu.
Fotoğraf: MA
Eğitim sorunu
Çocukların eğitime erişiminde de sorunların yaşandığını kaydeden Mengüç, “Eğitim talebinde bulunan, eğitime döndüğünü iddia eden çocukların sayısı yüzde 95 bandındaydı. Fakat gördüğümüz sonuç şuydu; eğitimin niteliği açısından herhangi bir şey değişmemişti. Deprem gibi bir doğal afet yaşanıyor ama müfredat deprem öncesinde nasılsa sonrasında da aynı şekilde devam ediyordu” dedi.
Çocuklar çalışıyor
Çocukların çalışmak zorunda bırakıldığını belirten Mengüç, “Saha araştırması yaptığımız çocukların yüzde 65'i yani her 3 çocuktan 2'isi çalışmak zorunda olduğunu söyledi. Bu çok ciddi bir sayıydı. Çünkü eğitimin ne kadar yüksek olduğunu görsek de çocuk işçiliğini gizleyen bir yerde de durduğunu gördük” şeklinde konuştu.
Birleşmiş Milletler'in (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin (ÇHS) tarafı olan Türkiye’nin birçok hükümlülüğünü yerine getirmediğinin altını çizen Mengüç, “Üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu ihlallere yönelik gerçek anlamda süreci iyileştirebilecek mantıklı adımlar atılmamış. Çünkü başta kız çocukları olmak üzere ÇHS'nin söylediği şey çok açık. Ayrımcılıkla, çocukların ekonomik sömürüye maruz kalması, eğitim hakkına dahil olmaması gibi çok net bir şekilde yasakladığı şeyler mevcut. Bunların birçoğunu biz bu raporda üye taraf olarak Türkiye’nin yerine getirmediğini gördük” ifadelerini kullandı.
Travma ve stres bozukluğu
Çocuklarda travma sonrası stres bozukluğunun çok yaygın şekilde göründüğünü kaydeden Mengüç, “Özellikle Adıyaman ve Maraş'ta anketör gözlem notları bunu destekler nitelikte. Anketör notlarında şöyle ibareler var; cinsiyet rollerinin ve toplumun erkek çocuklarına atamış olduğu 'sen kokmazsın, erkeksin' yaklaşımının devreye girmesiyle özellikle erkek çocukların çoğu 'ben korkmadım, korkmuyorum' diyor. Aynı zamanda bu çocukların çoğu okumanın anlamsızlığından söz ediyor. Korkmadım diyen çocuklar okumanın anlamsız olduğunu ve çalışmak, iş hayatına dahil olmak istediklerini söylüyorlar. Bu çocukların stres sonrası bozukluğunu yansıtma yöntemi olarak kurguladıklarını görüyoruz. Çocukların hepsinde çok ciddi biçimde stres bozukluğu var” dedi.
Sorunlar ile mücadele
Var olan sorunlar ile planlı bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini belirten Mengüç, “Depremin yıkıcı etkilerini planlı ve sistematik bir şekilde çözmeye gayret etmezseniz bunlar kritik dönemeden geçen çocuklar için uzun vadeli hayatlarının sonuna kadar taşıyacakları travmaları beraberinde getirecek. Bu kaçınılmaz bir gerçek. Bunun için devlet kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, uluslararası mekanizmalar ortak bir çaba ve gerçekçi bir çözüm sunabilecek iradeyi ortaya koymaları gerekiyor. Çocuklar sadece stres bozukluğu ile değil bununla beraber bir yığın fiziksel ve gelişimsel problemle de mücadele ediyor” diye konuştu.
(MA)
Evrensel'i Takip Et