Kılıçdaroğlu’na 'feragat' etme çağrısında bulunmuştu | Bahçeli: 'Sayın Kılıçdaroğlu CHP genel başkanıdır'
CHP’ye yönelik mutlak butlan kararından sonra Kılıçdaroğlu’na feragat etme çağrısında bulunan MHP Lideri Bahçeli, “Yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu CHP genel başkanıdır” dedi.
Fotoğraf: AA
CHP’ye yönelik mutlak butlan kararından sonra Kılıçdaroğlu’na feragat etme çağrısında bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni bir açıklama yaparak “Sayın Kılıçdaroğlu CHP genel başkanıdır” dedi.
Türkgün gazetesinin “CHP’de arınma, durulma ve yeni şeyler söyleme vakti: Sağduyu çağrısı” başlığı ile manşetten verdiği MHP Lideri Devlet Bahçeli ile röportajı gazetenin yazarı ve Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek yaptı.
Bahçeli’nin konuşmasında öne çıkan noktalar şu şekilde:
“Türkiye’de köklü bir parti kurumsallığına sahip olan Cumhuriyet Halk Partisinde mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesinin sadece CHP'de değil; Türk demokrasisi ve siyasi kültüründe de yaralı bir hafıza oluşturmasından endişe etmekteyiz. Beklentimiz bölünmüş bir CHP değil; kenetlenmiş, yüklerinden arınmış, Türkiye ve Türk milletine hizmet eden CHP'dir. Geçici makam mücadeleleri uğruna partinin kurumsal kimliğinin yıpratılması, tabanın kutuplaştırılması ve teşkilat yapısının tahrip edilmesi tarih önünde ağır bir sorumluluk doğuracak.”
“Türkiye ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Mübarek Kurban Bayramı'nın kültür ve geleneğimizdeki kutlu çağrısına istinaden CHP'de çatışmanın sulhe, anlaşmazlıkların uzlaşıya dönüşmesini diliyor, ilgili tarafları sağduyuya ve birlik diline davet ediyorum.”
“Bizim hiçbir partinin iç işlerine karışmak gibi niyetimiz veya bir yetkimiz olamaz. Ancak biz Türk demokrasisini ve siyasetini düşünen bir partiyiz. Türkiye'nin refahı, barışı, huzuru için gayret gösteren bir hareketiz. Ayrıca MHP bu konularda yüksek bir tecrübeye sahiptir. Geçmişte partimizin çeşitli dönemlerde kongre süreçlerinde ele geçirilmeye çalışıldığına şahit olunmuştur.”
“Geçmişte kendilerinden destek ve dayanışma görmedik”
“Cumhuriyet Halk Partisi, siyasi mücadelede farkı taraflarda olduğumuz bir partidir. Geçmişte karşılaştığımız çoğu zorluk karşısında ve partimize yönelik operasyonlar sırasında demokratik siyasi kültürümüz ve parti kurumsallığının sürdürülmesi adına kendilerinden bir destek ve dayanışma görmediğimizi belirtmek isterim. Bu birikimden hareketle ve dikkatli bir şekilde söz söylüyoruz. Değerlendirmelerimiz de yalnızca demokratik siyasetin güçlenmesine, istikrarın korunmasına ve ülkemizin huzuruna yönelik iyi niyetli bir çabanın sonucudur. Bu tür fitne ve ayak oyunlarını biz yakından tanır, önceden sezer ve nasıl bertaraf edileceğini herkesten iyi biliriz. Bu tecrübeye dayanarak, CHP'nin benzer bir duruma düşmesine engel olunması gerektiğini belirtmek de bizim için Türk milletine karşı bir sorumluluktur. Zira bize göre CHP'de yaşanan son gelişmeler CHP'nin iç meselesi olmanın yanı sıra Türkiye'de siyasal istikrarın korunması açısından da son derecede önemlidir."
“Türkiye’de köklü bir parti kurumsallığına sahip olan Cumhuriyet Halk Partisinde mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesi sadece CHP'de değil; Türk demokrasisi ve siyasi kültüründe de yaralı bir hafıza oluşturmasından endişe etmekteyiz. Bu endişemiz Cumhuriyet Halk Partisinde kurumsal kimliği ve parti aidiyetini aşındıracak eylemlerin sağduyu ve uzlaşı zeminini de zayıflatacak olmasıdır.”
“Yargıtayın nihai kararıyla kesinleşecek olsa da yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu CHP genel başkanıdır. Mahkeme kararının uygulanması sürecinde yaşananlar ne CHP'ye ne de demokrasimize yakışan bir durum olmamıştır. Bundan sonraki süreçte Sayın Kemal Kılıçdaroğlu normal olarak mahkeme karanının genel başkan olmasının gereklerini yerine getirecektir. Bu kapsamda ilk olarak genel merkeze yerleşme, onarma ve toparlanmayı gerçekleştirecek, dağınıklığı giderecektir. Aynı zamanda parti faaliyetleri devam edecektir. Bu şekilde bir siyasi partinin çöküşü değil yeniden inşası demokrasiye kazandırılması mümkün hale gelecektir.”
“Arınma ve durulma süreci başlatılmalı”
“Bu tespit (Kılıçdaroğlu’nun “CHP ahlaki değerlerini korumak zorundadır” sözleri) aynı zamanda CHP'nin kuruluş ilkelerinden de uzaklaştığının ikrarıdır. Öyleyse öncelikle Partinin mali, hukuki ve idari yönden kontrol edilmesi, CHP'yi kuruluş kodlarından ayıran sebeplerin belirlenmesi gerekecektir.”
“CHP'de bir arınma ve durulma sürecinin başlatılması gereklidir. Arınma ve durulma sürecinde yolsuzluk ve usulsüzlükler, tutuklamalar ve diğer ahlaki meseleler iyi anlatılmalı, şeffaf bir kamuoyu iletişimi gerçekleşmelidir. Yapılması gereken iş, mevcut üyelerin yenilenmesi ve yeni üye kaydının yapılmasıdır. Bu şekilde yolsuzluğa, usulsüzlüğe ve ahlaksızlığa bulaşmış üyeler de Cumhuriyet Halk Partisinden temizlenmiş olacaktır. İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir. Bize göre bu tarih partinin kuruluş tarihi de olan 9 Eylül olabilecektir. Bunları yerine getirecek olan Sayın Kılıçdaroğlu'dur. Bu şekilde büyük kongreye kadar temizlenmiş ve arınmış bir CHP tesis edilmiş, Sayın Kılıçdaroğlu da Cumhuriyet Halk Partisine büyük hizmet yaparak tarihi bir sorumluluğu yerine getirmiş olacaktır. Ayrıca kongrede kim kazanırsa ona saygı duyacağını ifade ederek de fedakarlığını gösterebilecektir.”
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et