'Birlikte mücadele etmezse daha fazla hak ve ekmek kaybedeceğiz'
Alınan mutlak butlan kararının ekonomik ve demokratik anlamda emekçilere büyük zararlar vermeye devam edeceği kesin. Birlikte mücadele etmeye başlamazsak daha fazla hak ve ekmek kaybetmeye devam edeceğiz.
Fotoğraf: Connor Lucock/Pexels
Metal işçisi
Esenyurt
AKP’nin hukuk eliyle muhalefet partilerine yönelik tehdit ve uygulamalarına bir yenisi daha eklendi. Mutlak butlan kararı; 7 Haziran seçimlerinin tanınmamasıyla başlayıp mühürsüz oyların kabul edilmesiyle devam ederek bugünlere kadar gelen sürecin son halkası. Son süreçte hemen her kuruma atanan kayyımlar ve muhalefet partilerinin ehlileştirilme hamlesi ise AKP’nin bu anlamdaki son uygulamaları. İşçiler de kararın açıklanmasından bu yana kendi aralarında bu konuyu tartışmaya devam ediyor.
Belki de işçiler Erdoğan’dan, AKP’den ve mahkemeden önce Kılıçdaroğlu'na tepkilerini dile getiriyorlar. Onun kongreden bu yana takındığı tutumu ve neden böyle bir tutum takındığını anlamadıklarını söylüyorlar. Defalarca seçim kaybettiğini, AKP ve Erdoğan’ın bu kadar iktidarda kalmasında onun da büyük sorumluluğu olduğunu düşünüyorlar. Bir insanın kendi üyesi olduğu bir partiye niye bu kadar kötülük yaptığını ve AKP’nin ekmeğine yağ sürdüğünü sorguluyorlar. Yaptığı her konuşmanın ve açıklamanın muhalefete zarar verdiğini, Hükümetin muhalefete yönelik suçlamalara ve uygulamalara dayanak oluşturduğunu belirtiyorlar.
Hükümeti destekleyen bir işçi CHP'ye yönelik suçlamaların Hükümet tarafından değil CHP'nin kendi içinden yapıldığını ve kendi üyelerinin yönetimleri hakkında mahkemelere şikayetçi olduğunu söylüyor. Sürecin hukuki olarak ilerlediğini ve Hükümetin bu durumla alakadar olmadığını düşünüyor. Diğer işçilerin "İmamoğlu ve diğer tüm belediye başkanları gerçekten yolsuzluk yaptığı için mi tutuklandı?" sorusuna, "Usulsüzlükler nedeniyle tutuklandı" şeklinde cevap veriyor.
CHP'li işçiler elbette öfkeli, birbirlerine sorup duruyorlar; "Ne yapacağız, bu adamları nasıl durduracağız?" diye. Örgütlenmeliyiz, yaşadığımız her yerde, bulunduğumuz her alanda, bizim gibi olan insanlarla, aynı kaygıları yaşayan emekçilerle dediğimizde ise yine birbirlerine olan güvensizliğini anlatıyorlar. "Kimle örgütleneceksin, yan yana geleceksin. Ses çıkarsan hemen içeri tıkıyorlar." diyerek Hükümetin yarattığı korku ikliminin işçiler arasında ciddi bir karşılığı olduğunu da göstermiş oluyorlar.
Elbette ki CHP bu kararın demokrasiye, hukuka, seçme ve seçilme hakkına vb yönelik bir saldırı olduğunu belirtiyor. Ama bunların yanında yabancı sermayenin de bu kararla Türkiye’den kaçacağına yönelik kaygılarını dile getiriyorlar. İşçiler arasında da geçim derdinden fırsat bulup 'yatırım' yapmaya çalışan küçük bir kesim de var. Onlar da borsanın, faizin dolayısıyla da kendi yatırımlarının bundan nasıl etkileneceğini merak ediyorlar.
Sonuç olarak bu alınan kararın ekonomik ve demokratik anlamda emekçilere büyük zararlar verdiği ve vermeye devam edeceği kesin. Ancak kesin olan başka bir şey daha var. O da birlikte mücadele etmeye başlamazsak daha fazla hak ve ekmek kaybetmeye devam edeceğiz...
Evrensel'i Takip Et