Market psikolojisinin gizli kuralı: ‘En öndeki ürünü değil, bir arkasındakini alın’
Uzmanlara göre rafın önündeki ya da arkasındaki ürünü seçmekten çok, son kullanma tarihini kontrol etmek daha güvenilir bir yöntem.
Fotoğraf: DHA
Mehmet Özer
[email protected]
İnsanlar yıllardır market raflarında gizli bir kuralı fısıldaşıyor: En öndeki ürüne uzanmak yerine hemen arkasındakini seçmek. Peki bu davranışın bilimsel bir temeli var mı, yoksa sadece bir şehir efsanesi mi? İşte perakende psikolojisi ve raf yönetimi araştırmalarının ortaya koyduğu çarpıcı bulgular.
Raf derinliğinin psikolojisi: Görünür olan her zaman en iyisi değil
Davranışsal iktisat ve tüketici psikolojisi literatürü, market raflarının sadece ürün depolama alanı olmadığını, adeta bir satın alma savaş alanı olduğunu gösteriyor. Perakende sektöründe kullanılan planogramlar (raf düzenleme şemaları), markaların göz hizasındaki (yerden 70-170 cm arası) bölgeyi en yüksek marjlı ürünler için rezerve ettiğini ortaya koyuyor. Ancak bu ürünlerin son kullanma tarihleri veya tazelik düzeyleri her zaman öndeki konumlarıyla uyumlu değil.
Arizona Üniversitesi’nin 2020 tarihli bir saha çalışması, zincir marketlerin yalnızca yüzde 45’inde FIFO (First In, First Out – İlk Giren İlk Çıkar) ilkesinin sistematik olarak uygulandığını buldu. FIFO’nun ihmal edildiği mağazalarda, yeni gelen ürünler genellikle ön sıraya yerleştirilirken, eski stoklar arkada kalıyor. Bu durum tam tersi bir sonuç doğuruyor: En öndeki ürünler daha taze değil, aksine daha yaşlı olabiliyor.
Bilimsel deneyler: Tüketicilerin yüzde 63’ü yanılgı içinde
Journal of Consumer Research’ta yayımlanan bir deneysel çalışma (2018), tüketicilerin yüzde 63’ünün öndeki ürünün daha taze olduğunu varsaydığını ortaya koydu. Araştırmacılar bu yanılgıyı “görünürlük etkisi” (visibility bias) olarak adlandırıyor. İnsan beyni, daha kolay ulaşılabilen ve göze daha çarpan nesneleri otomatik olarak daha tercih edilebilir veya daha kaliteli olarak kodluyor. Oysa perakende uygulamaları bu sezgiyle çelişebiliyor.
Öte yandan, “bir arkasındakini alma” davranışının arkasında da güçlü bir bilişsel mekanizma var: bulunabilirlik buluşsal yöntemi (availability heuristic). Daha zor ulaşılan ürünün –rafın arkasındaki– daha değerli veya daha nadir olduğu inancı, evrimsel psikolojide “çaba-değer yanılgısı” (effort-value fallacy) olarak tanımlanıyor. Stanford Üniversitesi’nden bir ekip (2019), tüketicilerin arka raflardaki ürünlere ortalama yüzde 22 daha fazla değer atfettiğini hesapladı.
Ne zaman işe yarar ne zaman boşa çaba?
Uzmanlar, bu taktiğin her ürün kategorisi için geçerli olmadığının altını çiziyor. Tazelik açısından kritik olan ürünlerde (süt, yoğurt, kıyma, paketli salata) raf derinliği stratejisi mantıklı olabilir. Ancak raf ömrü uzun olan ürünlerde (konserveler, makarnalar, temizlik malzemeleri) ön-arka farkı anlamlı değil.
Daha da önemlisi, bazı perakende zincirleri artık tersine FIFO uyguluyor: Yeni stok öne konuyor, çünkü tüketicilerin bilinçli olarak arkadaki ürünü aradığını biliyorlar. Bu durumda arkadaki ürün aslında eski kalıyor. İngiltere’de yapılan bir gizli müşteri çalışması (Which? Dergisi, 2022), büyük market zincirlerinin yüzde 30’unda arka raflardaki ürünlerin son kullanma tarihinin öndekilerden daha yakın olduğunu tespit etti.
Uzman görüşü: Etiket okumak hâlâ en sağlıklısı
“Tüketicilerin raf psikolojisi ile oynaması anlaşılabilir, ancak kesin bir kurala dönüştürmek doğru değil,” diyor Tüketici Davranışı Derneği’nden Prof. Dr. Canan Ergül. “Bir marketin stok döngüsünü bilmiyorsanız, en garantili yöntem son kullanma tarihini veya üretim tarihini okumaktır. Ayrıca sabah saatlerinde yapılan teslimatların hemen ardından alışveriş yapmak, tazelik için rafta oyun oynamaktan çok daha etkilidir.”
Ergül ayrıca, her üründe ısrarla en arkadakini aramanın alışveriş süresini ortalama yüzde 35 uzattığını ve karar yorgunluğuna yol açtığını ekliyor.
Bilim, ezberi bozuyor
“Rafların en önündekini değil, bir arkasındakini al” kuralı, düzenli FIFO uygulayan ve yüksek stok devir hızına sahip marketlerde bilimsel olarak desteklenebilir. Ancak perakende sektörünün heterojen yapısı, bu taktiğin her yerde ve her üründe geçerli olmadığını gösteriyor.
En güvenilir strateji hâlâ bilinçli etiket okuma alışkanlığı ile marketin kendi stok politikasını gözlemlemekten geçiyor. Psikoloji size “arkadaki daha iyidir” diye fısıldayabilir; ancak bilim, tek bir numaraya bel bağlamamayı öğütlüyor.
Evrensel'i Takip Et