Mahmud Ahmedinejad nasıl İran savaşının bilmecelerinden birine dönüştü?
New York Times’ın İran'ın eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ile ilgili gündeme getirdiği haber İran’ın içindeki “Ahmedinejad İsrail’e mi çalışıyor” tartışmalarını tekrar alevlendirdi.
Fotoğraf: Donyaye Eghtesad
Ela Ava
[email protected]
New York Times’ın raporuna göre, ABD ve İsrail, İran’a karşı yürütülen savaşın ilk aşamalarında, İran’ın Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı yeniden iktidara getirmek için çok aşamalı ve gizli bir plan tasarlamışlardı. Tahran’da bir “alternatif hükümet” kurmayı ve daha “esnek” bir liderliği iş başına getirmeyi amaçlayan bu plan; İsrail hava kuvvetlerinin, Ahmedinejad’ı ev hapsinden çıkarmak (Ve korumalarını etkisiz hale getirmek) amacıyla Tahran’ın doğusundaki evine bir hava saldırısı düzenlemesini içeriyordu. Bu operasyon Ahmedinejad’ın yaralanmasıyla sonuçlandı ve kendisi de bu durum karşısında hayal kırıklığına uğrayarak plandan soğudu.
Rapora göre İsrail’in planı, İran’ın üst düzey liderlerinin fiziki olarak tasfiye edilmesi ve geniş çaplı saldırıların yanı sıra, psikolojik operasyonları ve siyasi istikrarsızlaştırmayı da kapsıyordu; fakat Ali Hamaney’in öldürülmesi dışında bu planın diğer hedeflerinin neredeyse hiçbiri gerçekleşmedi. O zamandan bu yana Ahmedinejad kamuoyunda görülmedi ve şu anki durumu belirsizliğini koruyor; buna karşılık İsrailli yetkililer ise İran’da bir rejim değişikliği olasılığında ısrar etmeye devam ediyorlar.
Ahmedinejad’ın bir yarı-darbe veya bir başka deyişle Hamaney’in mühendisliğiyle iktidarda kaldığı Yeşil Hareket’in 17. yıl dönümü yaklaşıyor. Bu kez ise o, bir başka yarı-darbe veya İsrail ile ABD’nin mühendisliğiyle iktidara dönecekti. Böylece Mahmud Ahmedinejad’ın adı bir kez daha komplo ve desiselerle düğümlenmiş oldu. The Atlantic dergisi de bir süre önce yayımladığı bir makalede Ahmedinejad’ın evine düzenlenen saldırıyı “Pratikte bir hapisten kaçırma operasyonu” olarak nitelendirmişti.
Seyahatlerde İsrail’in ayak izi
Bu, İran’ın içindeki tartışmaları da harladı. İran’ın ekonomi haber merkezlerinden biri olan Eghtesad News yayımladığı makalede, New York Times raporunun köklerini anlamak için, Ahmedinejad’ın 2023-2025 yılları arasındaki sınır ötesi seyahatlerinin amaçlarına ve duraklarına yeniden bakmak gerektiğini gündeme getirdi: ”Ahmedinejad’ın, Latin Amerika’daki küçük bir ülke olan Guatemala’ya, hem de sadece bir ‘su sempozyumu’ için gitmekteki o tuhaf ısrarını kesinlikle hatırlarsınız.” Eghtesad News, İran rejimi yetkililerinin o dönem Guatemala seyahatine karşı çıkmasının basına yansıyan gerekçelerinin de İsrail’in bu ülkedeki derin nüfuzu ve bu ülkede bulunmanın Ahmedinejad için güvenlik açısından büyük riskler taşıması olduğunu hatırlattı.
Ahmedinejad’ın sık sık Macaristan seyahatleri yapması da gündeme getirilen bir diğer mesele. Haber Online bu konuda şunu yazdı: “İran’ın Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Macaristan Ulusal Üniversitesi rektörünün daveti üzerine, ‘Değişen dünyada sürdürülebilirlik’ başlıklı bilimsel-araştırma konferansına katılmak üzere Macaristan’a seyahat etti. Ahmedinejad, savaşın başlamasından tam 10 gün önce, bilimsel bir konferansa katılma gerekçesiyle İsrail’in en sıkı müttefiklerinden birinin topraklarına seyahat etmişti.”
İran’da reformcuların ana medyası olarak bilinen Şarq ise “Ahmedinejad’ın son yıllarda İsrail’e yönelik o maliyetli ve ‘Yok etme odaklı’ söyleminden uzaklaştığı, Amerikalı liderleri övmeye başladığı ve sosyal ağlarda Amerikalı ünlülerle samimi diyaloglar kurduğu fark edilebilir. Son zamanlarda ise ‘Trump’ın eylemciliğinden’ övgüyle bahsediyordu” ifadelerine yer verdi.
Mahmud Ahmedinejad, 2019 yılında New York Times’a verdiği bir demeçte Donald Trump’ı överken, İran ve ABD ilişkilerinin yeniden yakınlaşmasını talep etmişti. Ahmedinejad o röportajda “Biz ona (Trump’a) diyoruz ki; gelin iki ulusun uzun vadeli maliyet ve faydasını hesaplayalım” dedi.
Muhafazakar cumhurbaşkanından batı seviciliğe
“Şunu bilin ki bu nefretlik rejim düşüşün eşiğindedir, Allah’ın izniyle çökecektir ve hiçbir güç onu kurtarmaya yetmeyecektir. Bu rejim yolun sonuna gelmiştir ve yakında coğrafya sahnesinden silinecektir.”
Bu cümle, 2005 ile 2013 yılları arasında İran’ın altıncı cumhurbaşkanı olarak görev yapmış Mahmud Ahmedinejad’ı uzun yıllar boyunca dünyanın en çok tanınan İsrail karşıtı figürlerinden biri haline getirdi. Ahmedinejad’ın çeşitli söylemleri ve takındığı radikal tutumlar, İsrailli yetkililerin dünyaya “İran tehlikesini” anlatırken her defasında onu bir argüman olarak kullanmalarına yol açmıştı.
2009 yılında İran’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde reformcu klikten Mirhossein Musavi ve muhafazakar klikten Mahmud Ahmedinejad iki aday olarak öne çıkmış. O seçimlerde hile ile kazandığı, oyların çalındığına dair belgeler sunulmasına rağmen Ahmedinejad cumhurbaşkanı seçilmişti. O süreç İran’da aylarca süren “yeşil dalga” eylemlerini beraberinde getirmişti.
Mahmud Ahmedinejad, cumhurbaşkanlığının sona ermesinin ardından İran’ın eski Dini Lideri Ali Hamaney ve İran rejiminin diğer kurumlarıyla gerilimler yaşadı, Anayasa Koruyucu Konseyi tarafından birkaç kez adaylığı reddedilerek veto edildi; kendisini tamamen sistemin içindeki bir figürden; “eleştirel”, “halkçı” ve hatta “muhalif” bir siyasetçiye dönüştürmeye çalıştı.
Çözülemeyen soru işareti
Ahmedinejad hakkında “İsrail ajanı mı değil mi?” sorusu yeni değil. İran’da çeşitli klikler zaman zaman bu meseleyi gündeme getirmiş ve dikkat çekmişti. Keza bu konuda dış siyasetçiler ve basın da ayrışıyor. Örneğin İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü Araştırmacısı ve İsrail Askeri İstihbarat Dairesi Araştırma ve Analiz Bölümü Eski İran Masası Başkanı Danny Citrinowicz, X hesabından yaptığı paylaşımda; Ahmedinejad’ın antisemitik açıklama geçmişine sahip olduğunu belirterek; her ne kadar Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları ile anlaşmazlıklar yaşamış olsa da, güç yapısı içinde hiçbir gerçek tabanının bulunmadığını ve Devrim Muhafızlarının onu asla desteklemediğini yazdı. Ahmedinejad’ı iktidara getirmek için pratikte İslam Cumhuriyeti’nin tüm yapısının çökmesi gerektiğine işaret eden Citrinowicz, şunları ifade etti: “Böyle bir şey havadan ve sadece askeri bir saldırıyla mümkün değildir.” Görünen o ki bu tartışma, tam sonuca ulaşmadan İran’da zaman zaman gündeme gelecek ve soru işareti olarak akıllarda yer edinmeye devam edecek.
Evrensel'i Takip Et