Madene milyon metreküp, köylüye üç tonluk tanker
Çanakkale ve Balıkesir’in su kaynakları TÜMAD’ın altın madenlerinin tehdidi altında. Lapseki’nin su kaynakları madene terk edilmişken, köylülere su tankeri hibe edilmesi ise trajik tabloyu gösteriyor.
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale – Çanakkale’de barajlar kuruma noktasına gelip yörenin en önemli su kaynakları maden şirketlerinin kullanımına terk edilirken; Lâpseki Kaymakamlığının köylere yangında kullanılmak üzere su tankeri hibe etmesi trajikomik bir tabloyu gözler önüne serdi. Çanakkale’de geçtiğimiz yıl çıkan yangınlar sebebiyle verildiği iddia edilen tankerlerin TÜMAD tarafından hibe edildiği iddia edilirken, TÜMAD’a ait Lâpseki Altın ve Gümüş İşletmesinin kapasitesini 13 kat artırarak 34 hektardan 429 hektara çıkarmasına onay verildi. TÜMAD Madencilik Lâpseki’de yerel yönetimler ve halk için yaptığı iddia edilen hibelerle bilinirken, akıllara tankerlerin parasını TÜMAD mı verdi sorusu geldi.
Lâpseki Kaymakamlığı, Köylere Hizmet Götürme Birliği aracılığıyla geçtiğimiz haftalarda ilçedeki 40 köye 3’er ton kapasiteli yangın su tankerleri teslim etti. Lâpseki Kaymakamı Cafer Ekinci ve Birlik Meclis Üyesi Halil Özer’in katılımıyla düzenlenen törende muhtarlara tanker dağıtıldı. Dağıtımda her ne kadar tankerlerin yangınlarda kullanılacağı aktarılsa da, yetkililerin bölgedeki devasa maden tahribatına ve su havzalarının maden şirketlerine tahsis edilmesine sessiz kalması eleştirilerin odağı oldu.
Kendi kaynağını madene devreden Lâpseki
Kuraklık pençesinde kendi suyunu madene devreden Lâpseki Çanakkale genelinde derinleşen su krizi alarm veriyor; kentin ana içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajında su seviyeleri gerilemiş durumda. Kuraklık sıkıntısını en derinden yaşayan ilçelerin başında ise Lâpseki geliyor. Kendi su kaynaklarını maden firmasına devreden ilçede, suyun Umurbey Barajından getirileceği söylenerek yıllarca su sıkıntısı yaşandı.
Bugün Lâpseki’ye Umurbey Barajından su verilse de, bazı köylerde özellikle yaz aylarında ciddi su sorunu baş gösteriyor. Üstelik Çanakkale’de geçtiğimiz yaz döneminde meydana gelen 118 orman yangınında 7 bin 39 hektar alanın zarar görmesi de eklenince su krizi devasa boyutlara ulaşıyor.
Köylerin yaşadığı bu yaşamsal sorun ise ancak taşıma sistemiyle çözülmeye çalışılıyor; içme ve kullanma suyu köylere tankerlerle taşınarak karşılanıyor. Meyveciliği ile ünlü bu köylerde yaz aylarında tarla, bağ ve bahçelerin sulanıp sulanamadığı ise ayrı bir konu.
1 gram altın için 278 litre su
Köylülere 3 tonluk su tankerlerinin layık görüldüğü Lâpseki, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük siyanürlü altın ve gümüş madenlerinden birine ev sahipliği yapıyor. TÜMAD’a ait Lâpseki Altın ve Gümüş İşletmesinin kapasitesini 13 kat artırarak 34 hektardan 429 hektara çıkarmasına onay verildi. Bu tesiste sadece 1 gram altın üretebilmek için yaklaşık 278 litre su tüketiliyor.
Üstelik kapasite artışıyla birlikte bu devasa maden, Lâpseki’nin içme suyunu sağlayan ve 1050 hektarlık tarım arazisini sulayan Bayramdere Barajının 600-700 metre yakınına kadar dayanmış durumda. Barajı ve yer altı sularını tehdit eden bu faaliyete sessiz kalınırken, köylere sadece su tankeri dağıtılması sorunun asıl kaynağının görmezden gelindiğini kanıtlıyor.
Hayvanların bile içemediği su
Bölgedeki su kaynaklarının madenlere kurban edilmesi sadece Lâpseki ile sınırlı değil. Çanakkale kent merkezinin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajının yalnızca 1400 metre uzağında madencilik faaliyetleri yürütülüyor. Öte yandan, Çan ve Biga’nın tarım arazilerine hayat veren Kocabaş Çayı da hızla kuruyarak yöredeki çeltik ve pirinç üretimini durma noktasına getirdi. Bayramdere sistemine bağlanan Kovanlık Deresi ise maden atıklarıyla o kadar kirlenmiş durumda ki, köylüler şu an bile hayvanlarına bu dereden su içiremediklerini belirtiyor.
Cengiz Holdingin 4 milyon metreküplük su protokolü
Cengiz Holding bünyesindeki Truva Bakır Maden İşletmeleri tarafından yürütülen Halilağa Altın ve Bakır Madeni projesi için bölgenin en önemli su kaynağı olan Kocabaş Çayı’nın (Granikos) suları tahsis edilmiş durumda. Devlet Su İşleri (DSİ) ile yapılan protokol çerçevesinde, maden sahasının proses suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla çaydan yılda yaklaşık 4 milyon metreküp su çekilmesi planlanmakta. Bu su kullanımı için kurulan derivasyon kanalları ve boru hatları, Çan ve Biga ilçelerine bağlı yaklaşık 60 köyün hem içme suyunu hem de tarımsal sulama kapasitesini doğrudan tehdit ediyor.
Yargı sürüyor, borular döşeniyor
Bölge halkı ve ekoloji örgütleri, özellikle “Bayramiç beyazı” gibi coğrafi işaretli ürünlerin yetiştirildiği bu havzada suyun madene aktarılmasının tarımsal üretimi bitireceğini dile getiriyorlar. Konuyla ilgili ÇED kararlarına ve su tahsis protokollerine karşı açılan davalar Çanakkale idare mahkemelerinde devam ederken, yargı sürecine rağmen boru döşeme çalışmalarının hız kesmeden sürdürülmesi yerel kamuoyunda büyük tepki topluyor.
Atikhisar’ın dibinde maden, çaylarda kuruma ve zehir tehlikesi
Bir yanda Kocabaş Çayı, Atikhisar Barajı ve Bayramdere Barajı gibi yaşamsal su varlıklarının etrafı maden şirketlerine tahsis edilip sular siyanür ve ağır metal riskiyle baş başa bırakılırken; mülki idarenin bu doğa katliamına dur demek yerine, kendi suyunu madene devrettiği için susuz kalan köylüye, yangınlarda kullanmak üzere olduğu iddia edilen yalnızca 3’er tonluk su tankeri dağıtması, Çanakkale yöresinde su politikalarındaki ironiyi gözler önüne seriyor.
TÜMAD: Krediler, madenler ve itirazlar
Tümad Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ Nurol Holdingin madencilik sektöründeki şirketi olarak 2011 yılında faaliyete geçti. Kısa sürede Türkiye’nin altın ve gümüş üretimi kapasitesinde önemli bir konuma gelen şirketin gücü Çanakkale ve Balıkesir illerindeki iki ana projeye dayanmakta. Şirketin ilk büyük ölçekli yatırımı olan Lâpseki Altın ve Gümüş Madeni (Çanakkale), 2017 yılında işletmeye alındı. Bu projeyi, 2019 yılında faaliyete geçen Balıkesir’deki İvrindi Altın ve Gümüş Madeni takip etti. Şirket, bu tesislerin yanı sıra Türkiye genelinde farklı bölgelerde arama ruhsatlarına da sahip.
Şirketin Lâpseki ve İvrindi’deki faaliyetleri, konumları itibarıyla Kaz Dağı ve Madra Dağı silsilelerini etkilediği için yerel halk ve çevre-ekoloji platformları tarafından sıkça eleştiriliyor. Özellikle İvrindi projesinin Madra Dağı’nın ekolojik bütünlüğünü tehdit ettiği, ormanlık alanların tahrip edildiği ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkilerde bulunduğu önemli iddialar arasında. Çevre savunucuları siyanürlü altın madenciliğinin bölgedeki tarımsal faaliyetlere, biyolojik çeşitliliğe ve yer altı sularına geri dönülemez zararlar verme riski taşıdığını ifade ediyorlar.
Avrupa TÜMAD’ı fonluyor
TÜMAD, madencilik projelerinin finansmanında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) gibi uluslararası kurumlardan sağladığı kredilerle dikkat çekiyor. 2017 ve 2018 yıllarında Lâpseki ve İvrindi projeleri için sağlanan bu finansman paketleri, Türkiye’de bir maden projesine verilen ilk uluslararası krediler arasında yer almakta.
EBRD, bu kredilerin verilme şartı olarak şirketin çevresel ve sosyal performans standartlarını uluslararası düzeyde tutmasını ve düzenli denetimlerden geçmesini şart koşmuştu. Ancak yöre köylüleri şirketin çevresel sorumluluklarını yerine getirmediği gibi kendilerini tehdit ettiğini belirterek EBRD’ye başvurdular.
Tankerlerin parasını TÜMAD mı verdi?
Lâpseki Kaymakamlığı ve Köylere Hizmet Götürme Birliğince 40 köye 3’er tonluk tanker bağışının ardında TÜMAD altın madeni olduğu ileri sürülüyor. Adını vermek istemeyen bir köy muhtarı bu tankerlerin parasının altın madeni şirketinden çıktığını iddia etti. Geçtiğimiz günlerde Köylere Hizmet Götürme Birliğinin seçimlerinin gerçekleştiğini, iktidarın yoğun baskısı altında yapılan seçimlerde Lâpseki’ye bağlı 40 köyün muhtarının “resmen” ikiye bölündüğünü anlatan köy muhtarı “İktidar yanlısı muhtarlar az bir farkla seçimi kazandılar. Bu tankerlerin parasını TÜMAD şirketi veriyor. Tankerler güya yangın durumunda müdahale için verildi ancak 3 tonluk bir su yangında ne kadar faydalı olabilir tartışılır. Biz madenciliğin zararlarından çok şikayetçiyiz ve madenleri istemiyoruz” dedi.
Lâpseki Çevre Derneği Yöneticisi Emin Çalışkan ise madenlerin bölgenin sularını, ormanlarını, tarımsal üretimini ciddi oranda olumsuz etkilediğini belirterek “Madenlerin kapatılması için mücadeleye devam edeceğiz. Köylere su tankeri verilmesi yerine sularımızın başındaki maden şirketlerinin kapatılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Birlik ve TÜMAD kabul etmedi
Görüştüğümüz Lâpseki Kaymakamlığına bağlı Köylere Hizmet Götürme Birliği yetkilileri ise tankerlerinin parasının birliğin kendi gelirlerinden ödendiğini belirterek “Birliğin gelir kaynakları var, devletten gelen köy payı var, biz kendi bütçemizden alımını yaptık” dedi. Yetkili TÜMAD’la ilgili ise “Buraya okul yaptırıyor, destek veriyor ama bu tankerleri birlik fonu aldı, kaymakam bey aldı. TÜMAD ile bağlantısı yok” dedi. TÜMAD yetkilileri de tankerlerin şirket tarafından hibe edilmediğini, ancak geçtiğimiz günlerde açılışları yapılan gündüz bakımevi ve arıtma tesisinin kendileri tarafından yapıldığını belirtti.
liç’in Anagold’u, Lâpseki’nin TÜMAD’ı
TÜMAD Madencilik Lâpseki’de yerel yönetimlere ve halka “katkılarıyla” da yakından tanınıyor. İnternet sitesinde bu durum “TÜMAD, ‘İyi bir komşu olma’ çabalarının bir parçası olarak, maden sahaları çevresinde bulunan tüm paydaşlara önemli avantajlar sağlar” ifadeleriyle yer alıyor.
Ancak bu durum, Anagold’un sahibi olduğu İliç Altın Madeni faciası sonrası İliç halkının yaşadıklarını hatırlatıyor. Tarım ve hayvancılığın bittiği, ekonominin sadece altın madeni üzerine kurulduğu, hatta firmanın bölgede okullar yaptığı İliç’te halk şimdilerde ekonomik olarak çökmüş durumda. TÜMAD’ın Lâpseki ve İvrindi’de yaptıkları da Anagold’un İliç’te yaptıkları ile neredeyse birebir örtüşüyor. Buna en yakın örnek ise 8 Mayıs 2026’da içişleri bakanının da katılımıyla gerçekleştirilen törenler silsilesi.
TÜMAD tarafından yapılan “Emine Saadet Çarmıklı Gündüz Bakımevi”nin açılışı törenlerle gerçekleşti. Açılışa İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Çanakkale İyi Parti Milletvekili Rıdvan UZ, Emniyet Genel Müdürü Ali Baştürk, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Dr. Özkan Gürdoğan, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Lâpseki Belediye Başkanı Atilla Öztürk, AKP Çanakkale İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, TÜMAD ve Nurol Holding yöneticileri katıldı.
Törenin açılış konuşmasını yapan Lâpseki Belediye Başkanı Atilla Öztürk, Nurol Holding ve TÜMAD Madencilik’e teşekkür etti. Nurol Holding Yönetim Kurulu Üyesi Gürhan Çarmıklı ise “Biz, yer altı zenginliğini toplumsal faydaya dönüştürme anlayışıyla hareket ediyoruz” iddiasında bulundu.
Hemen ardından ise yine aynı “ekip” TÜMAD Madencilik “katkılarıyla” gerçekleştirilen Lâpseki Belediyesi İçme Suyu Arıtma Tesisindeki ikinci kademe tesisinin açılışını yaptı. Su kaynaklarını yok etmek üzere olan TÜMAD’ın, su arıtma tesisine katkı sunması da ironik bir örnek olarak gösterildi.
Belediyeye araç hibesi
23 Mayıs 2025’te ise TÜMAD Lâpseki Belediyesine araç hibe etti. Lâpseki Belediyesinin instagram hesabında yapılan paylaşımda TÜMAD’a teşekkür edilirken, “Bu anlamlı katkının gerçekleşmesinde emeği geçen TÜMAD Madencilik AŞ Mali ve İdari İşler Müdürü Hüseyin Ümit YAKUT ile Halkla İlişkiler Müdürü Şaban KILIÇAN’a desteklerinden dolayı teşekkür ederiz” deniliyordu.
‘Ara eleman ihtiyacını karşılamak için’ açılan lise
2023 yılında TÜMAD, Lâpseki’de 16 derslikli Erol Çarmıklı Anadolu Lisesini inşa etmişti.
2022’de ise İvrindi’de İvrindi Nurettin Çarmıklı Madencilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin açılışını gerçekleştirmişti. Lisenin amacı ise “Sektörün nitelikli ara eleman ihtiyacını karşılamak” olarak açıklanıyordu.
Evrensel'i Takip Et