ODTÜ'de Dünya Biyoçeşitlilik Günü: Sadece bozkırı yeşerten değil, koruyan da olmalıyız
ODTÜ ve EKOSAM'ın düzenlediği Dünya Biyoçeşitlilik Günü etkinliğinde, kampüs ekosisteminden kent planlamasına uzanan çözümler masaya yatırıldı. Etkinlikte, Türkiye'nin kelebek zenginliğine ve Eymir Gölü'nün bilimsel restorasyonuna dikkat çekildi.
Fotoğraf: Belce Su Uykusuz
Belce Su Uykusuz
Ankara - 22 Mayıs Dünya Biyoçeşitlilik Günü, ODTÜ'de temelde kampüs biyoçeşitliliğinin tartışıldığı bir etkinlik ile geçirildi. Etkinlik, ODTÜ Biyolojik Bilimler Bölümü ve ODTÜ Ekosistem Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKOSAM) tarafından düzenlendi. Alanında uzman öğretim üyeleri ve araştırmacılar, kampüsün karasal ve sulak alan ekosistemlerine dair çeşitli konuşmalar gerçekleştirdiler. Etkinliğe Münih Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Wolfgang Weisser, "Kentlerde Biyoçeşitliliğin ve İnsan-Doğa Etkileşiminin Artırılması: Engeller ve Olası Çözümler" başlıklı semineriyle katıldı.
Prof. Dr. Weisser konuşmasında, kentlerin planlanırken doğal yaşamdan izole yerler olarak tasarlandığından ancak bu perspektifin değişmeye başladığından bahsetti. Özellikle insanların diğer hayvanları kendilerinden çok uzak yaşayan canlılar olarak gördüğünü, ama aslında bu uzak yaşam algısının yeni bir algı olduğunu ve insanlığın yıllar boyu diğer canlılarla iç içe bir hayat sürdüğünü değindi. Bugün kentler planlanırken diğer hayvanların da varlığı hedeflenirse, şehir planlamalarında yapılacak ufak değişimlerin bile bu konuda çok yararlı olabileceğini örneklerle tartıştı.
Etkinlik, ODTÜ Biyolojik Bilimler Bölümü öğretim üyelerinin sunumları ile devam etti. Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Kaya kampüsteki bitki çeşitliliğinden, kampüs ormanının ekosistemi ve tarihçesinden bahsetti. ODTÜ ormanının, zamanında bozkırın ağaçlandırılmasıyla oluşturulmasına rağmen bugün artık kendi kendini yenileyebilen bir durumda olduğunu anlattı. Kampüs hakkında yapılan/yapılacak düzenlemelerde akademisyenlerin de görüşlerinin alınmasının önemini vurguladı.
"Türkiye kelebek çeşitliliğinde Avrupa birincisi"
Doç. Dr. Didem Ambarlı kampüsteki bozkır ekosistemleri ve onların barındırdığı kelebek çeşitliliğini anlattı. Türkiye'nin kelebek çeşitliliğinde Avrupa birincisi olduğunu belirtirken, ODTÜ kampüsünün de Türkiye için önemli bir biyoçeşitlilik merkezi olduğunu söyledi. Kampüsteki çeşitli kelebekleri, özellikle endemik ve tehlike altında olanları korumak için bozkır habitatının kendisini ve bu habitattaki bitki çeşitliliğini korumak gerektiğini; bozkırların sanıldığının aksine birçok canlıya ev sahipliği yaptığını vurguladı. Kampüs ormanı ve açıklıkları hakkında yapılacak müdahalelerin bu kapsamda yapılması gerektiğini söyledi. ODTÜ'lülerin “bozkırı yeşertenler” kimliğinin önemli olduğunu ancak bu vizyonu bir adım öteye taşıyarak gerektiğinde “bozkırı koruyanlar” kimliğini de sahiplenmelerinin kritik olduğunun altını çizdi.
Eymir'de atık suların yarattığı tahribat
Prof. Dr. Meryem Beklioğlu, sulak alanların restorasyonunu kampüsteki Eymir Gölü örneği üzerinden anlattı. Eymir Gölü’nün tarihçesinden, atık suların dökülmesinden kaynaklı yaşadığı ötrofikasyon problemlerinden, bu göl hakkında yıllardır yapılan ekolojik izleme ve restorasyon çalışmalarından bahsetti. Büyük paralar harcanan yanlış müdahalelerin ortaya çıkardığı sorunları anlatarak bilimsel planlamanın önemini vurguladı.
Etkinlik, bütününe bakıldığında ODTÜ kampüsü hakkındaki örneklerden öğrenerek ekolojik konu ve sorunlara daha genel bir bakış açısı kazanmaya imkan sağladı. Biyoçeşitliliğin korunmasına bütüncül yaklaşımların önemi vurgulandı. Kampüs biyoçeşitliliğini korumak için onu tanıma ihtiyacına da değinilerek bu gibi etkinliklerin artırılması bir hedef olarak belirlendi.
Evrensel'i Takip Et