İzmir’de öğrencilerden mutlak butlan kararına tepki: Hukuksuzluk normalleştikçe baskının sınırları genişliyor
CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararı İzmir’de öğrencilerle konuşuldu; gençler artan baskı ve gelecek kaygısına dikkat çekti.
Fotoğraf: Evrensel
Bahar Emreoğlu
[email protected]
İzmir- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’ye yönelik “mutlak butlan” kararına ilişkin öğrencilerle konuştuk. Ülkedeki her şeyin iktidarın isteğine göre şekillendiğini belirten öğrenciler, daha güçlü ve korkmadan mücadele etmenin gerekliliğini vurguladı.
Konuştuğumuz bir lise öğrencisi, “Bir genç olarak ülkem adına derin bir üzüntü duyuyorum. Her geçen gün kendimi daha fazla baskı altında hissediyorum” dedi.
Delegelerin iradesini yok sayan, hukuku hiçe sayan bu yaklaşımın ülkenin demokrasi kültürü ve hukuki düzeni açısından son derece kaygı verici olduğunu belirten öğrenci, “Beni en çok düşündüren meselelerden biri ise toplumun yaşananlara karşı giderek duyarsızlaşması. Türkiye’de olaylar o kadar hızlı ve iç içe yaşanıyor ki insanlar yaşananları çok kısa sürede tüketiyor, ardından da sessizliğe gömülüyor. Oysa hukuksuzluk normalleştikçe baskının sınırları daha da genişliyor” ifadelerini kullandı.
“Her şeye rağmen mücadele edenler gençlere umut oluyor”
Öğrenci, “Geçmişte belirli kesimlere yönelen baskılar karşısında sessiz kalanlara, ‘Bugün ona yapılan yarın size de yapılır’ deniliyordu. Buna rağmen birçok insan susmayı tercih etti. Bugün yaşananlar ise o uyarıların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Belki çok alıntılanmış bir söz ama Martin Niemöller’in ‘Onlar için ses çıkarmadım, çünkü onlardan değildim’ sözü tam da bugün yaşadığımız tabloyu anlatıyor” diye konuştu.
Tüm bunlara rağmen, baskı kimden gelirse gelsin mağdurun, ezilenin ve haksızlığa uğrayanın yanında duran; hak, hukuk ve özgürlük mücadelesini herkes için savunan insanların varlığının gençlere umut olduğunu söyleyen öğrenci, “Zaman zaman umutsuz hissetsem de bunu bilmek bana güç veriyor. Değişime olan inancımı ayakta tutan şey de tam olarak bu dayanışma ruhudur” dedi.
“Omuz omuza durursak gerçek bir mücadele verebiliriz”
Bugün ihtiyaç duyulan şeyin demokrasiye ve halk iradesine sahip çıkmak olduğunu vurgulayan öğrenci, “Korkuya, kutuplaşmaya ve sessizliğe teslim olmamamız gerekiyor. Ancak omuz omuza durursak hukuksuzluğa, baskıya ve adaletsizliğe karşı gerçek bir mücadele verebiliriz. Umarım ki tüm bu antidemokratik uygulamalar bir an önce son bulur” diye konuştu.
Ardından konuştuğumuz Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bölümü öğrencisi ise kararın darbe niteliğinde olduğunu söyledi.
“Giydiğimiz kıyafete bile onlar karar veriyor”
Gençler arasında daha örgütlü bir mücadele olması gerektiğini belirten öğrenci, “Her siyasi düşünceden insanın, özellikle ülkeye göre görece solun, çok daha fazla genci örgütlemesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Her şeyin tek adamın kararıyla olduğunu vurgulayan öğrenci, “Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından giydiğimiz kıyafete kadar kararı onlar veriyor. Bu hukuksuzluğun içinde ana muhalefet partisinin çekinmeden bazı şeylere karşı çıkabilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Bu karar seçilmiş iradeye müdahaledir”
Konuştuğumuz Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi, mutlak butlan kararı ile seçilmiş iradeye müdahale edildiğini söyledi. Ülkemizde siyasi rekabetin adil bir şekilde ilerlemediğini belirten öğrenci, “Demokrasi tekrar böylesine ciddi bir kararla zedelendi ve hepimizde zaten var olan gelecek kaygısı daha da büyüdü” dedi.
Bu kararın gençleri etkileyeceğini vurgulayan öğrenci, “Biz öğrenciler olarak hayatımıza odaklanıp kendimize farklı alanlarda deneyimler kazandırmamız gerekirken, demokratik düzen açısından tartışma yaratan bu tarz durumlar var olan gelecek kaygımızı artırıyor” ifadelerini kullandı.
“Öğrencilerin gelecek kaygısı büyüyor”
Geçtiğimiz günlerde Bilgi Üniversitesinin kapatılmasıyla da çoğu öğrencinin mağdur edildiğini belirten öğrenci, “Ülke genelinde öğrencilerin belirsizlik hissi oldukça büyüdü. Bu iki durumda da toplumsal ve kurumsal süreçlerin tek bir merkezden yönetildiğini görüyoruz. Kariyerlerimize ve eğitimlerimize odaklanacağımız üniversite yıllarımızda seçilmiş yapıların yargı yoluyla değiştirilmesi bizi geleceğimize karşı oldukça kaygılandırıyor” diye konuştu.
Demokratik ve akademik alanların bağımsız hareket etmediğine yönelik kaygının son yaşanan olaylarla birlikte oldukça büyüdüğünü vurgulayan öğrenci, “Biz geleceksizleştirilmiş öğrenciler olarak değil, özgürce düşüncesini dile getirebilen ve geleceğini kendi seçimleriyle kurabilen öğrenciler olarak var olmak istiyoruz” dedi.
Evrensel'i Takip Et