Mutlak Butlan kararına karşı İstanbul sokakta: 'Mutlaklar gidecek biz kalacağız'
CHP’nin “mutlak butlan” kararına karşı İstanbul’daki yürüyüşe katılan yurttaşların kimisi “iradeye sahip çıkmak”, kimisi geleceğini savunmak için oradaydı. Ancak konuşulan her cümlenin ortak noktası aynıydı; büyüyen güvensizlik ve geleceksizlik.
Fotoğraf: Evrensel
Eylem Nazlıer
[email protected]
İstanbul — Dolmabahçe’den Barbaros Meydanı’na uzanan yürüyüşte en çok duyulan şey öfke kadar belirsizlikti. Emekliler, üniversiteliler, liseliler, yeni CHP üyeleri, sendikacılar ve farklı siyasi çevrelerden insanlar aynı kortejde yürüdü. Kimisi “iradeye sahip çıkmak”, kimisi geleceğini savunmak için oradaydı. Ancak konuşulan her cümlenin ortak noktası aynıydı; ülkede giderek büyüyen güvensizlik ve geleceksizlik hissi.
CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararına karşı Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul’un çeşitli ilçelerinde eylem çağrısı yaptı. Beşiktaş, Şişli, Sarıyer ve Beyoğlu’ndan gelen yurttaşlar Dolmabahçe’de buluşarak Barbaros Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşte sadece CHP’liler değil; Emek Partisi, TİP, çeşitli sendikalar ve demokratik kitle örgütleri de yer aldı.
Biz de önce kapatılma kararına karşı Bilgi Üniversitesi’nde yapılan eyleme katıldık, ardından CHP’nin çağrısıyla düzenlenen eyleme doğru yola çıktık. Üniversitedeki protestodan çıkan gençlerinde bir kısmı yürüyüşe katıldı. Yol boyunca kendi aralarında hem üniversitelerin durumunu hem de “mutlak butlan” tartışmalarını konuşuyorlardı.
Fotoğraf: Evrensel
Dolmabahçe’ye geldiğimizde kalabalığın elinde “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Özgür İstanbul, Özgür Türkiye” yazılı dövizler ve Özgür Özel fotoğrafları vardı. Yürüyüş boyunca sık sık “CHP halkındır halkın kalacak”, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu”, “Mutlak butlanlar gidecek biz kalacağız”, “İstanbul uyuma iradene sahip çık” sloganları atıldı.
Kalabalığın bir bölümü “Özgür Özel onurumuzdur” sloganı atarken, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkiler de dikkat çekti. Zaman zaman “Hain Kemal” sloganları yükseldi.
Yürüyüş boyunca çevrede bulunan yurttaşlar da alkışlarla korteje destek verdi. Özellikle gençlerin yoğun katılımı dikkat çekiyordu.
Demokrasimizi kaybediyoruz
Barbaros Meydanı’nda yapılan açıklamanın ardından yurttaşlarla konuştuk.
Emekli olduğunu söyleyen Gürgün Asker, yaşananların yalnızca CHP’ye değil, doğrudan seçimlere ve demokrasiye müdahale olduğunu söyledi:
“Seçilme ve seçim hakkını yok ediyorlar şu anda. Bu karar yarın bütün partilere uygulanabilir. Halk bunun çok farkında değil bence. Ülke elden gidiyor. Gençken de eylemlere katılıyordum ama şimdi durum çok daha kötü. Demokrasimizi kaybediyoruz. İstedikleri gibi lokum dükkanı kapatır gibi kurum kapatıyorlar, ana muhalefeti görevden almaya çalışıyorlar. Böyle bir şey olmaz.”
Geleceğe dair bir plan yapamıyoruz
25 yaşındaki bir Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi ise sabah Bilgi Üniversitesi’ndeki protestoda olduğunu, ardından yürüyüşe katıldığını anlattı.
“Bu sadece CHP’ye yönelik bir mesele değil. Türkiye’de iktidar, kendisine karşı çıkabilecek bütün sesleri susturmaya çalışıyor. O yüzden buradayız” diyen öğrenci, geleceğe dair umutsuzluğunu şu sözlerle anlattı:
“Bir gecede üniversite kapatılıyor, bir gecede kararlar alınıyor. Geleceğe dair plan bile yapmıyorum artık. Çünkü her şey bir anda değişebiliyor. Okuduğum bölümü yapabilecek miyim bilmiyorum. Diplomamız mı iptal olacak, başka işlere mi savrulacağız bilmiyoruz. Gelecek çok meçhul.”
Bu ikinci Erdoğanizm dönemi
Yürüyüşe Beyoğlu’ndan katılan genç bir kadın ise yaşananları “mutlak monarşiye geçiş girişimi” olarak değerlendirdi.
“Bu kesin bir dönüşüm girişimi. Buna ikinci Erdoğanizm dönemi de denebilir” diyen genç kadın, kısa süre önce CHP’ye üye olduğunu söyledi.
“Daha önce başka bir siyasi yerdeydim ama artık CHP’nin dönüşümün adresi olabileceğini düşünüyorum. Sosyal psikoloji okuyorum. Toplumun ciddi bir dönüşüme ihtiyacı var” dedi.
Kadınlar ve gençler açısından kaygılarının büyüdüğünü söyleyen genç kadın, “Bir gece uyuyorsunuz, sabah okulunuz kapatılmış oluyor. Bu hepimizin hayatına müdahale edilebileceğinin göstergesi. Türkiye halkına deli gömleği giydirmeye çalışıyorlar ama başarılı olamayacaklar” ifadelerini kullandı.
Bu sadece CHP’ye verilen bir ceza değil
Betül Adatepe ise yaşananların yalnızca CHP’ye yönelik olmadığını söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi sadece bir parti değil, Atatürk’ün ikinci eseridir. Bu karar sadece CHP’ye değil, tüm Türkiye’ye verilmiş bir cezadır. Hukukun, millet iradesinin ve oylarımızın hiçe sayılmasıdır. Bir darbedir.”
Tuğlay Hasdemir de yaşananların demokratik siyasete müdahale olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Gerçekten hiç normal değil. Demokratik siyasi düzene müdahaledir. Dünyaya karşı da haysiyetimiz kalmıyor. Gidişat iyi değil ama yine de umutluyum. Bu ülke çok badire atlattı, bundan da çıkacaktır.”
Fotoğraf: Evrensel
Kılıçdaroğlu’nu istemiyoruz
Lise öğrencileri de eylem yer aldı. 17 yaşındaki bir öğrencinin elinde “Dedemi kaybettik, arıyoruz; kendini genel başkan sanıyor” yazılı döviz vardı. Yanındaki arkadaşının dövizinde ise “Ex’ten next olmaz” yazıyordu.
Lise öğrencisi yaşanan süreci “hukuksuz” olarak değerlendirdi:
“Bu süreç bence CHP’yi bölme girişimi. Ama başaramayacaklar. İnsanlar Kemal Kılıçdaroğlu’nu istemediğini söylüyor ama hala dayatılmaya çalışılıyor. CHP’liler olarak Kılıçdaroğlu’nu istemiyoruz.”
Geleceğe dair umudunu kaybettiğini söyleyen genç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gelecek görmüyorum artık. Üniversite okusak ne olacak diye düşünüyoruz. Düşünsenize dört yıl okuyorsunuz, sonra üniversiteniz kapatılıyor. Bu ülkede okumak bile sizi kurtarmıyorsa artık insanlar artık ne yapacak, bilmiyorum.”
Evrensel'i Takip Et