TÜKODER’den, Harşit Çayı’na zehirli atık havuzun boşaltan Alagöz Madencilik hakkında suç duyurusu
TÜKODER, Giresun Doğankent’te zehirli atık havuzunu Harşit Çayı’na tahliye ederek çevre katliamına imza atan Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin hakkında suç duyurusunda bulundu.
Hasan Can Bilici
[email protected]
Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’nde madencilik faaliyeti yürüten Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin zehirli atık havuzunu Harşit Çayı’na tahliye etmesi üzerine, Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) hukuki süreç başlattı. TÜKODER, anayasal ve yasal yetkilerini kullanarak, çevre katliamına imza atan şirket yetkilileri hakkında Tirebolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal ve Dernek Vekili Av. Cihat Anıl Yılmaz, yaşanan felaketin boyutlarını gözler önüne sererek adli makamları göreve çağırdı.
“Hem bugünkü nesillerin hem de geleceğimizin yaşam alanlarına zarar verecektir”
Yaşanan doğa katliamının sadece bir akarsu kirliliği olmadığını, Karadeniz’e kadar uzanan devasa bir ekosistemin can damarının kurutulduğunu belirten TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, "Şirketin pervasızca Harşit Çayı’na akıttığı zehirli atıklar, bölgenin tüm su gözeneklerini kirletmiştir. Bu havzada bölge halkı yoğun şekilde tarım ve hayvancılık yapmaktadır. Kimyasal atıkların suya ve toprağa karışması, hem bugünkü nesillerin hem de geleceğimizin yaşam alanlarına, sağlığına, zirai ve hayvansal gıda üretimine telafisi imkansız zararlar verecektir” dedi.
Tüketici haklarını sadece raflardaki etiketlerden ibaret görmediklerini belirten Koçal; “Sağlıklı bir çevrede yaşamak, temiz suya ve güvenli gıdaya erişim hakkı, tüketicinin sağlık ve güvenliği, uluslararası düzeyde kabul görmüş en temel ve evrensel tüketici hakkıdır. Çevrenin ve toprağın zehirlenmesi, yarın soframıza gelecek gıdanın içtiğimiz suyun zehirlenmesi demektir. Gözümüzden sakındığımız toprağımıza ve çevreye karşı adeta bir hınç ve düşmanlıkla yürütülen bu pervasızlığa sessiz kalmayacağız. Çevreye ve yurttaşlarımıza yönelik bu organize saldırının failleri hak ettikleri cezayı alana kadar yasal sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı.
"Şirket Bakanlık cezalarına rağmen suç kasten işlenmeye devam etmiştir"
Sürecin hukuki boyutunu aktaran TÜKODER Vekili Av. Cihat Anıl Yılmaz ise şirketin yöneticileri hakkında Türk "Çevreye Karşı Suçlar" kapsamında hapis cezası ve şirkete yönelik güvenlik tedbirleri talep ettiklerini belirterek; "Şüpheli şirketin çevreye karşı pervasız tutumu ilk defa yaşanmamaktadır. Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğumuz delillerden de anlaşılacağı üzere; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından söz konusu şirkete 2022, 2024 ve son olarak 21.05.2025 tarihlerinde olmak üzere üç ayrı İdari Yaptırım Kararı uygulanmış ve ihlalin giderilmesi emredilmiştir” diye belirtti.
Bakanlıkça yapılan tespitler ve kesilen cezaların, işlenen çevre suçunu hukuken sabit hale getirdiği vurgusu yapan Yılmaz şunları söyledi; “Ancak şüpheliler, daha fazla kazanç sağlama hırsıyla, hukuka aykırı eylemliliklerini defaten ve ısrarla sürdürmüşlerdir. Bu durum, suçun taksirle değil, bilerek ve isteyerek, yani 'kasten' işlendiğinin en açık hukuki delilidir. İdari para cezaları, faillerin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. TCK m. 181/4; atıkların insan veya hayvan açısından tedavisi zor hastalıklara ve doğanın yapısının bozulmasına yol açması halinde, failler hakkında beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmedileceğini açıkça belirtmektedir.”
“En ağır cezai yaptırımların uygulayacağına inanıyoruz”
Yılmaz suç duyurusunun içeriğini şöyle paylaştı; “Katliama sebebiyet veren Alagöz Maden A.Ş.’nin Yönetim Kurulu üyeleri, şirket müdürü ve işletme yöneticileri hakkında ivedilikle iddianame düzenlenerek kamu davası açılmasını, TCK m. 181/5 yollamasıyla, çevreye kasten zarar veren bu şirket hakkında kazanç müsaderesi dahil tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını talep ettik. Hukuk düzeninin korunması ve adalete uygun müeyyidelerin eksiksiz uygulanması toplumsal düzenin yegane şartıdır. Yargının, halk sağlığını ve vatan toprağını paraya feda eden bu zihniyete karşı gereken en ağır cezai yaptırımları uygulayacağına inanıyoruz."
Evrensel'i Takip Et