Kazdağları'nda 20 dakikalık keşif skandalı: 6 bin hektarlık madene drone uçurarak onay verdiler
Kazdağları’ndaki Halilağa Bakır Ocağı davasında köylülerin avukatları, yaklaşık 6 bin hektarlık ruhsat sahasının 20 dakikalık drone uçuşuyla incelendiğini belirterek bilirkişi raporuna itiraz etti.
Fotoğraf: Ramazan Emiroğlu
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale — Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde, Kazdağları’nda, Hacıbekirler Köyü yakınlarında yer alan Cengiz Holding’in Truva Bakır Maden İşletmeleri AŞ'ye ait Halilağa Bakır Ocağı projesinin işletme ruhsatının iptali için köylüler tarafından açılan davada bilirkişi raporu tamamlandı.
Bilirkişi heyeti, maden işletme projesinin çevre ve insan sağlığı açısından su ve kaynak kaybına neden olmadığını, maden ve çevre mevzuatı ile kamu yararına uygun olduğunu savunan bir rapor sundu. Ancak davacı vatandaşların avukatları tarafından mahkemeye sunulan itiraz dilekçesi, raporun inanılmaz eksikliklerle ve ciddiyetten uzak bir incelemeyle hazırlandığını gözler önüne serdi.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
20 dakikada havadan keşif olmaz
Köylülerin avukatının itirazlarına göre, 5995,74 hektar büyüklüğündeki devasa ruhsat alanının keşfi, bilirkişiler tarafından yaklaşık 20 dakika gibi olağandışı kısa bir sürede, büyük ölçüde tek bir noktadan drone uçurulması suretiyle gerçekleştirildi. İçerisinde farklı maden türleri, ÇED projeleri, atık barajları, arkeolojik sit alanları ve köyler barındıran böylesine karmaşık bir alanda çok yönlü ve ayrıntılı yerinde inceleme yapılmaması, keşfin amacını ortadan kaldırdığı ve raporun teknik güvenilirliğini zedelediği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Ruhsatın bütünü gizlendi, sadece 4 parsele bakıldı
Bilirkişi raporuna yöneltilen temel eleştiriler, raporun maddi gerçekleri yansıtmaması ve eksik incelemeye dayanması etrafında şekilleniyor. Bilirkişi heyeti, maden ruhsatının bütününü ve etki alanını değerlendirmek yerine, sadece davacılara ait dört adet parselin bulunduğu küçük bir bölgeye odaklandı. Hatta raporda kullanılan krokilerde güncel ruhsat sınırları dahi gösterilmezken, artık yürürlükte olmayan eski bir işletme iznine ait poligon esas alındı.
Fotoğraf: Ramazan Emiroğlu
Ayrıca, madenin Atık Depolama Tesisi'nin (ADT), Hacıbekirler köyüne ve içme-kullanma suyu temin edilecek göletlere mesafesinin yasal sınırların altında olduğu bilirkişiler tarafından hiçbir şekilde değerlendirilmedi. Aynı bölgedeki maden faaliyetlerine dair daha önce verilen mahkeme kararlarında ve uzman raporlarında yer alan "kamu yararı bulunmadığına" yönelik tespitler de bu bilirkişi raporunda tamamen göz ardı edildi.
Su kaynakları yok sayıldı
Bilirkişi raporunun, projenin dayanağı olan ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporundaki yalan, yanlış ve yanıltıcı beyanları da akladığı ifade ediliyor. Ön fizibilite raporlarında alanda işletilebilir altın bulunduğu açıkça belirtilmesine rağmen, bakır üretimi olarak tanımlanan alandaki altın varlığı ÇED ve maden işletme projelerinde yok sayıldı ve bilirkişiler bu usulsüzlüğü dikkate almadı. Bununla birlikte, madenin proses suyunu karşılamak için Kocaçay'dan su taşıyacak boru hatları ve sulama göletleri gibi devasa yapılar, asıl ÇED projesine dahil edilmeyerek "entegre proje" zorunluluğundan kaçırıldı ve bilirkişiler bu durumu da uygun buldu.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Önceki "kamu yararı yoktur" kararları sümen altı edildi
Önceki davalarda görev yapan bağımsız jeoloji ve orman mühendisi bilirkişiler, projenin yeraltı sularını kurutacağını, asit kaya drenajı tehlikesi yaratacağını ve orman varlığına zarar vereceğini tespit etmişken, mevcut bilirkişiler bu bilimsel gerçeklere sırt çevirdi.
"Bilirkişiler şüpheli sıfatıyla soruşturulsun" talebi
Davacılar, tüm teknik ve hukuki itirazları, mahkeme kararlarını ve delilleri görmezden gelerek sadece 20 dakikalık drone uçuşuyla Truva Bakır'ın lehine rapor düzenleyen bilirkişi heyetinin değiştirilmesini ve yeni, tarafsız bir heyet atanmasını talep ediyor. Ayrıca, itiraz dilekçesinde, tarafsızlık ve bilimsel objektiflikten uzaklaştıkları, maddi vakıaları bütüncül biçimde ortaya koymadıkları gerekçesiyle, bu bilirkişilerin Bayramiç Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yürütülen soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla değerlendirilmelerinin talep edileceği de özellikle vurgulandı.
Evrensel'i Takip Et