Bayram tezgahlarında gram hesabı: 'İnsanlar şekeri bile 100 gram alıyor'
Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Ancak çarşı pazarda eski bayram telaşı yok. Bir dönem bayram alışverişinin en önemli adreslerinden biri olan Eminönü’de bugün yurttaşın gündeminde bayram hazırlığından çok geçim derdi var.
Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel
Eylem Nazlıer
[email protected]
İstanbul – Kurban Bayramı öncesi bir zamanların bayram alışverişi merkezi olan Eminönü’de eski hareketlilik yok. Şekerci, kuru yemişçi ve giyim mağazalarında görüştüğümüz esnaf; yurttaşın artık alışverişi kilo ile değil gramla yaptığını anlatıyor. Çocuklarına bayramlık almak isteyen aileler fiyat etiketleri karşısında dükkanlardan eli boş çıkarken, esnaf “Eskiden bayram denince Eminönü akla gelirdi, şimdi insanlar 50 liranın hesabını yapıyor” diyor. Bayram öncesi çarşıdaki tablo, yurttaşın yaşadığı ekonomik sıkışmayı da ortaya koyuyor. Bir yanda çocuklarına bayramlık almak isteyen ama etiketler karşısında geri çekilen aileler, diğer yanda satış yapabilmek için ürün çeşitliliğini azaltan esnaf var. Bayram sofralarının vazgeçilmezi olan şeker, lokum ve kuru yemiş artık birçok evde gram hesabıyla alınıyor. Esnafın anlattığına göre ise mesele yalnızca alışveriş değil; insanların giderek daha fazla yoksullaşması ve bayramın bile daralan bütçelerin gölgesinde karşılanması.
Bayram öncesi Eminönü sokaklarında görüştüğümüz esnaflar, geçmiş yıllardaki yoğunluğun artık kalmadığını söylüyor. Şeker, lokum, kuru yemiş ve çocuk kıyafetleri satan dükkanlarda satış sürüyor sürmesine ama esnafa göre artık alışveriş “ihtiyaç kadar” değil, “gücün yettiği kadar” yapılıyor.
Bir şekerci dükkanında bayram şekeri kilosu 195 liradan satılıyor. Tezgahlarda lokumlar, drajeler, çikolatalar dizili. Ancak esnafın anlattığına göre görüntüye rağmen satışlar eski bayramların çok uzağında.
Eskiden farklı bütçelere uygun çok sayıda marka getirdiklerini anlatan esnaf, bugün daha sınırlı ürünlerle çalıştıklarını söylüyor:
“Eskiden çeşit çeşit şeker getirirdik. İnsan bütçesine göre alırdı; pahalısı da olurdu uygunu da olurdu. Şimdi tek markanın ürününü getiriyoruz. Hem uygun olsun hem kalitesi kötü olmasın diye uğraşıyoruz.”
Paranın değeri yok artık
Esnaf, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle yurttaşın alışveriş alışkanlıklarının tamamen değiştiğini anlatıyor: “Abla artık paranın bir değeri yok. Bir balya parayla çıkıyorsun dışarıya; aldığın fiyatlar 1000 liranın aşağısında değil. Maliyetler yüksek, insanların alım gücü az. Millet kredi kartına yöneliyor, bankaya yöneliyor, faize yöneliyor. Ben yerli müşteriden nakit parayla geleni görmedim. Herkes kredi kartıyla alışveriş yapıyor.”
Geçen yıla kıyasla satışların düştüğünü söyleyen esnaf, fiyatların yükselmesi nedeniyle dışarıdan bakıldığında iş varmış gibi göründüğünü ancak gerçekte satış miktarının azaldığını belirtiyor: “Geçen seneye göre daha düşük, daha az satış var. Fiyat yükseldiği için iş oluyor gibi duruyor ama aslında daha az satış oluyor.”
Eskiden kilolarca alınan ürünlerin artık gram hesabıyla satıldığını söyleyen esnaf, şunları anlatıyor: “Atıyorum müşteri eskiden 10 kilo alıyorsa şimdi 1 kilo alıyor. Çünkü en kötü üç parça ürün 2 bin, 3 bin lira tutuyor. Kimde bu para var? Herkes kredi kartıyla alışveriş yapıyor.”
"Taneyle alınıyor"
Dükkana girip fiyatları gördükten sonra alışveriş yapmadan çıkanların sayısının arttığını söyleyen esnaf, yurttaşın artık bayram alışverişini bile ölçerek yaptığını belirtiyor: “Gelip almadan giden çok oluyor. Fiyatları görüp geri dönen çok insan var. Alan da oluyor ama sayıyla alıyorlar. 250 gram alan oluyor, 100 gram alan oluyor. Gücü ona yetiyor çünkü.”
Yerli müşterinin alım gücünün ciddi biçimde düştüğünü söyleyen esnaf, şunları söylüyor: “Burası turistik yer. Yurt dışından gelen bazen memleketine götürmek için yüklü alışveriş yapıyor. Ama yerli müşteri yarım kilo kuru yemiş alıyor, yarım kilo lokum alıyor. Ortalama bu artık.”
"50 liranın hesabını yapıyorlar"
Esnaf, yaşanan ekonomik sıkıntının dükkanlarda en çok sohbetlere yansıdığını anlatıyor:
“Biz psikolog gibiyiz artık. Gelen müşteri fiyatı görüyor, hemen başlıyor siyaset konuşmaya, isyan etmeye. Ama bizim elimizden de bir şey gelmiyor.”
Yurttaşın artık en küçük harcamayı bile hesaplayarak yaptığını söyleyen esnaf, “Millet artık 50 liranın hesabını yapıyor. Yapmak zorunda. Çünkü ciddi bir geçim sıkıntısı var. Kimisinin durumu bir kilo almaya yetiyor, kimisinin yarım kiloya. Ama insan ister ki kendisi de rahat alışveriş yapabilsin. Evine bir kilo şeker götürebilsin ama para yok insanlarda. Bunu bile alamayanı gördük.”
Şeker fiyatlarının geçen yıla göre bazı ürünlerde daha düşük tutulduğunu söyleyen esnaf, bu yıl daha çok yerli markalara yöneldiklerini belirtiyor. “Geçen sene daha markalı ürünler satıyorduk; onlar pahalıydı. Bu sene biraz daha kendi ürünlerimizi sattık. Hem uygun fiyatlı hem halkın yiyebileceği ürünler.”
Kolonya fiyatlarının 50 ila 100 lira arasında değiştiğini söyleyen esnaf, kuru yemiş fiyatlarının ise 280 liradan başladığını belirtiyor. Ancak asıl meselenin fiyat değil alım gücü olduğunu vurguluyor: “Ben 8-9 senedir bu işteyim. Çok bayram gördüm ama son 2-3 bayram çok zayıf geçti. Eskiden millet alışverişini yapardı. Bayram denince Eminönü akla gelirdi. Şimdi öyle değil. Her yerde satış var ama mesele o değil; insanlar artık geçinemiyor.”
"İnsanlar peynirden vazgeçti"
Başka bir esnaf ise yaşanan ekonomik daralmanın yalnızca bayram ürünlerinde değil, temel gıda tüketiminde de görüldüğünü anlatıyor. Eskiden bayram öncesi son hafta izinlerin kaldırıldığını, yoğunluktan nefes alamadıklarını söyleyen esnaf, bugün aynı hareketliliğin olmadığını belirtiyor: “Bundan 5 sene önce son hafta izinler iptal olurdu. Full time çalışırdık. Ama son bir iki senedir bayramlar normal gün gibi geçiyor.”
Peynir reyonunda çalıştığını anlatan esnaf, temel gıda tüketimindeki düşüşün tabloyu özetlediğini söylüyor:
“Peynir satışları bile çok düştü. Kahvaltı en temel ihtiyaç. Sabah kalkınca yapılacak ilk şey kahvaltı. Eğer insanlar peynirden vazgeçtiyse gerisini siz düşünün.”
Bayram şekeri ve lokumun artık birçok aile için “ekstra masraf” haline geldiğini söyleyen esnaf, “Belki lokum, çerez keyif işi denebilir ama bunlar da bayramın olmazsa olmazıydı. İnsanlar artık bayramdan vazgeçiyor. Şeker bile almıyorlar” diyor.
Eski bayramlar yok
Bayram alışverişinin bir diğer durağı ise çocuk giyimi mağazaları. Çocuklarına bayramlık almak isteyen anne babaların karşısına çıkan fiyatlar ise birçok aile için ulaşılması güç durumda.
Eminönü’deki bir mağazada en düşük çocuk pantolonu 500 liradan başlıyor. Tişörtler 400 lira, elbiseler ise 700 liraya kadar çıkıyor. Sıradan bir mağazada karşılaşılan bu fiyatlar, özellikle asgari ücretle geçinen aileler açısından ciddi bir yük anlamına geliyor.
Mağazada çalışan satış görevlisi, geçmiş yıllardaki bayram yoğunluğunun artık yaşanmadığını söylüyor: “3-4 yıldır aynı mağazada çalışıyorum. Eskiden bu dönemlerde mağaza tıka basa dolu olurdu. İnsanlar çocuklarına bayramlık almak için gelirdi. Şimdi tek tük müşteri geliyor.”
Yurttaşların çoğu zaman fiyat sorup çıktığını anlatan çalışan, yine de hafta sonundan umutlu olduklarını söylüyor:
“Belki hafta sonu biraz hareket olur diye bekliyoruz ama eski bayramlar yok.”
Evrensel'i Takip Et