CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer yazdı: Hayvancılıkta çözüm ithalat değil, destek
Et ve hayvan ithalatı özel şirketlerden Et ve Süt Kurumuna alınınca iki yıldır kurum kâr açıklıyor. Bu dahi ithalattaki kazancı gösteriyor. İthalat, ithalatı yapana fayda sağlarken vatandaşa uygun fiyatla et ulaşmıyor.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer
Hayvancılıkta sorunlar bitmiyor. Giderek derinleşiyor. AKP iktidarının 2010 yılında başlattığı hayvan ithalatı ve sonradan eklenen et ithalatı ile çözüm yaratma süreci, çözümden çok hayvancılıkta krize yol açtı. Yerli üretimin maliyeti arttı. İthalat bitmedi, devam ediyor.
2025 yılında 739 bin baş hayvan ithalatı yapılırken 2026 yılında 500 bin baş hayvan ithalatı öngörüldüğü bakanlıkça açıklandı. 2010 yılında başlayan hayvan ithalatı her üç yılda bitecek açıklamaları ise boşlukta kaldı. Et ve hayvan ithalatı özel şirketlerden Et ve Süt Kurumuna alınınca iki yıldır kurum kâr açıklıyor. Bu dahi ithalattaki kazancı gösteriyor. İthalat, ithalatı yapana fayda sağlarken vatandaşa uygun fiyatla et ulaşmıyor ve dar gelirli, et ile süt ürünlerine erişmede sıkıntı yaşıyor. Et ve Süt Kurumunun, kamucu bir yaklaşımla piyasa dengeleme yerine şirket mantığı ile soruna bakması, kurumu son yılda 14 milyar lira kâr etmesini sağladı.
Olması gereken zarar etmeden uygun fiyatla tüketiciye et ulaştırmak olmalıdır.
Hayvancılık yapanlarla görüştüğümde onlar da hayvancılığın sürdürülmesi için artan giderlerin dengelenmesi ve desteğin artırılmasını istiyor. Ahır giderlerindeki artış hayvan maliyetini etkiliyor. Özellikle yem fiyat artışları hayvancılığın getirisine doğrudan yansıyor. 50 kg süt yemi 1100 TL’ye çıkmış durumda, yonca saman arpa küspe fiyat artışı hayvan giderlerine olumsuz yansıyor. Veteriner aşı mazot elektrik işçilik nakliye giderlerinin de hayvan maliyetine doğrudan etkisi var. Mera hayvancılığının ülkemizde gerilemesi, maliyetin artmasına da yol açtı ve özellikle büyükbaş hayvanda 12 ay kapalı alanda yemle beslendiği için maliyet daha da artıyor. Ülkemizde TÜİK son olarak 17 milyon 189 bin büyükbaş 58 milyon 206 bin koyun ve keçi varlığını açıkladı. 2025 yılında yaygın şap hastalığı ile 2 milyona yakın hayvan şartlı kesim ve telef oldu. Kurban Bayramı ve et için kesilenler de dikkate alındığında bu rakam tartışmalı hale geliyor.
ABD Tarım Bakanlığının Türkiye değerlendirmesinde büyükbaş hayvan varlığını 14 milyon 900 bin olarak belirtmesi, verilerin de sağlıklı olup olmadığını tartışmalı kılıyor. Küçük aile tipi işletmeler çiftçilik yapmıyorsa ayakta kalma şansı yok, Anadolu’da 20 baş altında hayvanı olan çoğu ahır boş durumda. Hayvanı ya satmış ya kesime vermiş. Uygulanan ekonomik politikanın yanlışlığı da hayvancılığı tüketiyor. Faizler de hayvancılık yapana olumsuz yansıyor.
Kurban Bayramı’na sayılı gün kaldı. Hayvan pazarlarında kurban fiyatları küçükbaşta 20 bin liradan başlayıp ağırlığına göre 35 bin liraya kadar çıkıyor. 2020 yılında bayram ikramiyesi 1000 lira iken bir küçükbaş kurban alınabiliyordu. Bayram ikramiyesi 4 bin lira, Diyanet İşleri Başkanlığı kurban vekalet kesim ücreti ise 18 bin lira. Bayram ikramiyesi ile, ancak 3 kilo et alınabilir duruma geriledi.
Bayram için kurban alımlarının son gün hız kazanması bekleniyor. Halen pazar canlı değil. 2025 yılında Türkiye genelinde toplam 3 milyon 330 bin kurbanlık hayvan kesilmişti. Kesilen hayvanların 830 binini büyükbaş, 2 milyon 500 binini ise küçükbaş hayvanlar oluşturdu.
2020 yılı Kurban Bayramı’nda Türkiye genelinde toplam 3 milyon 774 bin 956 kurbanlık hayvan kesildi. Bu hayvanların 963 bin 143’ünü büyükbaş, 2 milyon 811 bin 813’ünü ise küçükbaş hayvanlar oluşturdu. 5 yılda 444 bin baş hayvan kesiminin düştüğü görülüyor.
Burada vekaletle kesim sayısı veri olarak yok. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2024 yılında 747 bin iken 2025 yılında 898 bin 450 vekaletle kurban hisse sayısı gerçekleştiğini belirtmişti. Çok sayıda vakıf ve dernek de vekaletle kesim yapıyor. Bu veriler ile Kurban Bayramı’nda doğrudan ya da vekaletle önemli bir hayvan varlığı kesime gidiyor. Hayvan hastalıkları, buzağı ölümlerini de dikkate aldığımızda hayvancılıkta sorunların aşılabilmesi için besici üreticinin daha çok destek ve teşvike ihtiyacı bulunuyor.
Hayvancılık yapanlar ile hayvan refahı birlikte yükseltilmezse sorunlar devam edecek görülüyor. Uygulanan politikalar ile hayvancılığın düze çıkması olası görülmüyor. Bu durum, vatandaşın uygun fiyatla ete ulaşmasının önünü kesiyor.
İthalat sürekli artıyor
- 2026 yılının ilk üç ayında Türkiye’nin canlı hayvan ve et ithalatı da devam etti ve devam ediyor.
- Bu dönemde 219 bin 439 baş sığır ithal edilmiştir. Bu ithalat için 361 milyon 485 bin 45 dolar ödeme yapılmıştır.
- Ayrıca 401 baş koyun ithal edilmiş ve bunun karşılığında 46 bin 834 dolar harcanmıştır.
Aynı dönemde:
- 16 bin 553 ton büyükbaş hayvan eti ithal edilmiş ve karşılığında 164 milyon 457 bin dolar
- 114 ton koyun eti ithal edilmiş ve karşılığında 1 milyon 880 bin 475 dolar ödeme yapılmıştır.
Canlı hayvan ithalatı toplamı
- Toplam hayvan sayısı: 219 bin 840 baş
- Toplam maliyet: 361 milyon 531 bin 879 dolar
Et ithalatı toplamı
- Toplam et miktarı: 16 bin 667 ton
- Toplam maliyet: 166 milyon 337 bin 475 dolardır.
Et ithalatında veriler farklı kalemler içinde de yer almaktadır. Bu nedenle miktarda kısmi de olsa değişiklikler olabilmektedir.
Hayvan ve et ithalatı durmayacak, devam edecek gibi gözüküyor. Çözüm; yerli üretici ve besiciyi desteklemek, tükenmek üzere olan yerli ırkı geliştirmek, mera hayvancılığını yeniden yaygınlaştırmak, ahır giderlerini düşürmek, yemde en az yüzde 50 sübvanse sağlamak, hayvancılık projeleri uygulamakta. Sorunun çözümü var istenirse, ancak AKP iktidarının sorunlara çözümü ithalatta araması ve oradan da önemli bir rant devşirmesi sorunların ortadan kalkmasının önünü kesmektedir.
Evrensel'i Takip Et