Turkcell Global'de hakkını aradı, işten atıldı
Turkcell Global'de 7 yıl boyunca operasyon birincisi olan Cumali İçin; dayatılan birim değişikliğini reddetmesi, haksızlıkları sorgulaması ve bir davada işçi lehine tanıklık yapacak olması nedeniyle odada baskıyla belge imzalatılarak işten çıkarıldı.
Bahar Emreoğlu
[email protected]
İzmir – Turkcell Global Bilgi Çalışanı Cumali İçin, 7 yıl boyunca kurumsal satış biriminde çağrı merkezi çalışanı olarak görev yaparken, performans sıralamalarında sürekli üst sıralarda yer almasına rağmen 12 Mayıs’ta işten çıkarıldı. Yedi yıl boyunca evden çalışan İçin, performans baskısı, birim değişikliği dayatması ve hak arayışının ardından işten çıkarıldı.
Yıllarca çalıştığı birimde operasyon birincisi olarak bilindiğini belirten İçin, “700-800 kişinin olduğu operasyonda sürekli ilk üçte yer alan bir profildim. Hedeflerimi tamamlıyordum ama son dönemlerde sürekli ‘Şunu yapmalısın, bunu yapmalısın’ baskısıyla karşılaşıyordum” dedi.
‘Birim değişikliğine karşı çıktığım için sorun yaşadım’
Ocak ayında şirket tarafından farklı bir birime geçirilmek istendiğini söyleyen İçin, yeni birimde çalışma koşullarının daha ağır, gelirinin ise daha düşük olacağını düşündüğü için değişikliği kabul etmediğini ifade etti. Durumu üst yönetime vaka kayıtları aracılığıyla ilettiğini aktaran İçin, bu süreçten sonra yöneticileriyle yaşadığı sorunların arttığını kaydetti.
Yöneticisinin performans puanını düşürdüğünü ve bunun primine doğrudan etki ettiğini belirten İçin, “Ben yöneticime sadece, neden negatif kanaat kullandığını sordum. Çünkü bir eksik varsa bilmek ve tekrar etmemek istedim. Mail attım, cevap gelmeyince WhatsApp grubundan sordum. Benden bunun için savunma istediler” diye konuştu.
‘İmzalamazsam dışarıya çıkamayacağımı söylediler’
11 Mayıs akşamı yöneticisi tarafından aranarak şirkete çağrıldığını anlatan İçin, “İşimi kaybedeceğime dair endişe duydum. O yüzden kendime işimi kaybedeceğime dair bir mail attım. Ertesi gün şirkete gittiğimde toplantı odasına alındım. Odada iki yöneticim ve insan kaynakları vardı” ifadelerini kullandı.
Toplantıda kendisine ‘üslubu’ gerekçe gösterilerek yazılı uyarı imzalatılmak istendiğini dile getiren İçin, “Kendimi, okuduğumu anlayamayacak kadar kötü hissediyordum. Hangi iş kanunu maddesini ihlal ettiğimi sordum. Üslubumda sorun olduğunu düşündükleri cümleler ise ‘Performansla ilgili düzeltme yapacak mısınız’, ‘Neye göre hesapladınız’, ‘Bana verileri ham datalarıyla atabilir misiniz?” İK’ye (insan kaynakları) konuyu taşıyacağım’, ‘Ayın 20’sinde verilen ve benim bir hafta farklı birimde çalıştığım hedeflerden bahsediyoruz değil mi’ gibi cümleler. Bunun üzerine savunmamı istediler. Ben de cümlelerimde bir yanlış olmadığını ifade ettim. Ardından önüme uzattıkları belgeleri imzalamazsam odadan çıkamayacağım söylendi” ifadelerini kullandı.
‘Baskı altında belge imzaladım’
Kendisine baskı altında belge imzalatıldığını vurgulayan İçin, “Kağıda ‘Bunu baskı altında imzalıyorum’ diye not düştüm. Ardından insan kaynakları aynı belgeye ‘Savunma yapmaktan imtina etti’ yazdı. Oysa ben sadece yasal sürenin tanınmasını istiyordum” dedi.
Görüşme sırasında işten çıkarılacağını anladığını söyleyen İçin, yöneticilerine yıllık izin uygulamalarıyla ilgili itirazlarını da anlattığını ekledi. İlk üç yıl boyunca yalnızca dört gün yıllık izin kullanabildiğini söyleyen İçin, “Bana izinlerin bölünerek kullandırılmasını kabul ettiğime dair belge imzalatmak istediler. Bunu onur kırıcı bulduğumu söyledim” diye konuştu.
İnsan kaynaklarının kendisine şirketin yolları ayırmak istediğini söylediğini aktaran İçin, “Ben işimi kaybetmek istemediğimi söyledim. 7 yıllık emeğimin bu şekilde bitmesini istemediğimi anlattım. Bana tek taraflı fesih uygulanacağını söylediler” dedi.
Önüne getirilen evrakların fotoğrafını çekmek istediğini ancak buna izin verilmediğini belirten İçin, “Önce imzala sonra bakarsın dediler. Ben de okumadan hiçbir şeyi imzalamayacağımı söyledim. Avukatıma atmak için telefondan fotoğrafını çekeceğimi söylediğimde önümden evrakları hızlıca aldılar. O an kesinlikle imzalamamam gerektiğini anladım” ifadelerini kullandı.
‘Çalışma arkadaşlarımla vedalaşmama izin verilmedi’
Görüşmenin ardından eşyalarının başka bir çalışan tarafından toplanarak şirket dışına çıkarıldığını söyleyen İçin, “7 yıldır operasyon birincisi olan bir çalışanın arkadaşlarıyla vedalaşmasına bile izin verilmedi. Kendimi bir anda kapının dışında buldum” diye konuştu.
İşten çıkarılmasının, şirkete karşı tanıklık yapacağı davadan iki gün önce gerçekleştiğine dikkat çeken İçin, daha önce işten ayrılan bir çalışan için tanıklık yapmayı kabul ettiğini belirtti. İçin, “14 Mayıs’ta mahkemede tanıklık yapacaktım. 11 Mayıs’ta arandım, 12 Mayıs’ta işten çıkarıldım. Bunun tesadüf olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
‘Çağrı merkezi çalışanlarında yaygın sağlık sorunları var’
Evden çalışma koşullarına ilişkin de konuşan İçin, “7 yıl boyunca ergonomik ekipman desteği verilmedi. Elektrik giderlerimi kendim karşıladım. Çağrı merkezi çalışanlarında yaygın sağlık sorunları bulunuyor. Bende de boyun düzleşmesi oluştu” ifadelerini kullandı.
‘Çalışanlar işten atılma korkusundan dolayı sendikalı olmuyor’
Çalışanların işten atılma korkusu yaşadığını belirten İçin, “Sendika anayasal hak ama pratikte öyle işlemiyor. İnsanlar işten atılmaktan korkuyor. Ben de yıllardır sorgulayan, araştıran bir profil olduğum için hedef haline geldiğimi düşünüyorum” dedi.
Hukuki süreç başlatacağını belirten İçin, “Tüm haklarım saklı. İşe iade davası açmayı düşünüyorum. Onlar çalışma hayatıma virgül koyduklarını düşünüyor olabilir ama noktayı ben koyacağım” diye konuştu.
Evrensel'i Takip Et