Koçyiğit: Hakikatle yüzleşmek demokratik barışı güçlendirir
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis Genel Kurulunda yaptığı konuşmada iktidara seslenirken, “Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla demokrasi, hukuk ve toplumsal barıştır” dedi.
Fotoğraf: DEM Parti
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis Genel Kurulunun 96’ncı birleşiminde gündem dışı söz aldı. İnsan hakları ve bölgedeki adalet arayışlarına vurgu yapan Koçyiğit, 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası dolayısıyla gözaltında kaybedilenleri ve faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirenleri anarak başladığı konuşmasında, Nusaybin Devlet Hastanesinde yaşamını yitiren Barış Annesi Saadet Akman’ın ailesine de başsağlığı diledi.
‘Sorunun çözümü için geçmişle yüzleşmek gerek’
Cumartesi Anneleri’nin 1103 haftadır “Sevdiklerimiz nerede, neden bir mezarımız yok?” diye sorduğunu hatırlatan Koçyiğit, bu sorunun aslında ülkenin vicdanına sorulduğunu belirtti. Cezasızlık politikalarının hakikati kararttığına dikkat çeken Koçyiğit, “Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne dair gelişmeler hepimize sorumluluklar yüklüyor. Bu sorumluluklardan birisi de geçmişle yüzleşmek ve geçmişin acılarını onarabilmektir. Ancak böyle barış kalıcı bir zemine kavuşabilir. Gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin araştırılması ve cezasızlık politikalarının son bulması, demokratik bir toplumun inşası açısından vazgeçilmezdir” ifadelerini kullandı.
‘Galatasaray Meydanı’nın önündeki bariyerleri kaldırın’
Cumartesi Anneleri’nin adalet arayışına yönelik ablukaya tepki gösteren Koçyiğit, İçişleri Bakanlığına şu çağrıyı yaptı: “Galatasaray Meydanı önündeki bariyerler kaldırılmalıdır. Barışçıl hakikat ve adalet mücadelesinin üzerindeki kısıtlamalara son verilmelidir. Hakikatle yüzleşmek toplumu zayıflatmaz, tersine demokratik barışı güçlendirir. Kayıplarımızı unutmadık, unutturmayacağız.”
‘Sağlık hakkı pazarlık konusu edilemez, kelepçeli muayene rutine dönüştü’
Cezaevlerindeki hak ihlallerine değinen Koçyiğit, Van T Tipi Cezaevinde tutulan verem hastası Jiyan Alpsar’ın durumunu örnek gösterdi. Alpsar’ın, kelepçeli muayene dayatmasını kabul etmediği için tedaviye erişemediğini belirten Koçyiğit, uygulamanın bir sistem sorunu ve işkence yöntemi olduğunu vurguladı.
Kelepçeli tedavi dayatmasının insanlık onuruna aykırı olduğunu ifade eden Koçyiğit, “Türkiye’nin İstanbul Protokolü’ne ve taraf olduğu uluslararası sözleşmelere uygun davranması çağrısını yapıyoruz. Kelepçeli muayene çok istisnai durumlarda uygulanabilirken bugün rutine dönmüş durumda. Her şeye güvenlik refleksiyle yaklaşılıyor. Hasta mahpuslar tedaviye zamanında erişmeli; kelepçeli muayene dayatması derhal son bulmalıdır” dedi.
‘Hukukun siyasallaşması demokrasiyi geriletti’
20 Mayıs 2016’da HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının yıl dönümü olduğunu hatırlatan Koçyiğit, bu tarihin demokrasinin gerilemesi açısından önemli bir eşik olduğunu söyledi. Hukukun araçsallaştırılmasının tüm topluma zarar verdiğini belirten Koçyiğit, “Bir yerde hukuksuzluk olduğunda bunun genelleşeceğini hep beraber deneyimledik. Bugün demokrasi paydasında buluşmak; parti, inanç gözetmeden ‘Herkes için adalet ve hukuk’ demek zorundayız. Siyaset alanı daraldıkça sorunlar derinleşiyor. Çözüm baskıda değil, diyalogda ve eşitliktedir” diye konuştu.
‘Yoksulluk nedeniyle birçok insan bayram sevinci yaşayamayacak’
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi ekonomik krize de değinen Koçyiğit, artan yoksulluk nedeniyle halkın bayramı buruk karşılayacağını söyledi. Bayram ikramiyelerine zam yapılmadığını hatırlatan Koçyiğit, sözlerini şöyle tamamladı: “Sofralar yoksul, insanlar sevdiklerine kavuşamayacak. Ancak her şeye rağmen bayramın ülkemize, halklarımıza barışı, eşitliği, özgürlüğü ve huzuru getirmesini diliyorum. Bu bayram, büyük barışımızın başlangıç eşiği olsun.”
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et