İBB davasında 3’üncü tutukluluk incelemesi: 'Hukuken bakılırsa tahliye edilmesi gereken çok kişi var'
İBB davasında yargılamadaki usulsüzlüklere ve mahkemenin hukuki değil siyasi bir saikle hareket ettiğine dikkat çeken Av. Enes Ermaner, “Ceza alsalar dahi infaz süresinden fazla tutuklu kalanlar var. Pek çok kişi hukuken tahliye edilmeli" dedi.
Fotoğraf: Dilan Temiz/Evrensel
Dilan Temiz
[email protected]
İstanbul- İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 414 kişinin yargılandığı davanın 11’inci haftasında, bugün 41’inci günde üçüncü tutukluluk incelemesi yapılacak. Mahkeme Başkanı dün tahliye talepleri için sanıklara ve avukatlarına söz vermeyeceğini açıkladı. Kritik inceleme öncesi gazetemize konuşan sanık avukatlarından Enes Ermaner, yargılamadaki usulsüzlüklere ve mahkemenin hukuki değil siyasi bir saikle hareket ettiğine dikkat çekti.
Dosya üzerinden incelemeye tepki
İlk tutukluluk incelemesinin duruşmalı yapıldığını ancak ikincisinin mahkeme tarafından dosya üzerinden gerçekleştirildiğini hatırlatan Av. Enes Ermaner, bu durumun ciddi tartışmalara yol açtığını belirtti. Ermaner, "Hâlâ savunma sırası gelmeyenler var. Daha önce duruşmanın başında savunma yapıp tekrar tahliye talebinde bulunmak isteyenler var. Ancak mahkeme bu talepleri kabul etmeyip dosya üzerinden inceleme yaptı ve 15 kişiyi tahliye etti" diyerek usuli aksaklıkları vurguladı.
Tutukluluk incelemelerinin normalde ayda bir yapıldığını, ancak bu ay sonunun bayrama denk gelmesi nedeniyle periyodun daraldığını ifade eden Ermaner, "Bu süreçte daha az kişinin savunması alınabildi. İlk incelemede 18, ikincisinde 15 kişi tahliye edilmişti. Süre darlığı ve savunma sayısının azlığı nedeniyle bugün bu rakamlara ulaşılamayabilir" dedi.
Deliller tek tek çürüyor, ifadeler geri çekiliyor
Son tutukluluk incelemesinden bu yana iddianamedeki iddiaların dayandığı zeminlerin çöktüğünü belirten Ermaner, gelinen aşamaya kadarki süreci şöyle özetledi: "Cebeci Arsa Yasası’na ilişkin yapılan savunmalarda iddiaların altının ne kadar boş olduğu hem sanıklar hem avukatlarca ortaya kondu. En önemlisi, soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmaya çalışan Murat Kapki, duruşmadaki savunmasında savcılıkta verdiği ifadelerin hepsini 'savcıyla tahliye pazarlığı karşılığında' verdiğini ve bu ifadelerin yalan olduğunu itiraf etti. "

"Hürriyeti tahdittir"
Murat Kapki’nin ifadelerini geri çekmesinin, bu ifadeler doğrultusunda tutuklu bulunan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney için bir tahliye umudu yaratıp yaratmayacağı sorusuna mahkemenin hukuki değerlendirmelerden çok siyasi değerlendirmelerine dikkat çekti: "Kapki bu ifadeleri savcılıkta avukatıyla birlikte verdi. Pratikte geri dönmek mümkün olsa da takdir mahkemenindir. Davanın siyasi niteliği göz önüne alındığında, mahkemenin ifadenin geri çekilmesini değil, ilk verilen beyanları esas alarak yargılamayı sürdüreceğini düşünüyorum.”
Eski Milletvekili Aykut Erdoğdu ve benzer durumdaki birçok kişinin hukuken çoktan tahliye edilmesi gerektiğini söyleyen Ermaner, "Aykut Erdoğdu’nun üzerine atılı suç istinadı tamamen boş. Bu insanlar ceza alsalar dahi, yattıkları süre infaz aşamasında girmeyecekleri kadar uzun. Hak ettiklerinden, hatta suçlu bulunsalar bile yatacaklarından daha fazla içeride tutuluyorlar. Bunun adı artık hukuk değil; kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlalidir, hürriyeti tahdittir. Mahkemenin yapması gereken şey, tutukluluk durumlarını infaz süreleriyle de birlikte değerlendirerek tahliyeye karar vermek" ifadelerini kullandı.
"77 tutukluya tek bir matbu gerekçe veriliyor"
Mahkemenin tahliye ya da tutukluluğun devamı kararlarını gerekçelendirmediğini eleştiren Ermaner, anayasal bir hak olan "gerekçeli karar hakkının" çiğnendiğini söyledi: "Dosyada şu an 77 tutuklu varsa, her biri için ayrı somut gerekçeler yazılmalı. Ancak mahkeme 77 kişi için toplu ve kanunda yazan 'kaçma şüphesi, delil karartma' gibi matbu, soyut gerekçelerle karar veriyor. Somut gerekçe sunulmadığı için biz de neye göre savunma yapacağımızı bilemiyoruz; mahkeme savunma hakkımızı kısıtlıyor. Somut veri olmadığı için hukuki bir yorum yapamıyoruz.”
"Mahkeme başkanı da davanın normal olmadığını biliyor"
Yargılamanın hukuki değil, tamamen siyasi bir ajandayla yürütüldüğünü belirten Av. Enes Ermaner, mahkeme başkanının duruşma salonundaki tavrını aktardı: "Duruşma sırasında bir tartışma çıktığında, mahkeme başkanı avukatlara dönüp, 'Siz normal davalarda da böyle mi yapıyorsunuz?' dedi. Başkanın bu cümleyi kurması, aslında bu davanın 'normal bir dava olmadığını' kendisinin de kabul ettiği anlamına gelir. Yargılamayı yapan mahkeme başkanının bile normal olmadığını bildiği bir davada, biz nasıl hukuktan ve hukuki normlardan bahsedebiliriz?"
Evrensel'i Takip Et