20.05.2026 13:08

EMEP'li İskender Bayhan'dan Bakan Kurum'a Kangal Termik Santrali tepkisi: Kirlilikten hastalanan yurttaşların ve işçilerin sorumlusu Bakanlığınızdır

EMEP’li İskender Bayhan Kangal Termik Santrali’nin çevre köylerde yarattığı kirliliği Bakan Kurum’a sordu: Bayhan "Kül altında kalan köylerin, yurttaşların ve işçilerin sorumlusu Bakanlığınızdır" dedi.

EMEP'li İskender Bayhan'dan Bakan Kurum'a Kangal Termik Santrali tepkisi: Kirlilikten hastalanan yurttaşların ve işçilerin sorumlusu Bakanlığınızdır

Fotoğraf: Google maps

Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]


Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Kangal Termik Santrali’nin çevre köylerde yarattığı kirlilik, halk sağlığı üzerindeki etkileri, işçilerin çalışma koşulları ve şirkete aktarılan kapasite teşviklerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a sordu. Bayhan, “Şirketin başarı diye sunduğu üretim artışının bedeli; kül altında kalan köylere, hastalık riskiyle yaşayan yurttaşlara, ağır koşullarda çalışan işçilere ve doğaya ödetilmiştir” dedi.

Santralin yıllardır çevre köylerde yaşayan yurttaşların sağlığını, yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını tehdit ettiğine vurgu yapan Bayhan; “Santralde kullanılan kömürden ardından geriye kalan küllerin açıkta biriktirilmesiyle bölgede “kül dağları” oluşturuldu. Rüzgârlı havalarda bu kül tabakası köylerin üzerine çöken bir zehir bulutuna dönüştü” dedi.

“Yaklaşık 30 köy kirlilikten etkileniyor”

Bayhan, başta Hamal ve Mağara köyleri olmak üzere yaklaşık 30 köyün santralin kirliliğinden etkilendiğinin ifade edildiğini belirterek. “Köy sakinlerinin aktarımlarına göre Hamal köyünde geçmişte yaklaşık 300 hane bulunurken bugün yalnızca 30 hane kaldı, çevre köylerde de benzer bir tablo yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

Bölgede özellikle gırtlak kanseri, solunum yolu hastalıkları ve buna bağlı ölümlerde artış yaşandığı iddialarına da yer veren Bayhan, santralin kül depolama alanları, baca emisyonları ve atık yönetimindeki ihmallerin halk sağlığı üzerindeki etkileri konusunda çevre köylerde yaşayan emekçilere herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını vurguladı.

Bayhan, Bakan Kurum’a şu soruyu sordu; “Çevre köylerde artan kanser, gırtlak kanseri, KOAH, astım ve solunum yolu hastalıklarına ilişkin iddialar yıllardır dile getirilirken Bakanlığınız neden bağımsız bilim insanları, meslek odaları ve sağlık örgütleriyle birlikte kapsamlı bir epidemiyolojik araştırma yürütmemiştir?”

“Şirket’in “başarısının” bedeli santralde çalışan işçilere ve doğaya ödetildi”

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Kangal Termik Santrali’nin 2013 yılında özelleştirilerek Anadolu Birlik Holding iştiraki Konya Şeker tarafından 985 milyon dolar bedelle satın alındığını hatırlatan Bayhan, “Şirketin kendi anlatımında özelleştirme sonrası üretimin artırıldığı ve santralin “dizayn değerlerinde” çalıştırıldığı ifade ediliyor. Şirket tarafından “başarı” olarak sunulan bu üretim artışının bedeli, çevredeki onlarca köyde yaşayan köylülere, termik santralde çalışan işçilere ve doğaya ödetildi” dedi.

Bayhan, Bakan Kurum’a, “Kangal Termik Santrali’nin özelleştirme sonrası üretim artışıyla övündüğü 2013-2019 döneminde, santralin tüm ünitelerinde etkin çalışan filtre, baca gazı arıtma sistemi ve sürekli emisyon ölçüm sistemi mevcut mudur? Bu sistemlerin mevcut olmaması halinde Bakanlığınız, üretim artışının köylülerin sağlığı ve çevre üzerinde yarattığı sonuçların sorumluluğunu üstleniyor musunuz” sorularını sordu.

“Eksiklikleri bilinen santral neden yıllarca çalıştırıldı?”

Santralin faaliyetinin, 1 Ocak 2020 tarihinde filtre şartlarını sağlayamadığı gerekçesiyle durdurulduğunu, daha sonra da kademeli biçimde yeniden üretime başladığını.ancak şirketin 30 Haziran 2025 tarihli denetçi raporunda çevresel yükümlülüklerin hâlâ tartışmalı olduğuna dikkat çekerek; “Raporda filtre ve baca gazı arıtma yatırımı, kül atıklarının depolanması, sürekli emisyon ölçüm sistemleri ve atık sahasına ilişkin Bakanlığa rapor sunulması gibi yükümlülüklerden söz ediliyor. Kalıcı faaliyet belgesi için baca yatırımı yapılmasının zorunlu olduğu ve baca gazı arıtma sistemi montajının 2025 yılı içinde tamamlanmasının planlandığı ifade ediliyor. Bu tablo, yıllardır üretim yapan santralin halk sağlığı ve çevre açısından gerekli yatırımlar tamamlanmadan faaliyetini sürdürdüğünü göstermektedir” ifadelerini kullandı.

Bayhan, Bakan Kurum’a, “Santral 1 Ocak 2020’de filtre şartlarını sağlayamadığı gerekçesiyle durdurulduğu halde, hangi gerekçelerle ve hangi belgelerle yeniden üretime başlatılmıştır?” diye sordu. Bayhan ayrıca, “Eksiklikleri bilinen bir santralin yıllarca çalışmasına izin verilerek çevre köylerdeki hastalık, ölüm ve çevresel tahribatta Bakanlığınızın sorumluluğu yok mudur?” sorusunu yöneltti.

“Kül dağları denetim raporlarına yansıdı mı?”

Bayhan önergesinde, kül atıklarının açıkta biriktirilmesiyle oluşan kül dağlarının Hamal, Mağara ve çevre köylerin üzerine yayıldığına ilişkin iddiaları da gündeme taşıdı.

Bayhan, Bakan Kurum’a, “Kül atıklarının açıkta biriktirilmesiyle oluşan kül dağlarının Hamal, Mağara ve çevre köylerin üzerine yayılması Bakanlığınızın denetim raporlarına yansımış mıdır?” diye sordu.

Bayhan, bu durumun raporlara yansıması halinde neden gereğinin yapılmadığının, yansımaması halinde ise Bakanlık denetimlerinin neyi denetlediğinin açıklanmasını istedi. Santral çevresindeki köylerde yaşanan nüfus kaybına da dikkat çeken Bayhan, Hamal köyünde hane sayısının 300’den 30’a, Mağara köyünde ise 30 haneden birkaç haneye düştüğünün aktarıldığını belirtti.

Bayhan, “Hamal köyünde 300 haneden 30 haneye, Mağara köyünde ise 30 haneden birkaç haneye düşen nüfusun arkasında santral kaynaklı çevre kirliliği olup olmadığı araştırılmış mıdır?” diye sordu. EMEP’li Bayhan, köylerin fiilen boşalmasına yol açan bu tablo karşısında neden bugüne kadar acil müdahale planı hazırlanmadığının da açıklanmasını istedi.

“Kangal Termik Santrali’ne kapasite teşvikleri hangi gerekçeyle verilmektedir?”

Bayhan’ın önergesinde şirketin mali durumuna ilişkin veriler de yer aldı. 30 Haziran 2025 tarihli denetçi raporuna göre şirketin özkaynaklarının 7 milyar 522 milyon TL açık verdiğini, kısa vadeli yükümlülüklerinin dönen varlıklarını aştığını ve borca batıklık şüphesi bulunduğunu belirten Bayhan, buna rağmen şirketin kapasite teşvik geliri elde ettiğine dikkat çekti.

Bayhan, Bakan Kurum’a, “Üretimi düşen, borca batıklık şüphesi taşıyan ve çevre yatırımları tartışmalı olan Kangal Termik Santrali’ne kapasite teşvikleri hangi gerekçeyle verilmektedir?” diye sordu.

Bayhan, kamu kaynaklarının köylülerin sağlığını ve işçilerin haklarını güvence altına almak yerine borç içindeki şirketi ayakta tutmak için kullanılıp kullanılmadığının açıklanmasını istedi. Şirket faaliyet raporlarında finansal riskler, kredi riski ve piyasa riskinin ayrıntılı biçimde ele alındığını belirten Bayhan, buna karşılık kül sahaları, halk sağlığı, kanser iddiaları, işçi sağlığı ve çevresel tahribatın görünür bir risk başlığı olarak değerlendirilmediğini ifade etti.

Bayhan, Bakan Kurum’a, “Şirket faaliyet raporlarında finansal riskler ayrıntılı biçimde ele alınırken; kül sahaları, halk sağlığı, kanser iddiaları, işçi sağlığı ve çevresel tahribat neden görünür bir risk başlığı olarak değerlendirilmemektedir?” diye sordu.

“Bu santral şirket kârı için mi, halk yararı için mi çalışıyor?”

Kangal Termik Santrali’nde ortaya çıkan tablonun yalnızca çevre sorunu olmadığını; işçilerin ücret, sendikal haklar, işten çıkarmalar ve çalışma koşullarıyla ilgili yaşadığı sorunların da bu tabloyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak; Bakan Kurum’a, “Kangal Termik Santrali’nde işçilerin ücret, sendikal haklar, işten çıkarmalar ve çalışma koşulları nedeniyle yaşadığı sorunlar ile çevre köylerin maruz kaldığı sağlık ve çevre sorunları birlikte değerlendirildiğinde, Bakanlığınız bu santralin şirket kârı için mi, halk yararı için mi çalıştığını açıklayacak mıdır?” sorularını sordu.

Bayhan ayrıca bağımsız bilim insanları, meslek odaları, sendikalar, köy temsilcileri ve işçi temsilcilerinin yer aldığı bir araştırma ve denetim komisyonu kurulup kurulmayacağını da Bakan Kurum’a sordu.

“Yaşanan sorunlar vzelleştirme politikasının iflası değil midir?”

Kangal Termik Santrali’nin özelleştirilmesinden bu yana geçen sürecin özelleştirme politikasının sonuçlarını açık biçimde gösterdiğini belirten Bayhan; “Şirket üretim artışıyla övünüyor ancak şirket çevre yatırımlarını geciktiriyor, kül dağları büyüyor, köyler boşaldı, işçiler güvencesizleşti ve şirket borca batıklık şüphesiyle karşı karşıya” dedi.

“Kangal Termik Santrali’nin özelleştirilmesinden bu yana geçen süreçte şirket üretim artışıyla övünürken, çevre yatırımlarının gecikmesi, kül dağlarının büyümesi, köylerin boşalması, işçilerin güvencesizleşmesi ve şirketin borca batıklık şüphesiyle karşı karşıya kalması özelleştirme politikasının iflası değil midir?” sorularını soran Bayhan, Bakanlığın kamuya ait bir enerji tesisinin sermayeye devredilmesinin ardından ortaya çıkan çevresel yıkımın, halk sağlığı sorunlarının, işçi kıyımının ve kamu kaynaklarının şirketleri ayakta tutmak için kullanılmasının sorumluluğunu üstlenip üstlenmediğini sordu.

20.05.2026 10:25

Antalya'da yaz sezonu zamlı başladı: Plajda bir gün geçirmenin bedeli cep yakıyor

Antalya’da turizm sezonunun başlamasıyla plaj işletmeleri Kurban Bayramı öncesi hazırlıklarını tamamladı. Özel plajlarda şezlong, şemsiye, yiyecek ve içecekle birlikte günlük harcama 1500 TL’yi buluyor.

Antalya'da yaz sezonu zamlı başladı: Plajda bir gün geçirmenin bedeli cep yakıyor

Fotoğraf: DHA

20.05.2026 11:24 / Güncelleme: 11:44

Uluslararası Af Örgütünden çağrı: 'Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalı'

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ, 21 Mayıs'ta ilk kez hâkim karşısına çıkacak. Dava öncesi çağrı yapan Uluslararası Af Örgütü, "Alican Uludağ gazetecilik yaptığı için yargılanamaz, derhal serbest bırakılmalı" dedi.

Uluslararası Af Örgütünden çağrı: "Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalı"
20.05.2026 06:52

Uluslararası sularda haydutluk: İsrail, Sumud Filosu'nun tüm teknelerine el koydu

Küresel Sumud Filosu'nun Gazze ablukasını kırmak için başlattığı yolculuk, İsrail'in uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırılarla engellendi. Filonun tüm tekneleri alıkonuldu.

Uluslararası sularda haydutluk: İsrail, Sumud Filosu'nun tüm teknelerine el koydu

Fotoğraf: Mostafa Alkharouf/AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!