Vergide adalet isteyen işçiler AKP'nin yeni yasasına tepki gösterdi
Farklı iş kollarında çalışan ve enflasyon ve vergi yükü nedeniyle her geçen gün gelirleri eriyen işçiler siyasal iktidarın patronlara vergi indirimi getiren yasal düzenlemesine tepki gösterdi.
Fotoğraf: Evrensel
Eylem Nazlıer
[email protected]
Türkiye’de ağır vergiler altında ezilen işçiler, vergide adalet istedi. Farklı iş kollarında çalışan ve enflasyon ve vergi yükü nedeniyle her geçen gün gelirleri eriyen işçiler siyasal iktidarın patronlara vergi indirimi getiren yasal düzenlemesine tepki gösterdi.
Gebze’de çalışan metal işçisi, “Devlet en hızlı işçinin vergisini alıyor, patronlara gelince değil vergi kesintisi tam tersi vergi indirimi, teşvik veriyor” dedi. Bunun dahi devletin işçilerle patronları nasıl farklı kefelere koyduğunu gösterdiğini kaydeden işçi, “Bizim ödediğimiz vergiyi indirmek bir kenarda dursun, vergilerimizi arttırmanın peşindeler. Ben desem ki, 'Bu ay kredi kartımı ödeyemeyeceğim, indirime gidin' yapmazlar. Ama patronlara gelince onların bir dediğini ikiletmiyorlar” dedi.
“Patronlar kazanıyor, daha da fazla kazansın diye vergilerini düşürüyorlar ama biz işçiler daha fazla kazansın istemezler hiçbir zaman” diyen işçi, “Bunu kabul etmemeliyiz. Biz patronlardan daha fazlayız ve bu ülkeye daha fazla kazandırıyoruz. O yüzden artık bizlerin de kazanması gerekiyor, patronlar karından daha az kar edebilir, biz hakkımız olanı istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Gebze’den petrokimya işçisi ise, “Devletin yıl içerisinde toplaması gereken bir vergi matrahı var bu vergi yükünün patronlardan tamamen alınması tamamen olmasa da bazı noktalarda yüzde 50 oranında vergi yükünün düşürülmesi demek bizim açımızdan bu alınacak verginin biz işçilere halka kayması anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
Dolaylı vergilere işaret eden işçi, “Çarşıda pazarda her gün temel tüketim mallarına, zam geliyor. Olan hep işçilere oluyor” dedi.
Dersim’de çalışan Türk Telekom işçisi ise, “Vergi yükü kesinlikle hafifletilmeli, hatta tamamen kalkmalı. Yeni yılın başlamasıyla birlikte artan vergi dilimleri, yıl sonuna kadar maaşımızın büyük bir kısmını eritip götürüyor. Bunun yanında, enflasyon arttıkça alım gücümüzün yükselmesi gerekirken tam tersi bir durum yaşanıyor. Örneğin; aldığımız domatesin kilosu 50 lira iken hem vergilerin artmasıyla maaşımız azalıyor hem de domatesin kilosu 100 liraya çıkıyor” dedi.
Belediye işçisi ise, “Ağalar olmasa marabaları kim kandıracak, kim denetleyecek, sırtına kamçıyı kim vuracak? Haliyle devlet de ağalara bir kıyak geçecek; o kıyak da vergi muafiyetidir! Biz marabalar ise her yıl maaşımızdan vergi alınmaması umuduyla torba yasalara bakıp dururuz. Bizimkisi de bir umut işte, Nasreddin Hoca’nın ‘Ya tutarsa’ misali” dedi.
Diyarbakır’da çalışan petrol işçisi ise, “Vergi, asıl olarak milyon dolarlar kazanan o zengin kesimden alınmalıdır. Ancak devlet, adil bir sistem kurmak yerine tam tersini yaparak onların vergi borçlarını siliyor ya da devasa indirimler uyguluyor. Bizler evimize temel gıdaları, kırmızı ya da beyaz eti bile alamazken bizden kuruşu kuruşuna vergi kesilmesi, onlara ise imtiyaz tanınması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Antep Başpınar’da çalışan bir başka işçi ise, “Bu düzen böyle gittiği sürece onlar da böyle devam edecekler ama inşallah bir gün sistem değişir. Zamanla her şey değişir; bu dünyada neler değişmedi ki, elbet bu sistem de değişir. Tabii ki her şeyin daha güzel olmasını isterdik. Örneğin en azından 5-10 bin lira bir katkı, bir ek gelir olsa iyi olurdu ama olmuyor. Üstelik sadece banka promosyonları bile bizim hakkımızken, işveren bankalarla anlaşıp bir şekilde işi kendi lehine çözüyor. Her şeye el koyuyorlar” dedi.
Evrensel'i Takip Et