Bilimsel rapor kanıtladı: Susurluk havzasındaki su kaybının sorumlusu iklim değil madenler
JAWRA dergisinde yayımlanan bilimsel rapor, Susurluk Havzası’ndaki su kaybının temel nedeninin iklim değişikliği değil, açık ocak bor ve linyit madenciliği olduğunu ortaya koydu.
Fotoğraf: Çanakkale Belediyesi
Özer Akdemir
[email protected]
Balıkesir — Amerika Su Kaynakları Birliği'nin yayın organı JAWRA (Journal of the American Water Resources Association) dergisinde 16 Nisan 2026 tarihinde kabul edilen ve aynı yıl yayımlanan bir bilimsel rapor, Susurluk Havzası'nda artan madencilik faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor.
"Arazi Kullanımı Değişikliğinin Akarsu Akışı Üzerindeki Etkilerinin Saha Verileri ve Su Dengesi Modellemesi Birleştirilerek Tespit Edilmesi" başlığını taşıyan çalışma, nehir debilerindeki büyük düşüşün iklim değişikliğinden ziyade madencilik kaynaklı olduğunu ortaya koyuyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Türkiye'de ve bölgede madencilik baskısı giderek büyüyor
Türkiye, ABD ve Avustralya’dan bilim insanları tarafından hazırlanan raporda atıfta bulunulan 2020 yılına ait verilere göre, Türkiye genelinde madenciliğe tahsis edilen ormanlık alanlar 66 bin hektara ulaşmış durumda. Marmara Bölgesi'nin en önemli su havzalarından Susurluk Havzası'nın üst kısımlarında da yoğun bir şekilde açık ocak bor ve linyit madenciliği faaliyetleri yürütülüyor.
Bölgedeki madencilik faaliyetlerinde Tunçbilek linyit madeninin genişlemesiyle birlikte yaklaşık 94 kilometrekarelik orman, mera ve tarım alanı maden sahasına dönüştürülmüş durumda. Aynı şekilde Hisarcık ve Emet bor madenleri için 53 kilometrekare orman ve 17 kilometrekare mera alanı yok edildi.

Kırk yıllık verilerle Susurluk havzasının röntgeni çekildi
Araştırmacıların saha verileri ve WaSSI su dengesi modellemesini kullanarak 1980 ile 2005 yılları arasındaki verilerle yaptıkları analizler, korkutucu tabloyu verilerle ortaya koyuyor:
- Havza içindeki sekiz alt havzanın özellikle madenciliğe maruz kalan ikisinde, 1980-1989 dönemi ile 1990-2005 dönemi kıyaslandığında akarsu debilerinde yüzde 32 ile 42 oranında devasa azalmalar kaydedildi.
- İçerisinde açık ocak maden göletlerinin bulunduğu kırsal bir havzada, yağışın yüzeysel akışa geçme oranını gösteren akış katsayısı (Akış/Yağış oranı) 1980'lerde yüzde 22 iken, 1990-2005 yılları arasında yüzde 12'ye geriledi.
Su kaybının temel nedeni iklim değil, madenler
- Araştırma, bu ciddi su kayıplarının asıl sorumlusunun iklim değişikliği olmadığını vurguluyor. Gelişmiş "Esneklik İndeksi (EI)" kullanılarak yapılan iklimden bağımsız analizlere göre, 48 numaralı havzadaki yıllık 58,1 milimetrelik (yaklaşık yüzde 32) akış düşüşünün temel itici gücünün arazi tahribatı olduğu belirlendi.
- Rapor, açık ocak madenciliği uygulamaları; doğal topografyayı bozarak açtığı devasa çukurlar ve hafriyat alanları ile suyun drene olma biçimini kökten değiştirdiğini ve bu alanlarda oluşan yapay göletlerin yüksek buharlaşmaya neden olarak suları tükettiğini ortaya koydu.

Benzer şekilde, DSİ verileri yeraltı sularının çekilmesinde bir anormallik olmadığını, yani sorunun yeraltından değil, yüzeydeki maden tahribatından kaynaklandığını ortaya koydu.
Maden ruhsatlarında kümülatif hidrolojik etkiler dikkate alınmalı
Rapor, Hisarcık, Emet ve Tunçbilek bölgelerindeki bor ve linyit madenlerinin genişlemesi, Susurluk Havzası’nın can damarlarını kuruttuğunu kanıtlıyor. Bilim insanları, Türkiye genelinde hızla artan madencilik ruhsatlarının ve faaliyetlerinin, su kaynakları üzerindeki "kümülatif" etkilerinin izlenmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Bu kritik rapor, madencilik faaliyetleri bittikten sonra bile hidrolojik dengedeki bozulmanın onlarca yıl sürebileceği gerçeğini hatırlatarak, sürdürülebilir havza yönetimi ve arazi planlaması konusunda acil eylem çağrısında bulunuyor.
Çalışmada imzası bulunan bilim insanları ve bağlı oldukları kurumlar şunlar:
- Prof. Dr. Yusuf Serengil: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Orman Fakültesi.
- Doç. Dr. Sezar Gülbaz: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, İnşaat Mühendisliği Bölümü.
- Dr. İsmail Bilal Peker: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, İnşaat Mühendisliği Bölümü.
- Eren Dağra Sökmen: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Peyzaj Mimarlığı Bölümü.
- Dr. Ning Liu: Avustralya Milletler Topluluğu Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Kuruluşu (CSIRO).
- Ge Sun ve Steven G. McNulty: USDA Orman Servisi, Durham, Kuzey Karolina, ABD.
Evrensel'i Takip Et