19.05.2026 12:02

Bilimsel rapor kanıtladı: Susurluk havzasındaki su kaybının sorumlusu iklim değil madenler

JAWRA dergisinde yayımlanan bilimsel rapor, Susurluk Havzası’ndaki su kaybının temel nedeninin iklim değişikliği değil, açık ocak bor ve linyit madenciliği olduğunu ortaya koydu.

Bilimsel rapor kanıtladı: Susurluk havzasındaki su kaybının sorumlusu iklim değil madenler

Fotoğraf: Çanakkale Belediyesi

Özer Akdemir
[email protected]


Balıkesir — Amerika Su Kaynakları Birliği'nin yayın organı JAWRA (Journal of the American Water Resources Association) dergisinde 16 Nisan 2026 tarihinde kabul edilen ve aynı yıl yayımlanan bir bilimsel rapor, Susurluk Havzası'nda artan madencilik faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor.

"Arazi Kullanımı Değişikliğinin Akarsu Akışı Üzerindeki Etkilerinin Saha Verileri ve Su Dengesi Modellemesi Birleştirilerek Tespit Edilmesi" başlığını taşıyan çalışma, nehir debilerindeki büyük düşüşün iklim değişikliğinden ziyade madencilik kaynaklı olduğunu ortaya koyuyor.

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

Türkiye'de ve bölgede madencilik baskısı giderek büyüyor

Türkiye, ABD ve Avustralya’dan bilim insanları tarafından hazırlanan raporda atıfta bulunulan 2020 yılına ait verilere göre, Türkiye genelinde madenciliğe tahsis edilen ormanlık alanlar 66 bin hektara ulaşmış durumda. Marmara Bölgesi'nin en önemli su havzalarından Susurluk Havzası'nın üst kısımlarında da yoğun bir şekilde açık ocak bor ve linyit madenciliği faaliyetleri yürütülüyor.

Bölgedeki madencilik faaliyetlerinde Tunçbilek linyit madeninin genişlemesiyle birlikte yaklaşık 94 kilometrekarelik orman, mera ve tarım alanı maden sahasına dönüştürülmüş durumda. Aynı şekilde Hisarcık ve Emet bor madenleri için 53 kilometrekare orman ve 17 kilometrekare mera alanı yok edildi.

Kırk yıllık verilerle Susurluk havzasının röntgeni çekildi

Araştırmacıların saha verileri ve WaSSI su dengesi modellemesini kullanarak 1980 ile 2005 yılları arasındaki verilerle yaptıkları analizler, korkutucu tabloyu verilerle ortaya koyuyor:

  • Havza içindeki sekiz alt havzanın özellikle madenciliğe maruz kalan ikisinde, 1980-1989 dönemi ile 1990-2005 dönemi kıyaslandığında akarsu debilerinde yüzde 32 ile 42 oranında devasa azalmalar kaydedildi.
  • İçerisinde açık ocak maden göletlerinin bulunduğu kırsal bir havzada, yağışın yüzeysel akışa geçme oranını gösteren akış katsayısı (Akış/Yağış oranı) 1980'lerde yüzde 22 iken, 1990-2005 yılları arasında yüzde 12'ye geriledi.

Su kaybının temel nedeni iklim değil, madenler

  • Araştırma, bu ciddi su kayıplarının asıl sorumlusunun iklim değişikliği olmadığını vurguluyor. Gelişmiş "Esneklik İndeksi (EI)" kullanılarak yapılan iklimden bağımsız analizlere göre, 48 numaralı havzadaki yıllık 58,1 milimetrelik (yaklaşık yüzde 32) akış düşüşünün temel itici gücünün arazi tahribatı olduğu belirlendi.
  • Rapor, açık ocak madenciliği uygulamaları; doğal topografyayı bozarak açtığı devasa çukurlar ve hafriyat alanları ile suyun drene olma biçimini kökten değiştirdiğini ve bu alanlarda oluşan yapay göletlerin yüksek buharlaşmaya neden olarak suları tükettiğini ortaya koydu.

Benzer şekilde, DSİ verileri yeraltı sularının çekilmesinde bir anormallik olmadığını, yani sorunun yeraltından değil, yüzeydeki maden tahribatından kaynaklandığını ortaya koydu.

Maden ruhsatlarında kümülatif hidrolojik etkiler dikkate alınmalı

Rapor, Hisarcık, Emet ve Tunçbilek bölgelerindeki bor ve linyit madenlerinin genişlemesi, Susurluk Havzası’nın can damarlarını kuruttuğunu kanıtlıyor. Bilim insanları, Türkiye genelinde hızla artan madencilik ruhsatlarının ve faaliyetlerinin, su kaynakları üzerindeki "kümülatif" etkilerinin izlenmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Bu kritik rapor, madencilik faaliyetleri bittikten sonra bile hidrolojik dengedeki bozulmanın onlarca yıl sürebileceği gerçeğini hatırlatarak, sürdürülebilir havza yönetimi ve arazi planlaması konusunda acil eylem çağrısında bulunuyor.

Çalışmada imzası bulunan bilim insanları ve bağlı oldukları kurumlar şunlar:

  • Prof. Dr. Yusuf Serengil: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Orman Fakültesi.
  • Doç. Dr. Sezar Gülbaz: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, İnşaat Mühendisliği Bölümü.
  • Dr. İsmail Bilal Peker: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, İnşaat Mühendisliği Bölümü.
  • Eren Dağra Sökmen: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Peyzaj Mimarlığı Bölümü.
  • Dr. Ning Liu: Avustralya Milletler Topluluğu Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Kuruluşu (CSIRO).
  • Ge Sun ve Steven G. McNulty: USDA Orman Servisi, Durham, Kuzey Karolina, ABD.
19.05.2026 08:05

İstanbul merkezli IŞİD operasyonu: 3 ilde 110 kişi gözaltına alındı

İstanbul merkezli 3 ilde IŞİD’e yönelik düzenlenen operasyonda 110 kişi gözaltına alındı. Operasyonda silah, kartuş, yasaklı yayınlar ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.

İstanbul merkezli IŞİD operasyonu: 3 ilde 110 kişi gözaltına alındı

Fotoğraf: DHA

19.05.2026 10:15 / Güncelleme: 10:50

Ağaç yerine beton ve maden: Cumhurbaşkanı kararıyla orman kıyımı

Cumhurbaşkanı kararlarıyla 23 ilde yaklaşık 2 milyon metrekarelik alan daha orman sınırları dışına çıkarıldı. Son yıllarda milyonlarca metrekare ormanlık alan yapılaşma, turizm, enerji ve madencilik projelerine açıldı.

Ağaç yerine beton ve maden: Cumhurbaşkanı kararıyla orman kıyımı

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel 

19.05.2026 11:57

19 Mayıs kutlamaları: Genç sporcular Anıtkabir'deydi

'19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı' birçok ilde yapılan törenlerle kutlanıyor. Anıtkabir’deki törende  Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 81 ilden gelen gençler ve sporcularla birlikte Anıtkabir'i ziyaret etti.

19 Mayıs kutlamaları: Genç sporcular Anıtkabir'deydi

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!