Erdoğan imzaladı: 23 ilde birçok alanın orman statüsü kaldırıldı
Cumhurbaşkanı Kararı’yla Artvin’den Muğla’ya 23 ilde belirlenen bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı.
Fotoğraf: Kenan Turguç/Pexels
Çanakkale — Son dönemde yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararları ile Türkiye'nin dört bir yanındaki ormanlık alanlar, hızla orman vasfı dışına çıkarılmaya devam ediyor. 23 ilde yaklaşık 2 milyon metrekarelik orman alanının daha orman sınırları dışına çıkarılmasıyla birlikte, özellikle Muğla, Aydın, Balıkesir, Mersin ve Rize gibi sit alanlarının, kıyı şeritlerinin ve turizm merkezlerinin dibindeki kritik parsellerin yapılaşmaya açılması endişeleri daha da büyüttü.
Son yıllarda ne kadarlık orman alanı sınır dışına çıkarıldı?
2018 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek-16. madde, "bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen" alanların Cumhurbaşkanı kararıyla orman sınırları dışına çıkarılmasının önünü açtı. O günden bu yana alınan kararlarla çıkarılan ormanlık alanların boyutu devasa rakamlara ulaştı. Dönemin Tarım ve Orman Bakanı'nın açıklamalarından yola çıkılarak yapılan hesaplamalara göre, 6 yıl içinde en az 40 milyon metrekare ormanlık alan orman sınırı dışına çıkarıldı. Sadece 2018 ile Haziran 2024 tarihleri arasında çıkarılan onlarca kararname ile yaklaşık 31 milyon metrekarelik alanın statüsü değiştirildi. Uzmanların tespitlerine göre, sınır dışına çıkarılan bu parsellerin yüzde 61'i 1000 metrekareden küçük alanlardan oluşuyor; bu durum uygulamanın aslında orman işgalcilerine yönelik "açık bir af" niteliği taşıdığını gösteriyor.
Yanan ormanlar TOKİ'ye, boşalan alanlar lüks villalara
Uzmanlar ve çevre dernekleri, bu alanların kamu yararına değil, tamamen rant projelerine tahsis edildiğine dikkat çekiyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri İstanbul Beykoz'da (Riva) yaşandı; ormanlar katledilerek yerlerine her biri yaklaşık 40 milyon TL değerinde, yüzme havuzlu lüks kaçak villalar inşa edildi ve bu alanlar Cumhurbaşkanı kararıyla yasal hale getirildi. Bir diğer tartışmalı örnek ise İzmir Bayraklı'da yaşandı. Daha önce yanan ve bilimsel olarak yeniden ormanlaştırılması gereken 90 hektarlık yangın sahasını da barındıran 375 hektarlık alan, "konut ihtiyacı" gerekçe gösterilerek orman sınırları dışına çıkarılıp TOKİ'ye devredildi.
Madencilik ve enerji yatırımları ormanları yutuyor
Ormanların yok oluşu sadece Ek-16. maddeyle sınırlı değil; enerji ve maden projeleri için verilen izinler de ormanların bütünlüğünü tehdit ediyor. Türkiye'de son 10 yılda yanan orman alanlarının çok daha fazlası (yaklaşık 340 bin hektar) ormancılık dışı faaliyetlere tahsis edildi. Bu devasa tahsislerin yüzde 33,5'i enerji, yüzde 31,3'ü ise madencilik projelerine ayrılmış durumda. Ürkütücü bir diğer veri ise, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı alan enerji projelerinin yüzde 72,7'sinin, madencilik projelerinin ise yüzde 64,6'sının doğrudan orman alanlarında planlanıyor olmasıdır.
Yasal boşluklar orman suçlarını ikiye katladı
Bu uygulamalara yönelik eleştiriler belli başlı şu başlıklarda yoğunlaşıyor:
- Ormanların tahribatı ve maden sahalarına dönüşmesi nedeniyle Türkiye ormanlarının yıllık karbon tutma kapasitesi 1990-2017 yılları arasındaki 63-67 milyon ton seviyelerinden, 2021 yılında neredeyse yarı yarıya düşerek 34 milyon tona geriledi.
- Orman alanlarının içinden geçen yollar, maden sahaları ve enerji nakil hatları ormanları böldü; 2008 ile 2019 yılları arasında 10 hektardan küçük orman parçalarının sayısı yüzde 118 oranında artış gösterdi.
- Ek-16'nın getirdiği yasal boşluklar orman işgallerini teşvik etti. Türkiye'de orman açma ve işgal suçları 2017'de 2 bin 473 iken, bu sayı 2021 yılında 6 bin 43'e fırladı.
Evrensel'i Takip Et