18.05.2026 22:14 / Güncelleme: 23:08

Karşıyaka’da 'Denizlerin izinden 68’den bugüne' söyleşisi

Kor Yayınları tarafından İzmir'de düzenlenen “Denizlerin izinden: 68'den bugüne” etkinliğinde, 68 kuşağının mücadele mirası, emperyalizm tartışmaları ve güncel siyasal gelişmeler tartışıldı.

Karşıyaka’da “Denizlerin izinden 68’den bugüne” söyleşisi

Fotoğraf: Emirhan Durmaz/ Evrensel

İzmir – Kor Yayınları tarafından Karşıyaka Bülent Ecevit Çarşı Kültür Merkezi’nde “Denizlerin izinden: 68’den bugüne” başlıklı söyleşi ve imza etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte “İzler” kitabının yazarı Mustafa Yıldırımtürk ile gazeteci Nuray Sancar konuşmacı olarak yer aldı.

1968 kuşağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldırımtürk, gençlik hareketinin ortaya çıkışını şöyle anlattı: “Denizler ve arkadaşları mücadeleye başladıklarında 18-19-20 yaşlarındaydılar. Bugün bakınca belki inanılması zor ama o yaşta insanlar sadece kendi ülkelerini değil, dünyanın bütün gidişatını tartışıyorlardı. Emperyalizmi, bağımlılığı, sömürüyü konuşuyor; ülkenin nasıl dışa bağımlı hale geldiğini tartışıyorlardı. Ve bu farkındalık onları çok erken bir yaşta radikal bir mücadele hattına itti”.

“İdamlar hukuki değil, tamamen siyasal bir tercihti”

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam süreçlerine geniş yer veren Yıldırımtürk, “Bugün geriye dönüp baktığımızda çok net görüyoruz ki bu idamlar sadece bir hukuk meselesi değildi. Bu, siyasi bir karardı. Bir kuşağın yeniden doğmasını, yeniden örgütlenmesini engellemeye dönük bir tercihti. O yüzden de bu kadar sert ve geri dönülmez bir şekilde uygulandı” ifadelerini kullandı.

“İdam sehpasında bile bir politik bilinç vardı”

İdam öncesi manifestolara dikkat çeken Yıldırımtürk, her birinin planlı hazırlandığını kaydederek, “Deniz Gezmiş’in idam sehpasına giderken ortaya koyduğu tutum, aslında bütün bir kuşağın özetiydi. Orada yalnızca bir veda değil, açık bir politik duruş vardı. Emperyalizme karşı net bir çizgi, faşizme karşı net bir reddiye ve bunun yanında bir kararlılık. Yani ölümün karşısında bile geri adım atmayan bir politik bilinçten söz ediyoruz. Hüseyin İnan’da daha örgütsel, daha disiplinli bir politik netlik vardı. Bayrak vurgusu tam da bunun ifadesiydi: bir mücadele hattının sürekliliğine işaret ediyordu. Yusuf Aslan’ın dili ise ‘bizler şerefimizle halkımız için bir kere öleceğiz, sizler Amerika’nın hizmetinde şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz” söylemi bir isyan duygusu taşıyordu ama o da aynı tarihsel hattın bir parçasıydı” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: Emirhan Durmaz/ Evrensel

Fotoğraf: Emirhan Durmaz/ Evrensel

“Erdal Eren, o mirası on yıl sonra taşıdı”

Erdal Eren’e de değinen Yıldırımtürk, “Erdal Eren, Denizlerin bıraktığı mirası on yıl sonra farklı bir tarihsel koşulda taşıyan bir isimdi. Onun Denizlerden farklı olarak bir partisi vardı. Henüz çok genç yaşta olmasına rağmen, cezaevi sürecinde yazdığı mektuplar ve idam öncesi duruşu, onun da aynı politik kararlılığı sürdürdüğünü gösteriyor. Denizlerin açtığı hattın kopmadığını orada bir kez daha görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Deniz çok az kez gerçekten sarsılmıştı”

Deniz Gezmiş’in cezaevi dönemine ilişkin gözlemlerini aktaran Yıldırımtürk, “Deniz’i çok az kez gerçekten sarsılmış ve üzgün gördüm” dedi.

Bunun en önemli anlarından birinin Kızıldere Olayı olduğunu kaydeden Yıldırımtürk, şöyle devam etti: “Babasına dönüp ‘Baba, Cihan’a 29 kurşun sıkmışlar’ dediğini hatırlıyorum. O an hem öfke hem büyük bir kırılma vardı. Deniz’in o şakacı, sürekli moral veren hali yerini ciddi bir sarsılmaya bırakmıştı”.

“Üçü farklı karakterdi ama aynı kararlılıkta birleşiyordu”

Yıldırımtürk, üç ismin karakter farklarına da dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı: “Deniz daha dışa dönük, daha espriliydi. Hüseyin daha sakin, daha net ve disiplinliydi. Yusuf ise daha bireysel bir isyan dili taşıyordu. Ama üçü de aynı tarihsel momentte aynı kararlılığın parçasıydı”.

“Cezaevleri birer okul gibi işledi”

Sancar, 71 kuşağının sonraki dönemde yaşadığı dönüşüme değinerek, cezaevlerinin bu süreçte belirleyici bir rol oynadığını söyleyerek, “Cezaevine giren kadrolar, o mekânları bir tür okul olarak kullandılar. Geçmişte yaptıklarını tartışarak, eleştirerek ve yeniden düşünerek ilerlediler. Her biri farklı sonuçlara varmış olabilir ama önemli olan birlikte düşünme ve birlikte dönüşme kapasitesiydi” dedi.

“Emperyalizm bitti denildi ama dünya tersini gösterdi”

Sancar, 1990’lardan sonra emperyalizm tartışmalarının geri plana itildiğini hatırlatarak, “90’lardan sonra ‘emperyalizm yok oldu’ denildi, bu kavramı kullananlar eski solcu ilan edildi. Ama biz kısa süre sonra Yugoslavya’nın parçalanmasını, NATO müdahalelerini, Afganistan ve Irak işgallerini gördük. Bugün Gazze’de yaşananlar ve İran’a yönelik baskılar da aynı hattın devamıdır” dedi.

Öte yandan Sancar, “Artık Amerika merkezli tek kutuplu bir dünyadan bahsetmek mümkün değil. Rusya ve Çin’in oluşturduğu yeni blok, bu hegemonya ile çatışıyor. Bu rekabet giderek sertleşiyor. İran’a yönelik saldırılar ve Gazze’de yaşananlar bu yeni güç çatışmasının en sert görüldüğü alanlardan biri” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: Emirhan Durmaz/ Evrensel

Fotoğraf: Emirhan Durmaz/ Evrensel

“NATO tartışması Türkiye’de yanlış zeminde yürütülüyor”

Türkiye’de NATO’ya ilişkin tartışmalara da değinen Sancar, “Türkiye’de NATO’nun bizi koruduğu yönünde güçlü bir propaganda var. Oysa Irak örneğinde gördük ki, ABD’nin müdahaleleri NATO altyapısının bulunduğu coğrafyalara da sıçradı. Bu yapılar güvenlikten çok yeni riskler üretiyor” dedi.

Sancar, nadir toprak elementleri üzerinden yürüyen küresel rekabete de dikkat çekerek, “Bu kaynaklara sahip olan ülkeler yeni teknolojik çağın belirleyicileri olacak. Bu yüzden de büyük bir paylaşım mücadelesi yaşanıyor” dedi.

“İran örneği emperyalizmin yenilmez olmadığını gösterdi”

Sancar, İran örneğinin emperyalizmin yenilmez olmadığını gösterdiğini kaydederek, “İran’a yönelik saldırılar bize şunu gösterdi: Çok büyük silahlara, uzayda tespit edilemeyen sistemlere sahip olunsa bile bu mutlak bir üstünlük anlamına gelmiyor. Emperyalizm ‘yenilmez’ değildir. Zayıflayabilir, geri çekilebilir.”

Bu süreçte yalnızca devletler arası rekabetin değil halk direnişinin de belirleyici olduğunu vurgulayan Sancar, “İran halkının direnişi de, Vietnam’da Amerikan emperyalizmine karşı ortaya çıkan direniş de tarihsel olarak çok belirleyicidir. Halkın gücü, doğru örgütlendiğinde en büyük askeri güçleri bile geriletebilir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye kritik bir coğrafyada, savaşların dışında kalamaz hale getiriliyor”

Türkiye’nin jeopolitik konumuna dikkat çeken Sancar, “Türkiye çok kritik bir coğrafyada yer alıyor. Enerji hatları, ticaret yolları, su ve kara geçişleri açısından büyük bir stratejik alanın ortasında. Bu nedenle büyük güçlerin rekabetinden bağımsız kalması neredeyse imkânsız hale getiriliyor. Bugünkü yönetim yapısı, Türkiye’yi Batı emperyalizmiyle çok daha bağımlı bir ilişki içine sokmuş durumda” dedi.

“NATO bir güvenlik şemsiyesi değil, savaş aygıtıdır”

NATO’nun Türkiye’deki varlığına ilişkin değerlendirmesinde Sancar, yapının güvenlikten çok savaş stratejilerinin parçası olduğunu kaydederek, “NATO’nun bir güvenlik şemsiyesi olduğu söyleniyor ama pratikte emperyalist rekabetin bir savaş aygıtı olarak işliyor. Türkiye’nin de bu savaş düzeninin içine çekilme riski var.”

Bu tür süreçlerin en büyük yükünü toplumun emekçi kesimlerinin taşıdığını vurgulayan Sancar, “Bu çatışma ortamından en çok etkilenen işçi sınıfı ve emekçilerdir. Savaş politikalarının faturası her zaman halka çıkar” ifadelerini kullandı.

“7–8 Temmuz eylemleri önemlidir”

Son olarak gerçekleşecek NATO zirvesine değinen Sancar, “Şimdi 7–8 Temmuz’da Ankara’da bir NATO zirvesi var. Burada NATO’nun yeni stratejisi belirlenecek. Bu da Türkiye’de yapılıyor olması açısından ayrıca önemli. 7–8 Temmuz’da yapılacak NATO zirvesine karşı eylemler önemli. Mümkün olduğu kadar kitleselleşmesi gerekiyor. Eğer NATO Türkiye’de bir güç gösterisi yapacaksa, buna karşı Türkiye’nin emekçileri de kendi sözünü söylemelidir. Bu sürecin bir hesaplaşma gününe dönüştürülmesi gerektiğini düşünüyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

(Evrensel)
18.05.2026 20:53 / Güncelleme: 21:57

Türkiye A Milli Takımı Dünya Kupası geniş kadrosu açıklandı

Türkiye Futbol Federasyonu, 2026 FIFA Dünya Kupası için Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın 35 kişilik geniş aday kadrosunu açıkladı. Teknik direktör Vincenzo Montella imzalı kadroda genç yıldızlar ve Avrupa’da forma giyen isimler dikkat çekti.

Türkiye A Milli Takımı Dünya Kupası geniş kadrosu açıklandı

Fotoğraf: ANKA

18.05.2026 11:45 / Güncelleme: 11:49

Beşiktaş, sezonu hayal kırıklığıyla kapattı: Ligde son 5 sezondur ilk 2 sırada yer alamadı

Lig'de 2025-2026'yı 4. sırada bitiren Beşiktaş, bu sezon da beklentileri karşılayamadı. Beşiktaş, ligde son 5 sezonda ilk 2 sırada yer alamadı. Siyah-beyazlılar, bu sezon sıralamada üstündeki takımları mağlup edemedi.

Beşiktaş, sezonu hayal kırıklığıyla kapattı: Ligde son 5 sezondur ilk 2 sırada yer alamadı

Fotoğraf: AA

18.05.2026 15:09 / Güncelleme: 15:11

Beşiktaş'ta Sergen Yalçın görevi bıraktı

Beşiktaş'ta başkan Serdal Adalı ve teknik direktör Sergen Yalçın arasında yapılan toplantı sona erdi. Yalçın'ın görevi bıraktığı öğrenildi.

Beşiktaş'ta Sergen Yalçın görevi bıraktı

Fotoğraf: AA

18.05.2026 12:17

İsrail’e mühimmat sevkiyatı iddiası: ABD üslerinden onlarca kargo uçağının havalandığı bildirildi

İsrail basını, Almanya’daki ABD üslerinden son 24 saatte onlarca kargo uçağıyla İsrail’e silah ve mühimmat sevkiyatı yapıldığını ileri sürdü.

İsrail’e mühimmat sevkiyatı iddiası: ABD üslerinden onlarca kargo uçağının havalandığı bildirildi

Fotoğraf: U.S. Air Force photo by Airman 1st Class Cedrique Oldaker/Wikimedia Commons Public domain

18.05.2026 22:18

Erdoğan, Kabine toplantısı sonrası konuştu: 'Vatandaşlarımdan bize güvenmeye devam etmelerini rica ediyorum'

Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefeti yapıcı eleştiride bulunmamakla suçladı, “Vatandaşlarımdan bize güvenmeye devam etmelerini rica ediyorum” dedi.

Erdoğan, Kabine toplantısı sonrası konuştu: “Vatandaşlarımdan bize güvenmeye devam etmelerini rica ediyorum”

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!