Heybeliada Mahalle Meclisi: Talana, işgale, şiddete karşı ormanı, kıyıları ve birlikte yaşamı savunuyoruz
Heybeliada Mahalle Meclisi, Zeytinlik Orman Parkı ve bağlı kıyı şeridinin MK Asaf Bey Plajı adlı şirket tarafından işgal edildiğini ve çevresinin çitle çevrildiğini belirterek, işgalin sona ermesini ve alanın kamuya açılmasını talep etti.
Fotoğraf: Heybeliada
Mahalle Meclisi
Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]
İstanbul - Heybeliada Mahalle Meclisi, Zeytinlik Orman Parkı ve bağlı kıyı şeridinin MK Asaf Bey Plajı adıyla mesire yeri ve plaj işletmeciliği yapan şirketin kontrolüne bırakıldığını ve alanın şirket tarafından çit örülerek işgal edildiğini belirterek, işgalin sona ermesin ve alanın kamuya açılmasını talep etti.
Heybeliada’da, Orman Genel Müdürlüğü’nün “orman parkı” statüsüyle kiraya verdiği Zeytinlik Orman Parkı ve bağlı kıyı şeridinde tüm şikâyetlere rağmen uzun süredir devam eden ihlâllerin artık hayati bir boyuta ulaştığı bealirtilen açıklamada; “Yıllardır adalıların ve ziyaretçilerin serbestçe yürüdüğü, nefes aldığı, kıyıya indiği, denize girdiği bu geniş orman arazisi bugün fiilen MK Asaf Bey Plajı adıyla mesire yeri ve plaj işletmeciliği yapan şirketin kontrolüne bırakılmış durumda” denildi.
Halkın ormandan yararlanması ve kıyıya erişimi engelleniyor”
Alanın etrafının tel örgülerle, parmaklıklarla, kilitli kapılarla çevrilerek halkın ormandan serbestçe yararlanma ve kıyıya erişim hakkının engellendiği vurgulanan açıklamada; “Üstelik bu müdahale yalnızca erişimle sınırlı değil, kıyı şeridinde betonlaşma ve dolgu çalışmaları yapılıyor, ormanda ağaçlar seyreltiliyor, bitki örtüsü yok ediliyor, taş yollar döşenerek doğal doku geri döndürülemez bir biçimde bozuluyor. Bu tablo, “orman parkı” adı altında kamuya ait bir alanın kamusal niteliğini kaybetmesi ve ekosistemin adım adım tahrip edilmesi anlamına geliyor” ifadeleri kullanıldı.
“Şirketin Kangal köpeklerinden saldırı”!
Bu hukuksuzluk zincirine geçtiğimiz Cuma sabahı sarsıcı bir halkanın daha eklendiği ifade edilen açıklamada şunlar söylendi; “Saat 08.00 sularında, işletme alanında tutulan ve uyarılara rağmen çoğaltılan kangal cinsi dört köpek, işletme sınırlarının çok uzağında, Büyük Tur yolunda yürüyüşe çıkan iki komşumuza ve yanlarındaki Reis isimli köpeğe saldırdı. Bir saate yakın süren bu korkunç saldırıyı ve o çaresiz boğuşmayı bizzat yaşayanlardan dinledik. Reis iri ve güçlü bir köpek olması, büyük bir dirençle mücadele etmesi ve sahibinin cansiperane müdahalesi sayesinde parçalanarak ölmekten kurtulabildi. Reis’in vücudunda çok derin yaralar var ve hayati tehlikesi sürüyor. Boğuşma sırasında onu kurtarmaya çalışan komşumuz da dizinden ve yüzünden yaralandı. Yaşanan bu dehşet, orada o anda tek başlarına saldırıya uğrayanların anlatımıyla hafızalarımıza kazındı. Daha önce de aynı köpeklerin adanın ana caddesine yakın bir noktada bir köpeği boynundan derin yaraladığını ve bir başka köpeği öldürdüğünü biliyoruz.”
Sorun köpeklerinin ‘güvenlik/koruma’ amacıyla kullanılmalarında”
“Sokak hayvanlarına yönelik yükselen nefret söylemine karşı tutumumuzu çok net olarak belirtmek istiyoruz” denilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı; “Sözünü ettiğimiz saldırının ve benzerlerinin sebebi hayvanlar değil, onları doğalarına aykırı koşullarda, adeta bir “güvenlik unsuru” gibi kullanan ve eğitenlerin yaklaşımıdır. Sorun asla sokak hayvanları değil. Biz sokak hayvanlarıyla birlikte yaşamdan yanayız. Ada yaşamının ayrılmaz parçası olan bu birlikte yaşama kültürünü hedef alan, hayvan düşmanlığını körükleyen her söylemin karşısındayız. Kangal cinsi köpekler “doğaları gereği saldırgan” hayvanlar değil, koruma içgüdüsü gelişkin, akıllı canlılar. Doğru yetiştirildiğinde dengeli ve sakin hayvanlar. Bu ölçekte bir saldırganlık çoğu zaman yetiştirilme biçimleriyle, kışkırtmayla, stres altında dar alana kapatmayla, “güvenlik/koruma” amacıyla kullanılmalarıyla ilgili.”
“Hayvanların bu sahiplerinden ve mevcut koşullardan kurtarılması gerekiyor”
MK Asaf Bey işletmesinin köpeklerinin eğitiliş tarzı, yaşadıkları koşullar ve bunun sonucu olan saldırganlıklarının, işletmenin adayla, adalılarla ve doğayla kurduğu ilişkinin sakatlığını gösterdiğine işaret edilen açıklamada; “Kiraladığı kamu alanını bir nevi “kale” gibi korumaya çalışan, çevresini tel örgülerle saran bu zihniyet hem doğaya hem diğer canlılara hem de bizlere zarar veriyor. Kontrolsüzce dışarı salınan bu köpeklerin güvenlik unsuru olarak kullanılması insanlar ve hayvanlar açısından ciddi risk yarattığı gibi bizzat bu kangallar için ağır bir eziyet unsuru. Hayvanların bu sahiplerinden ve mevcut koşullardan bir an önce kurtarılması, güvence altına alınıp uzmanlar tarafından rehabilite edilerek doğalarına uygun geniş alanlara kavuşturulması gerekiyor” denildi.
"Asıl mesele fiilen işgal düzeninde"
Asıl meselenin kamuya ait orman ve kıyı alanında çok yönlü ihlallerle fiilen bir “işgal” düzeni kurulması olduğunun altı çizilen açıklamada; “Yaşanan saldırı münferit bir olay değil, bu tablonun bir sonucu. Yetkili kurumların bugüne kadar bu hukuksuzluklara sessiz kalması can güvenliğini ve doğayı tehdit eden saldırgan bir işletme kültürünün yerleşmesine yol açıyor” ifadelerine yer verildi.
“Orman ve kıyı şeridindeki her türlü fiziki engel derhal kaldırılmalı”
Fotoğraf: Heybeliada
Mahalle Meclisi
Orman Genel Müdürlüğü, koruma/ruhsat süreçlerinde yetkili kurumlar, Adalar Belediyesi, Adalar Kaymakamlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Tarım Müdürlüğünün acilen göreve çağrıldığı açıklamada şu talepler sıralandı:
- Söz konusu köpekler derhal güvenli ve şeffaf bir biçimde işletme kontrolünden alınmalı, uzmanlar tarafından rehabilitasyonları ve uygun yerlere sahiplendirilmeleri sağlanmalı.
- Köpeklerin çoğaltılması, eğitilme şartları, kontrolsüz şekilde dışarı salınmalarıyla ilgili adli süreç ivedilikle başlatılmalı.
- Orman ve kıyı şeridindeki her türlü fiziki engel (çit, tel örgü, kapı) derhal kaldırılmalı, ormana ve kıyıya kesintisiz kamusal erişim yeniden sağlanmalı.
- Kıyıda ve ormanda yapılan betonlaşma ve ekolojik tahribat durdurulmalı, alanın eski doğal haline döndürülmesi için titizlikle çalışma başlatılmalı.
- Pek çok kiralama şartını ihlâl eden bu işletmeyle yapılan sözleşme feshedilmeli, “orman parkı” tahsisleri kamu yararı gözetilerek iptal edilmeli.
- İhmali bulunan yetkililer hakkında soruşturmalar başlatılmalı.”
“Sesimizi büyütmeye çağırıyoruz”
Bu süreçte, kitle, ekoloji örgütlerini Adalar’daki orman alanlarının talana açılmasına karşı sesi büyütme çağrısı yapılan açıklamada;
“Kent hakkı savunucularını, ilgili meslek odalarını Kıyı Kanunu’na aykırı betonlaşma ve erişim engellerine, doğa tahribatına karşı sürdürdüğümüz mücadelede yanımızda olmaya;
Hayvan hakları örgütlerini hem saldırıya uğrayan köpeğimiz için adalet talep etmeye hem de bu işletmede kötü koşullarda tutulan ve saldırganlaştırılan kangal cinsi köpeklerin özgürleşmesi için ortak ses çıkarmaya;
Gazetecileri ve basın emekçilerini bu hukuksuzluk zincirini kamuoyunun gündemine taşımaya ve sesimizi duyurmamıza katkıda bulunmaya çağırıyoruz” denildi.
Evrensel'i Takip Et